Çizerlerin Gözünden Kadın Mücadelesi- 1 

/

Bu yazı, İFSAK Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları Grubu‘ndan Zeynep Yılmazoğlu tarafından hazırlanmıştır.

************

Bütün hayatım boyunca çizgiler aradım yerlerde, yollarda… Yeri geldi birleşti o çizgiler, ev oldu, ağaç oldu. Yeri geldi ayrıldı, farklı hikayelere karakterler oldu. Tam başlangıcını hatırlamıyorum ama hatırladığım ilk çizgi 90’larda TRT’de yayınlanan “La Linea” (Çizgi) adlı İtalyan animasyondu. İsmini seneler sonra Google icat olunca öğrendik. O zamanlar bizim için homurdanan bir karakterdi sadece; onu yaratmak için bir kalem ve yok etmek için bir silgi yeterliydi.

Kendimi çizgi filmlerin ve çizgi romanların renkli dünyasına bırakınca hayal gücümün de genişlediğini gördüm. İki boyutlu bu dünya bana sonsuz bir evrenin kapılarını aralıyor gibiydi. İstediğim karakteri yaratma özgürlüğüne sahiptim orada. Çizgilerin ve renklerin arasında olmayı çok sevdiğimi seneler sonra tam anlamıyla fark ettim.  Bu aynı zamanda çizgi romanların popülerleştiği döneme de denk geldi. 

Çizgi roman yurtdışında karikatür ve mizah hareketli bir araç olarak karşımıza çıkarken Türkiye’de de ucuz ve niteliksiz bir görsel üretme şekliydi. Çizgi romanlar daha çok çocuklara hitap ediyordu ve erkek kahramanlar bölüm sonu canavarlarla savaşıp dünyayı kurtarıyordu. Karikatürler ise yetişkinlere hitap etmekle beraber uzun soluklu değildi ve bir hikâye kurgusuyla karşımıza çıkmıyordu. Zamanla bu iki tür bir noktada buluşarak, yeni nesilin çizerliğe daha çok ilgi duymasıyla grafik romanlar kitapçı raflarında yer almaya başladı, git gide erkek süper kahramanlar yerine toplumsal ve gerçekçi meselelere odaklandı. Günümüzde toplumsal cinsiyet konularına da eleştirel yaklaşan birçok çizgi roman farkındalık yaratarak öne çıkıyor. LGBTİQ+ hareketin büyümesi ile beraber sorgulayıcı dil kullanımının artması, sürekliliğin esas olduğu grafik romanlarda görsel bir hazine haline geliyor. 

Toplumsal cinsiyet eşitliğine ve kadın direnişçilere dair günümüzde dikkat çeken birçok grafik roman bulunuyor. Kronolojik bir yerden başlamak için önce genel bilgilerimizi tazeleyeceğimiz ve çizgilerin dünyasına adım atacağımız bir kitapla başlayalım.

Özgürlük, Eşitlik ve Kız Kardeşliğin 150 Yılı

Kadın mücadelesinin tarihsel sürecini Jenny Jordahl’ın çizgilerinden takip ettiğimiz “Kadın Mücadelesi: Özgürlük, Eşitlik ve Kız Kardeşliğin 150 Yılı” tüm dünyadaki kadın mücadelesine dair bilgi veriyor. Yapı Kredi Yayınlarından çıkan kitap feminizm tarihini merak edenlerin okunması gereken bir başucu grafik romanı.

Yazar Marta Breen 1800’lerdeki kölelik karşıtı toplantılardan ve eylemlerden yola çıkarak kadınların siyasal haklarını kazanma mücadelesine odaklanıyor, bizi Elizabeth Cady Stanton ve Lucretia Mott ile tanıştırıyor. Stanton ve Mott’un hazırladığı eşitlik bildirgesinden sonra Amerikalı kölelik karşıtı siyahi aktivist Harriet Tubman’ın ve Sojourner Truth’ın hikayelerine geçiyoruz.

Kadın hareketinin uğrunda mücadele ettiği en önemli 3 hakkı hatırlatırken (çalışma, oy verme, beden bütünlüğünün korunması) geçişlerde görsel akıcılık hiç kesilmiyor. Rousseau, Kant ve Hegel’in kadın düşmanlıklarına serzenişte bulunurken Olympe De Gouges ve Mary Wollstonecraft’u saygıyla anıyoruz. 

Kitapta ayrıca Millicent Fawcett, Emmeline Pankhurst, Tahire, Clara Zetkin, Rosa Luxemburg, Margaret Sanger, Sappho ve Malala Yusufzay gibi isimlerin direniş ile geçen yaşamı da ele alınıyor. 

Naif çizgileri, az renk kullanımı ve sürükleyici dili ile (çevirmen: Gaye Yeşim Sezer) dikkat çeken kitabın arka kapağındaki şu cümle umarım hepimize umut olur:

Henüz dünyanın her yerine herkes eşit haklara sahip olamasa da geçtiğimiz yüz elli yıl, umutsuzluğa kapılmamamız gerektiğinin kanıtı niteliğinde.  

Yazar ve Çizer hakkında: 

Marta Breen, kurgu dışı pek çok kitabın yazarıdır. Norveç müziği alanında çalışan kadınların hikayesi, Born Feminist ve illüstratör Jenny Jordahl ile birlikte hazırladıkları 60 Women You Shoul Know About kitapları arasındadır. Kadın Mücadelesi 2018 yılında Norveç Kültür Bakanlığı Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Ödülü’nü almıştır.

Jenny Jordahl, Livet blant dyrene [Hayvanlar Arasında] adlı bir karikatür blogu sahibi, ödüllü bir illüstratör ve karikatüristtir. Marta Breen’in birtakım kitaplarıyla birlikte pek çok kitap resimlemiştir. Jordahl 2017’de Hanemone ve Hulda resimli kitabıyla yazarlığa adım atmıştır. 

Marta Breen ve Jenny Jordahl (kaynak: Norway2019.com)

IFSAK Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları Grubu (Ezberbozan) olarak 2019 yılı Mart ayındaki kuruluşumuzdan bu yana, toplumsal cinsiyetin farklı temsillerini, fotoğraf ve sinema ile ilişkili olarak ele alan çalışmalar yürütüyoruz. Bu çalışmalarda hem fotoğraf üreten kadın ve LGBTIQ bireylerin görünürlüğünü destekliyor, hem de toplumsal cinsiyet alanında yürütülen çalışmaları görünür hale getirmeyi amaçlıyoruz. Bir yandan alanında deneyimli danışmanlarla birlikte fotoğraf projeleri yürütürken bir yandan da toplumsal cinsiyetin farklı boyutlarını ele alan, fotoğraf ve sinemaya gönül verenler için tartışma alanları açmayı hedefleyen etkinlikler yapıyoruz.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

Son yazılar: Kültür Sanat

Dün Yağmur Yağacak

Saatin altında yazardı; “Bir bakıyorsunuz üç, bir bakacaksınız hiç…”  Özdemir Asaf  Özdemir Asaf’la tanıştınız mı? Konuştunuz

Annie Ernaux’ya Kısa Bir Bakış

Bu yazı, İFSAK Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları Grubu‘ndan Münevver Antczak tarafından hazırlanmıştır. ********* Hayatınızı değiştiren bir kitap

Fotoğrafçının Dili

“Beni tekrar yollara çıkmaya ve başka yerlere bakmaya sevk eden şey fotoğraflama arzusudur.”  Sebastião Salgado. Doğanın,

Kadınlar Ayna Görevi Görmeselerdi

Bu yazı, İFSAK Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları Grubu‘ndan Zuhal Ateş tarafından hazırlanmıştır. ****************** "Bütün bu yüzyıllar boyunca

Varoluşçuluk

19. yüzyıl ortalarında baskın sistematik felsefeye karşı yeni bir tepki doğar. Bu tepki bireyin başlangıç noktası