Güzel Sanatlarda Nü (Nude Art) 2

//

Merhabalar, 

Öncelikle Sevgili İFSAK Blog okurlarına, Güzel Sanatlarda Nü başlıklı yazı dizimin ilk bölümüne göstermiş oldukları ilgi ve alakadan dolayı çok teşekkür ederim.

İlk yazıyı okumak isteyenler buradan ulaşabilirler.

Güzel Sanatlarda Nü (NudeArt) 2

Tek Tanrılı dinlerin gelmesi ile Nü sanatı tekrar bir değişikliğin içine girmiş, Hristiyanlık ile beraber belli yasaklara maruz kalmıştır. Özellikle resimlerde kadınların örtünmesi ve asla çıplak gösterilmemesi konusunda etkili olmuştur. Ancak pagan dönemin bu mirasının toplum üzerindeki etkisi ve kabul görmesinden dolayı, Kilise kendi kuralları çerçevesinde Nü sanatını Hristiyanlık ile beraber yürütebilmek adına, duvarlarını resim sanatına açmıştır. Bunun okuma ve yazma oranı neredeyse sıfır olan toplumun Hristiyanlığı anlayabilmesinde çok önemli katkısı olmuştur. Hıristiyanlığın iffet ve bekarete vurgu yapması, çıplaklık tasvirlerini ciddi oranda azaltmıştır. Kısmi çıplaklık konusunda dikkate değer istisnalar arasında, çarmıha gerilen ve indirilen Hz.İsa, Adem ve Havva tasvirleri vardır.

Ortaçağ sanatında Hristiyanlığın da etkisi ile çıplak kadın ve erkek zayıflığın, günahın ve savunmasızlığın bir göstergesi olarak vurgulanmaktadır ve bu gelenek, 1403’de Siena’da doğan İtalyan Sienese ekolü ressamı Giovanni di Paolo‘nun “Cennetten Kovuluş” eserine, 15. yüzyıla kadar uzanmaktadır. 

Giovanni di Paolo‘nun başyapıtı (1438), Florentine şair Dante tarafından “İlahi Komedya” da tarif edilen Cennet vizyonunu anımsatır. Evren göksel bir dünya olarak gösterilir; dünyada merkez ilk önce dört elementi, bilinen gezegenleri (ortaçağ ve Rönesans kozmolojisine göre güneş dahil) ve son olarak da takımyıldızlarını temsil eden bir dizi eşmerkezli daire ile çevrilidir. Bu eşmerkezli dairenin tepesinde parlayan göksel bir ışıkla Tanrı (Baba) bulunmaktadır. Sağ altta yer alan dört nehirin aktığı, verimli toprak ve bitki örtüsünün bulunduğu Cennet Bahçesinden Adem ve Havva, bir melek tarafından kovulur.

Eser Siena’daki San Domenico Kilisesi’nden alınıp Floransa Galleria degli Uffizi’ye konmuştur. Son dönemde eser New York Metropolitan Müzesi’nde sergilemeye katıldı ve halen orada bulunmaktadır.

Giovanni di Paolo‘nun ardından özellikle “Yeniden Doğuş” Rönesans akımı ile birlikte Greko-Romen kültürünün çıplaklığı yaratıcı unsur olarak geri döndü. Donatello bu dönemde Yunan atletlerinin idealize edilmiş oranlarını, Davud heykeli (Fetiş Davud-1440) için uyarladı. Tarihteki ilk klasik kılıçlı İncil kahramanı olmakla kalmayıp, bu heykelde geleneksel çıplak erkek düşüncesinden farklı olarak çok daha feminen bir heykel ortaya çıkarmıştır. 

Bakışlarından elini beline koyuşuna kadar feminen bir etki yaratan heykel ayrıca arkasına doğru uzanan lüleli saçlara sahiptir. Bu heykelde Donatello’nun Davud’u eşcinsel olarak göstermeye çalıştığı iddia edilmiş, çok ciddi tartışmalara ve 15-20 bin insanın protestolarına maruz kalmıştır.

Museo Nazionale de Bargello, Floransa

Yine aynı dönemde, çağının en büyük Floransalı gravür sanatçısı Antonio Pollaiuolo “Çıplak Adamların Savaşı” eserinde çıplaklığa yer vermiştir.

Uffizi Galerisi “Galleria degli Uffizi”, Floransa

Erkek çıplaklığı ile ilgili bu gelişmeler yaşanırken, kadın çıplaklığı çok daha yavaş bir gelişim göstermiştir. 

Antonio Pollaiuolo’nun öğrencisi olan Sandro Botticelli tarafından 1482 – 1485 yılları arasında yapılmış “Venüs’ün Doğuşu” kuşkusuz dünyanın en ünlü sanat eserlerinden biri ve 15. yüzyıl İtalyan resminin bir dönüm noktası olmuştur. Kadın çıplaklığını ilk kez ortaya koyan Botticelli, Antik çağlara dair anlam ve alegorik referanslar ile eseri bir başka boyuta taşımıştır.

Botticelli M.Ö.4 yy’da Praksiteles’in Knidos halkı için yaptığı, dünyadaki ilk anıtsal nü olarak kabul edilen, “Çıplak Afrodit” heykelinden esinlenerek yaptığı “Venüs’ün Doğuşu” tema olarak, Latin edebiyatının çok önemli bir eseri olan Ovid’in Metamorfozlarından gelmektedir. Venüs’ü, deniz kıyısındaki bir kabuğun üzerinde çıplak olarak resmetmiştir. 

Zephyr ve Chloris resmin sol tarafında Venüs’ü üfleyerek denizden karaya doğru yönlendiriyorlar. Zephyr, Aşk tanrısı Venüs’ün bahçesine girebilen tek rüzgar olan Batı rüzgarının Tanrısı, Chloris ise Yunan Mitolojisinde “Nymph” olarak isimlendirilen bir çeşit peridir. Chloris’e aşık olan Zephyr uzun süre peşinde koştuktan sonra Chloris ile evlenir. Bu evlilik ile birlikte Zephyr, Chloris’i çiçek tanrısı Flora’ya dönüştürür.

Uffizi Galerisi “Galleria degli Uffizi”, Floransa

Denizden karaya doğru üfleyen bu ikili, Venüs’u hoş kokulu çiçekler eşliğinde kendisini elinde kırmızı-mor bir örtüyle bekleyen, doğada düzeni simgeleyen Tanrıça Horae’ye doğru yönlendirirler. Venüs’ün utangaç duruşu Praksiteles’in Çıplak Afrodit’inin neredeyse aynısıdır.  Venüs’ün utanarak göğüslerini, genital bölgesini elleri ve saçlarıyla kapatması klasik Venüs Pudica (mütevazı-ahlaklı Venüs) temasından kaynaklanmaktadır. Rönesans döneminin en önemli unsurlarından güzellik kavramı, Platon felsefesinin güzellikle ilgili tanımı ile birleşince bu tabloda Botticelli için ilahi güzellik ve Aşk Tanrısı Venüs olmazsa olmazdır. Aynı Hesiodos’un Aphrodite’in doğuşu ile ilgili dizeleri gibi…

Ak köpükler çıkıyordu tanrısal uzuvdan,
Bir kız türeyiverdi bu ak köpükten.
Önce kutsal Kythera’ya uğradı bu kız,
Oradan da denizle çevrili Kıbrıs’a gitti.
Orada karaya çıktı güzeller güzeli tanrıça,
Yürüdükçe yeşil çimenler fışkırıyordu Narin ayaklarının bastığı yerden.
Aphrodite dediler ona Tanrılar ve insanlar,
Bir köpükten doğduğu için…

Hesiodos, Theagonia (Tanrıların Doğuşu) 

Güzel Sanatlarda Nü (NudeArt) 2

www.daykdanzig.com

Kaynaklar;

Met Müzesi Web Sitesi

Uffizi Müzesi Web Sitesi

1972 İstanbul doğumlu. Evli 1 çocuk babasıdır. Bilgisayar programcılığı ve işletme eğitimi almıştır. Özel sektörde bir süre yönetici olarak çalıştıktan sonra, 1998 yılında kurduğu Mali Müşavirlik firması ile meslek hayatına devam etmektedir.
Fotoğraf çekmeye ortaokul yıllarında okulun fotoğrafçılık kolu ile başladı. 2013 yılında İFSAK’a üye oldu. Belgesel, Doğa ve Stüdyo fotoğrafçılıkları üzerine eğitimler aldı.
İFSAK, FIAP üyesidir. FIAP, UPI, PSA, DPW, DPA, TFSF onaylı Ulusal ve Uluslararası birçok yarışmaya katılmış, madalya ve sergilemeler kazandı. İFSAK’ın düzenlediği projelerde görev aldı. Foto Roman, İstanbul Monotonu, Türkiye Fotoğraf Dernekleri Karma Sergisi II, Fotomotion, Piano, Jediturk Günlükleri, Su Dünyası projelerine katıldı, bu projelerin gösterileri, sergi ve kataloglarında fotoğrafları yayınlandı.
İFSAK Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı ve Projeler Birimi Koordinatörlüğü görevinin yanı sıra, Temel Fotoğrafçılık Semineri, Nü Fotoğrafçılık ve Fotoğrafçılar için Lightroom eğitimlerini veriyor. Danışmanlığını yaptığı İFSAK 216.Dönem Proje Grubunun “Beyaz Geceler” isimli sergisi Şubat 2018’de ve danışmanı olduğu Opus Rea grubunun “Yedinci Mühür” sergisi Nisan 2019’da İFSAK’da açıldı.
Ayrıca Talar, Talarig, Anuş gösterilerinin fotoğraflarını çekip 2016 yılında Ara & Shamiram gösterisinin fotoğrafçılığını yaptı. Ashot Grigoryan’nın, Balyan’lara ait mimari eserlerin bulunduğu kitabında fotoğrafları yer aldı. En son Nü fotoğraflardan oluşan karma sergisini 2016 yılında Paris’de açtı. 2017 yılında Amerikan moda dergisi, MFM Fashion’da, 2018 yılında Nü fotoğrafçılık dergisi Volo’da fotoğrafları yayınlandı.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

Son yazılar: Fotoğraf

Oltanın Beri Tarafı

İstanbul’un gözde ilçelerinden Kadıköy’de, Fenerbahçe Stadyumu ve Yoğurtçu Parkı komşuluğunda denize dökülen