Fotoğraf sanatının mucizenin tanıklığıyla birleştiği an

Doğum, başta doğumu yapan anne ve doğan bebek olmak üzere bir ailenin yaşayacağı en özel, en değerli ve unutulmaz yaşam olaylarından biridir. Profesyonelce belgelendirilmeyi fazlasıyla hak eder. İnsanlar doğum fotoğraflarını çoğunlukla o gün yanlarında olan aile bireylerine ya da hastane görevlilerine rica ederek çektirme yoluna giderler. Ancak günümüzde bu işin yakın akrabalar ya da asıl görevleri başka olan kişilerce çekilmesi yerine tek işi doğru anları yakalamak olan profesyonellerce yapılmasının önemini anlamaktadırlar.

Doğum fotoğrafçıları, bebeğin doğum anının ötesinde; hastaneye yatışı, kavuşmayı, tüm ilkleri içine alan bir doğum hikayesini belgeler.

Doktor, hemşire, ebe, doula, anne, baba herkesin odaklandığı konular, görevler varken, doğum fotoğrafçısının tek odağı doğumun hikayesi içinde her yönüyle tüm yaşananlardır. Adeta doğumun her anına tanık olan bir dış penceredir. Herkesin kısım kısım yer aldığı, görebildiği anların tamamına hakimdir. 

Bu yazımda sizlere bu meslekle ilgili merak edilen birkaç konuya değinmek istiyorum.

Doğum fotoğrafçısı olmak isteyen kişi hangi özelliklere sahip olmalıdır? 

  • Öncelikle iyi bir fotoğrafik teknik bilgiye sahip olmalıdır. An fotoğrafçılığı, teknik bocalamaları affetmez. Sadece temel fotoğraf bilgisi bu mesleği hakkıyla yapabilmek için yeterli değildir. Kişi profesyonel bir makinaya sahip olmalı ve makinesini yeterli bir dönem farklı yerlerde ve alanlarda kullanmış ve deneyimlemiş olmalıdır. Hastane odasının içi, doğumhane veya ameliyathane farklı ışık koşullarına sahiptir. Otomatik ayarlar çok ciddi ışık patlamalarına sebep olabileceğinden kesinlikle tercih edilmemelidir. Doğum, tüm aile için uzun zamandır beklenilen anların geldiği, herkesin inanılmaz heyecanlı olduğu, çok hızlı ritmi olan bir gündür. Teknik ayarların bulunulan konuma göre hızlıca değiştirilmesi gerekir. Lens değiştirmeye de çoğu zaman vakit yoktur. Bu sebeple zoom özellikli lenslerin kullanılması fotoğrafçının kompozisyon arayışlarını kolaylaştırır. Lens seçimlerine daha detaylı değineceğim ama genel olarak keskinliği kuvvetli, geniş açı, zoom lensler tercih edilmelidir. 
  • Tıbbi ortamların kurallarını orada çalışan personeller kadar iyi bilmelidir. Doğum fotoğrafçısı, mesleğini büyük bir özenle yapan doktor, hemşire veya diğer görevlilerin yanında onlara kendisini hissettirmeyecek kadar bilgili, sakin mizaçlı ve en önemlisi de görünmez olmalıdır. Yersiz soru ve hareketlerle kimsenin dikkatini dağıtmamalıdır.
  • Aile bireylerinin heyecanlarına, endişelerine, sabırsızlıklarına karşı anlayış ve sevgiyle yaklaşabilmelidir. Doğum fotoğrafçısı, doğumun sürecini, aşamalarını ve hastane rutinlerini ne kadar iyi bilirse yaşanması muhtemel olayları da o kadar doğru takip edebilir. Bu bilgileri aile bireylerinin tercih ve tutumlarına karışmak için değil; aileyi rahatlatmak ve fotoğrafik anlamda doğru yerde kendisini konumlandırmak için kullanmalıdır. Doğumun aşamalarını bilmeli (bu konuyla ilgili bolca kitap okunmasında fayda vardır☺), doktoru önceden tanımalı ve yaklaşımlarını öngörebilmek, annenin ve babanın psikolojisinden anlamalıdır. Aslında -ne kadar önemli bir olayın içinde olduğunun farkında olarak- aileye ve yeni gelecek cana saygı ve mesafeyle durabilmek ve iyi bir gözlemci olmak çok önemlidir. 
  • Doğum, aniden başlayabilir. Saati, randevusu olmadığı gibi uzun, yorucu bir zaman dilimini de kapsayabilir, uykusuz kalınabilir. Her doğum kendine özeldir. Sürecin değişkenliği ve belirsizliği sebebiyle, doğum fotoğrafçısının bu anlamda kesintisiz hizmet verebilmesi için, yaşam şeklinin buna müsait olması gerekir. Anne ile önceden yaşanması muhtemel tüm olasılıkları ve kendisinin tutumunun ne olacağını önceden detaylıca konuşmalıdır.

Doğum fotoğrafçılığı yapmak isteyen kişi nelere sahip olmalıdır? Nelere dikkat etmelidir?

  • Öncelikle temel fotoğrafçılığın ardından, doğum fotoğrafçılığı kursunu tamamlayıp geçerli bir sertifika sahibi olmalıdır. Sebebi de hastanelerin farklı uygulamalarına karşı donanımlı olma gerekliliğidir. Bazı hastaneler hiçbir şey sormazken; çoğu özel hastane günümüzde önceden anlaşma yapmadığı kişilerin kendi steril ortamlarında fotoğraf çekmesine izin vermezler. Anlaşma şartları değişkenlik gösterdiği gib, genellikle bunu bir meslek olarak yaptığınıza dair kanıtlar isterler. Vergi levhası, web sitesi, deneyim gibi… Bazı hastaneler ise sadece kendi bünyelerindeki fotoğrafçılarla çalışır; zaten farklı kişilerin hastanelerinde çekim yapmasına izin vermezler.
  • Doğum fotoğrafçısının çektiği fotoğrafları aileye editleyip vermesi uygun olacağı için PhotoShop, Lightroom veya benzeri programları ileri düzeyde kullanabiliyor olması gerekir.

Doğum, özel ve mahrem bir alandır. Bu alanda çalışmak isteyen kişinin annenin ve bebeğin haklarına, hastanenin kurallarına ve beklentilerine saygı duyması gerekmektedir. Özenli, dikkatli, sabırlı, sakin bir karakter yapısında olmalı ve her şeyden önemlisi bu kutsal anların heyecanını her seferinde içinde hissedip tüm doğallığıyla fotoğraf karelerine yansıtabilmelidir ☺

Bir sonraki yazımda, hastane ortamında fotoğrafçıları nelerin beklediğine daha detaylı değinip; yenidoğan ve bebek fotoğrafçılığından bahsedeceğim.

Sevgiyle kalın.

TANİA SİSA

1971 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbul Marmara Üniversitesi İşletme fakültesi mezunudur. Yirmi yıl medikal yayıncılık firmasında genel koordinatör olarak çalıştı.

Fotoğrafa olan ilgisi sebebiyle çeşitli eğitimler aldı. Temel ve ileri fotoğrafçılık, makro fotoğraf çekim teknikleri eğitimlerinden sonra İFSAK (İstanbul Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği) üyesi oldu ve İFSAK’ta “Gün Işığında Portre”, “Doğum fotoğrafçılığı”, “İleri Çekim Teknikleri” atölyelerine katıldı. 2016 yılının Haziran ayında İFSAK’ta fotoğraf gösterisi ve söyleşi yaptı.

2015 yılında profesyonel olarak doğum fotoğrafçılığı yapmaya başladı. Yurt içi ve yurt dışında çeşitli fotoğraf atölyelerine ve sergilerine katıldı, katılmaya devam ediyor.
Eylül 2017’de “Fotokare Fotoğraf Hizmetleri AŞ” kurucu ortağı oldu. Stüdyosu Maslak, İstanbul’dadır.
Ekim 2018 – Mayıs 2019 arasında DOUM’da “Doula ve Doğum Rehberliği” eğitimini tamamladı. Stajyer Doula olarak çalışmaya başladı. “Pati Fotoğraf Projesi” adıyla 3 yıldır sokak hayvanları yararına organize ettiği sergi ve takvim satışlarıyla çeşitli sivil toplum örgütlerine fotoğraf sanatıyla katkı sağlamaya devam etmektedir.
Halen aktif olarak İFSAK Seminerler ve Atölyeler Biriminde çalışmalarının yanı sıra, farklı hastanelerde doğum fotoğrafçılığı yapmaya, stüdyosunda yeni doğan, bebek, aile ağırlıklı olmak üzere ürün, moda çekimi gibi çeşitli alanlarda fotoğraf çekimlerine, proje çalışmalarına büyük bir keyifle devam etmektedir.

Yorum Sayıları: 4

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

Son yazılar: Doğum Fotoğrafçılığı