Fotoğraf Gösterileri

Arkanıza yaslanıp belirli bir tema çerçevesinde çekilmiş fotoğrafların konuya uygun bir müzik eşliğinde ard arda, film gibi sıralandığı fotoğraf gösterileri… İyi bir gösteri ile karşı karşıya iseniz keyfinizin sınırı yok. Ama gösteri kötü ise…

Adında “Uluslararası” veya “Ulusal” geçen pek çok fotoğraf festivalinde, çeşitli derneklerde, yarışma jürilerinde sayısız gösteri izledim. Kimi ilk başta içine aldı, sarıp sarmalarken çoğu gösterinin hemen başında gözlerimi ve kulaklarımı kapatma içgüdümü tetikledi. Geriye dönüp baktığımda aklıma yazılan, kazınan ve çok beğendiğim gösteri sayısının iki elimin parmaklarını geçmemesi çok acı. Bunun belki de en önemli sebebi bu konuda yeterli bilgi birikimine sahip olmamamız ve sahip olanların da bu birikimi paylaşmamaları. Bu yazıda bu konuya değinip, fotoğraf gösterilerimizi nasıl daha ilgi çekici hale getirebileceğimizin yöntemlerini inceleyeceğiz.

TEMA:

Fotoğraf gösterisinin en önemli unsuru, fotoğrafçının önceden belirleyeceği belirli bir tema çerçevesinde fotoğraf çekimlerini gerçekleştirmesidir. Fotoğraf gösteri temasının retrospektif olarak belirlenip, geçmişte çekilmiş, karmakarışık, bir torbaya atılan fotoğraflardan oluşması izleyicide olumlu etki bırakmayacaktır. Fotoğrafların konu bütünlüğü bir gösteride en temel, olmazsa olmaz bir gerekliliktir. İşin başında bir fotoğrafçı iseniz en çok kullanılan tema çeşidi olan “Seyahat” gösterilerini tecrübe kazanmak adına deneyebilirsiniz ancak belirli bir süre sonunda bundan uzak durmak sizin ilerlemenizde fayda sağlayacaktır.

İzleyicinin aklında kalan başarılı gösterilerin çoğunun bir proje mantığı ile çekilen, konuya göre çekim için belirli bir zaman aralığını kapsayan, emek yoğun işlerden oluştuğu aşikâr. Temanızı seçerken çok denenmiş, çok tekrarlanmış konulardan uzak durmanızı, yaratıcılığınızı devreye sokmanızın gerekliliğini aklınızda tutmanız çok önemli. Torakçı, Sepetçi, Sabuncu, Aşura ve benzeri çok denenmiş konularda çalışma yapacaksanız daha önce yapılan projelerin üzerine yaratıcılığınızı eklemeden aynı görsellerin “sizin versiyonunu” paylaşıma açmış olacaksınız ve bu size fotoğrafik katkı sağlamayacaktır.

HİKAYE:

Tema konusunda alacağınız karardan sonra konuyu izleyiciye anlatabilmek için giriş, gelişme ve sonuç olarak da adlandırabileceğimiz unsurlara ‘fotoğraf çekimi sırasında’ vereceğimiz önemin altını çizmek gerekiyor. Unutmayın, izleyiciler sizlerle beraber bu hikâyeyi yaşamadılar, konuyu sizin kadar iyi bilmiyorlar, hikâyeye ait fotoğrafların hangi sırada sunulduğu bu anlamda çok önemli.

AKIŞ:

İzleyici gösteri sırasında neden bir dik kadraj fotoğrafın ardından yatay kadrajlı fotoğrafın geldiğini, neden “a” fotoğrafının ekranda 5 saniye, “b” fotoğrafının 3 saniye kaldığını düşünemez ama gösteri sonunda beyninde oluşacak “beğenme” veya “beğenmeme” duygusunu bu tür değişimler doğrudan etkiler. Yani akış konusunda her şeyi yapabilme özgürlüğünüz yok, aman dikkat! Mantıksız geçişler, fotoğrafların ekranda kalma süreleri, renkli fotoğraftan sonra S&B fotoğrafın gelmesi, ardından tekrar renkli fotoğrafa geçiş, 3 dikey 1 yatay kadraj, ardından 1 dikey 16 yatay kadraj gibi karmakarışık akışlar gösterinin başarısını sekteye uğratacak tercihlerdir. 

Renkli bir fotoğraftan sonra S&B bir fotoğraf  koymayı düşünüyorsanız bunun bir sebebi olmalıdır; izleyiciye bu sebebi algılaması için ipuçları verilmelidir. Benim tercihim bir gösterinin tamamının renkli veya tamamının S&B olması yönünde.

Gösterinin içerisine yerleştirilen dik veya yatay kadrajların bir mantık silsilesinde sıralanması gereklidir. Düşünerek hazırlanmış bir fotoğraf gösterisinde karmaşaya izin yoktur.

Tamam, tüm fotoğraflarınız güzel ama aynı ağacın 8 farklı fotoğrafını gösteriye koymayın, sıkmayın insanları.

GEÇİŞ:

Fotoğrafları birbiri ardına ekranda gözükmesi sırasında 2 fotoğraf arasındaki geçişin yumuşak, akıcı olması ana hedefimiz iken gösteri hazırlama programlarının kullanıcılara sunduğu “atraksiyonlu” fotoğraf geçişlerini kullanmayı ne kadar da çok seviyoruz değil mi? Bir fotoğraf sol at köşeden sağ üst köşeye doğru sürüklenirken bir başkası taklalar atarak ortaya geliyor, peşi sıra gelen fotoğraf “fade in” ile silik bir görüntüden gerçek tonlamasına ulaşıyor… Kötü, çok kötü… İzleyici fotoğrafların tamamını olduğu gibi göremezken ekranda gözleri sürekli hareket halinde ve akışı takip etmeye çalışmakta… Hiçbir şey anlamadan gösterinin sonu geliyor. 

Bir gösteri sırasında belirli bir geçiş türünü belirlemek, fotoğrafların büyük çoğunluğunu bu geçiş ile ilerletmek, monotonluktan uzaklaşmak için araya, birkaç adet farklı geçiş türünü – elbette doğru fotoğraflar için – eklemek elbette kabulümüz. Ancak unutmayın; esas amacımız “fotoğraflarımızın” sunumu; fotoğraflarımızdan bu geçiş türlerinin rol kapmasına izin vermek amaçlarımız arasında bulunmuyor.

İŞLEME:

Yapılan en önemli hatalardan birisi özellikle farklı zamanlarda çekilen fotoğrafların farklı zamanlarda Photoshop veya benzeri programlarla işlenmesi sonucunda oluşan farklı fotoğraf yapıları. Yan yana geldiğinde ton ve işleme farklılıkları sebebi ile bir bütünü oluşturmakta zorlanan fotoğraflar silsilesi.

Çalıştığımız tema/proje doğrultusunda çekeceğimiz fotoğrafların tamamlanmasının ardından fotoğrafların tamamının, tek oturuşta benzer şekilde işlenmesi sizi bu farklılıktan kurtaracak olan tek yöntem.

FOTOĞRAF SAYISI:

Bir fotoğraf gösterisi kaç fotoğraftan oluşmalıdır? Bu soruya net cevap vermek çok zor ancak cevap vermemiz gereken en önemli soru şu; “tekrarsız (benzer kadrajların olmadığı) kaç farklı fotoğraf ile ben bu hikayeyi aktarırım?”. Bu sorunun cevabı 40 fotoğraf da olabilir, 80 fotoğraf da. Bir alt ve üst limitimiz yok bu konuda.

SÜRELER:

Gösteriye ait fotoğrafların ekranda kalma süresi önemli. Bu süre her fotoğraf için 2-3 saniyeden az olmamalı. Proje kapsamı çekilen fotoğraf sayısına ve gösterinin toplam süresine bağlı olarak bu süreyi 5-6 saniyeye kadar uzatmanız mümkün.

Fotoğraflar arasında oluşacak geçiş süresi (bir fotoğrafın yerini takip eden fotoğrafın alacağı süre) seçeceğiniz geçiş animasyonuna bağlı olarak ayarlanmalı. 1 saniyeden, 2 hatta 3 saniyeye kadar çıkabilir.

GÖSTERİNİN TOPLAM SÜRESİ:

Hatırlayın lütfen;
“Yahu üçüncü şarkı da bitti, dördüncü başlıyor, ne zaman bitecek bu…?”
“Dışarı çıksam şimdi ayıp olacak ama bayıldım artık aynı konuyu 15 dakikadır evirip çevirip aynı şeyi gösteriyor…!”
Bunları ne çok kez söylediniz, paylaştınız, aklınızdan geçirdiniz değil mi…?

Günümüz her şeyin hızla tüketildiği bir çağ. Sabır da çok çabuk tükeniyor.

Bir gösterinin ideal süresi 5 dakika ile 8 dakika arasında, “+/-“ 1-2 dakika da pay verelim sizlere ama hepsi bu. Fazlası sıkıyor, çok sıkıyor. İnanın.

MÜZİK:

Fotoğraf gösterisinin bir başka olmazsa olmazı. Aman dikkat burada kişisel müzik zevkiniz epey büyük bir etki yaratacak! Siz bir fotoğrafçı olarak gösterinin bütününden sorumlusunuz. “Kulaklar” da bu sorumluluk alanına giriyor; 

  • Müzik, gösterinin akışı ile uyumlu olmak zorunda,
  • Müzik seçimi sırasında müziğin temposuna dikkat etmek hayli önemli, temponun arttığı yerde daha fazla vurgu yapmak istediğiniz fotoğraf(lar)ı kullanmak, fotoğrafların daha hızlı geçişini sağlamak, müziğin göreceli olarak yavaşladığı yerlerde fotoğrafların daha uzun süre izleyici ile karşı karşıya kalması gibi unsurlar önemli.
  • Müzik, bildiğimiz anlamda şarkı(lar) olabileceği gibi tema çerçevesinde kaydedilmiş, ilgili ortama ait ses, konuşma dosyaları da olabilir elbette.
  • Müzik asla gösterinin önüne geçmemeli, ses düzeyi çok iyi ayarlanmalı, izleyicileri rahatsız edecek yükseklikte olmamalı.
  • Sözü az, melodisi yoğun şarkıları daha fazla tercih etmeliyiz.
  • Gösteri süresi uzunluğuna yakın uzunlukta bir müzik dosyası bulursanız ve gösterinizi tek bir müzik dosyası ile bitirirseniz (örneğin gösteriniz 7 dakika ve siz 7 dakika süren bir müzik dosyası kullanıyorsunuz) karmaşa yaratmadan işi tamamlamış olursunuz. Kişisel önerim 1 şarkı ile, olmuyorsa en fazla 2 şarkı ile gösteriyi tamamlamanız.

AÇIKLAMALAR:

Temanız çerçevesinde gösterinin başında bazı açıklamaları izleyiciler ile paylaşmanız gerekebilir. Bu açıklamaları metin olarak gösterinin başında 4-5 slayt ile izleyiciye aktarmanız mümkün. Dikkat etmeniz gereken nokta bu slaytların ekranda kalma süresi. Her slayt, içerdiği metne bağlı olarak normal bir hızla okunabilecek kadar ekranda kalmalı.

Gösterinin sonunda kullanılan müziğe ait detayları paylaşmak da bir başka detay. “AAA Kişisinin BBB Şarkısı” gibi.

TEŞEKKÜR:

Neden bilmiyorum, gösterinin sonundaki son slayt genellikle gösteri sahibinin izleyicilere teşekkür ettiği slayt oluyor. Sizler emek vererek fotoğrafları çekip gösteriyi hazırladınız, çok çalıştınız. Sizden izleyenlere teşekkür etmenizi kimse beklemiyor ki. Sizler, teşekkür alacaksınız, tersi geçerli değil…

SON SÖZ:

Ülkemizde fotoğraf gösterisi dendiğinde ilk akla gelen “var olanın” fotoğraflarından oluşan (Dökümhane, Pazarcılar, Hindistan, Biber Toplama-Kurutma, …) gösteriler. Kurgu kullanılarak, var olmayanın tasavvuru ile üretilmiş fotoğraf gösterisi çok az sayıda. Bu tür fotoğraf gösterileri her zaman izleyiciye “farklı” olması sebebi ile çok daha ilginç gelecektir.

Yeni gösterilerinizi heyecanla bekliyorum.
Selam ve sevgilerimle,

Temmuz 2019 – İstanbul

Kadıköy Anadolu Lisesi, İ.T.Ü. Makine, İ.Ü. İşletme (Master) mezunu. 2008 Yılından beri İFSAK üyesi. 2011-2013 döneminde YK Genel Sekreterlik görevini, 2013-2015 döneminde ise YK Başkan Yardımcılığı görevlerini sürdürdü. 2010 yılından beri İFSAK ve BÜFOD eğitim birimlerinde görevli. Türkçe ve İngilizce olarak firmalarda, derneklerde, üniversitelerde Temel Fotoğraf Eğitimi, İleri Çekim Teknikleri, Portre Fotoğrafçılığı ve Photoshop eğitimi verdi. Birçok dernek ve kuruma ulusal ve uluslararası platformlarda danışmanlık hizmeti verirken ulusal ve uluslararası yarışmalar, foto maratonlar ve fotoğraf günleri düzenledi. Ulusal ve uluslararası yarışmalarda jüri üyeliği ve mahkemelerde bilirkişilik görevlerini gerçekleştirdi. Farklı dergiler ve web sitelerinde fotoğraf üzerine yazıları yayımlandı. Birçok fotoğraf projesinde küratör olarak görev aldı. PSA (Photographic Society of America) üyesi ve Türkiye Üye İlişkileri Direktörü. 5 Kişisel sergisi var. 2013 Yılında ‘İFSAK Yılın Fotoğrafçısı’ oldu. 2014 Yılında EFIAP\b ünvanını aldı. 2015 GPU Hermes ünvanını aldı. 2015 Yılında 9. Sami Güner Kupası’nı kazandı. 2015 Yılında Cumhuriyet Gazetesi “Yunus Nadi Fotoğraf Ödülü”nü kazandı. 2016 Yılı, KALİD “Kristal Martı” ödülünü aldı. 2017 Yılı, Prof. Dr. Güler Ertan’ın “Fotoğrafımızda 1960’tan Günümüze” kitabında yer aldı. 2018 Yılı, İFSAK Baha Gelenbevi Kupası’nı kazanan ilk fotoğrafçı oldu. 2018 Yılı, Siena International Photo Awards’da 48.000 fotoğraf arasından “Onursal Mansiyon” ödülünü kazandı. SONY WORLD PHOTOGRAPHY AWARDS; 2015 ve 2016 yıllarında üst üste 2 kez National Award’ı kazandı. 2017 Yılında ise “COMMENDED LIST”de yer aldı.

Yorum Sayıları: 16

  1. 40-50 fotoğrafı bir yazılımla sıralayıp arka fona bir müzik ekledin mi, al sana fotoğraf sunumu. Benzer konular, benzer tarzda çekilip işlenmiş fotoğraflar. Netlik, kompozisyon, ışık kullanımı vs benzer yorumlar. Aşılması gerek artık.

  2. Benim gibi işin henüz başında olan fotograf severlere hem bilgilendirici hem de yol gösterici güzel bir anlatım olmuş,tecrübenizi ve birikiminizi bizimle paylaştığınız için teşekkür ederim,selamlar👏👏

  3. O kadar net bir anlatım ki yol gösterici niteliğinde…Teşekkürler sevgili Burak…Sevgiler…

  4. Yazdıkların candan katılıyorum sevgili Burak. Emeklerine sağlık.

    İlk gösterimi derneğimizde( Şişhane 1977) yapmıştım,müziksiz. Müzik dediğimiz kaseti gösterinin boyuyla ayarlıyorsunuz.Her karenin süresi aynı olduğundan,kimi karelerle müziğin istediğiniz yerini buluşturmak olanaksız. O yüzden bir klasik parça seçiyorsun, ne gelirse bahtına. Buna örnek Afsad gösterilerim 1982 ve 1987 yılları. Yalnız İSÜF deki (1981) gösterime,bağlama sanatçısı bir arkadaşımı götürmüştüm. Önceden kurguladığımız biçimde geçen karelere uygun müzikler kullanmıştık.
    Gösterilerimi hazırlarken bir film gibi düşünür,kafamdan bir senaryo hazırlar (bazen yazarak) , günler içinde değişiklikler de yaparak. Kimi müziklerimi,kendim çalar,söylerim (klip diyebilirsin) ayrıca altyapıların üstüne de okurum.
    Kimi gösterilerimi de kısa tutamam. Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın anısına yaptığım çalışma gibi. Tabii bunlar özel durumlar. Ayrıca yalnızca düşey ve yatay çerçeve uyumu dışında,peşpeşe gelen karelerin teknik özellikleri de birbirine yakın olanları seçerim. (renk,leke,kompozisyon vs.) Teşekkürü de alıntı yaptığım kurum ya da kişilere ederim. Bunları niye yazdım. Çoğunu sen duymuşsundur da,duymayanlar için.

    Sevgi ve selamlarımla.

    • Bunlar paha biçilmez tecrübeler ve elbette herkese – ben de dahil – faydalı olacaktır. Zenginlik kattın sevgili ağabeyim. Çok teşekkür ederim. Sevgilerimle.

  5. Kısa, net ve anlaşılır bir eğitim yazısı olmuş Burak hocam. Teşekkür ederiz, selamlar.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

*