Fotoğrafçılıkta Görsel Hikayeciliğin Önemi

//

1 Mayıs 2018 tarihli Oded Wagenstein’in  http://odedwagen.com bu yazısı http://photographylife.com  adresinden Bülent Tüccar tarafından Türkçeye çevrilmiştir.

*******************

Herkes iyi anlatılmış bir hikayeyi sever çünkü hikayeler duyguları harekete geçirmenin en iyi yoludur. Biz heyecanlandırabilir, güldürebilir, ağlatabilir veya başkasıyla empati kurdurabilirler. Ancak hikayelerle ilgili belki de en iyi şey nispeten basittir: başkaları hakkındaki hikayeler, kendimizi daha iyi anlamamıza yardımcı olur. Burada fotoğrafınıza hikaye yönü katmanın üç yolundan bahsediliyor.

Canon EOS 5D Mark III @ 70mm, ISO 320, 1/500, f/3.5

Fotoğraflarınızda Duyguları Harekete Geçirmek Üzerine Pratik Yapın

Eğer bir “hikaye” “cümle” ise o zaman “duygular” da “sözcüklerdir”. Öyleyse, görsel hikaye yaratma becerimizi geliştirmeye odaklanmadan önce, görsellerimizde duyguları harekete geçirmek üzerine çalışmalıyız. Belirli bir duyguyuuyandıran görseller yaratmak için sahaya inin, sokağa, doğal bir manzaraya veya stüdyoya. İlk olarak temel duygulardan başlayın, mesela mutluluk ya da keder; göründüğü kadar kolay olmadığını göreceksiniz. Evet, mutluluğu göstermek için size gülümseyen veya gülümsemesini istediğiniz birinin fotoğrafını çekebilirsiniz ama bu çok kolay ve sıradan olmaz mı? Ayrıca, bir gülümseme veya zorlama bir gülüşün arkasında bir gizem ve hüzün olabileceğini herkes bilir ve birini gerçekten mutlu iken yakalamak başlı başına bir iştir. Sınırların dışına çıkın ve yaratıcı olun. Mutluluğu hayal ettiğinizde hangi renkler aklınıza gelir? Bir obje veya soyut bir görselle mutluluğu gösterebilir misiniz?

Hüzün hakkında düşündüğünüzde aklınıza hangi tür ışık gelir? Sabahın erken saatinin mavi ışığı mı veya sisli bir günün mavi ışığı mı? Ana duygular üzerine pratik yaptıktan sonra duygusal temalar üzerine çalışın, “Aile”, “Korku”, “Samimiyet” gibi kavramlara çağrışım yapan temalara. Tekrarlarsak, yaratıcı olun ve işin kolayına gitmeyin. Örneğin: “Aile” kavramını, görselinizde insan olmadan göstermeyi deneyin.

Canon EOS 5D Mark IV @ 24mm, ISO 3200, 1/200, f/3.2

Karakteriniz Hakkında Düşünün

Herkül’den Şrek’e, Vinci’nin “Mona Lisa”sından McCurry’nin “Afgan Kız”ına, tüm iyi hikayelerde  izleyicinin temas edebildiği bir baş karakter mutlaka olmalıdır. Bu baş karakteri, yukarıda bahsettiğimiz duyguları ortaya çıkarmak için bir çeşit araç olarak düşünebilirsiniz.

Baş karakter, izleyicide bir duygu ortaya çıkardığı sürece herhangi bir şey ya da kişi olabilir. Portredeki ilginç bir yüzden manzaradaki yalnız bir ağaca dikkat çekici her konu olabilir.

Canon EOS 5D Mark IV @ 35mm, ISO 1250, 1/125, f/2.8

Bazıları baş karakteri fotoğrafın yeri ya da türü ile karıştırabilir. Örneğin, bir pazar ya da sokak baş karakter olamaz; bunlar sadece fotoğrafınızın arkaplanını betimleyen genel kategorilerdir.

Nick Ut’un Vietnam Savaşında çektiği Pulitzer ödüllü “Savaş Terörü” gibi ikonik hikaye görsellerini düşünün. Orada çekilen binlerce fotoğraftan yalnızca birkaçı beynimize kazındığına göre bu fotoğrafın Vietnam’daki savaşla ilgili olduğunu söylemek doğru olmaz. Bu görsel Vietnam’daki Savaşla ilgili değil, cehennemden kaçan dokuz yaşındaki bir kız çocuğu hakkındadır (daha sonra Napalm Kızı olarak adlandırıldı). İşte dünyanın dört bir yanında insanların dikkatlerini çeken ve onları harekete geçiren asıl şey budur. Fotoğrafın baş karakteri, hemen fark ettiğiniz kişi, kadrajın kahramanı bu kızdır. O, fotoğraftaki insanlar içinde en çok hatırlayacağınızdır.

Canon EOS 5D Mark III @ 24mm, ISO 640, 1/320, f/4.5

Teknik bir açıdan bakıldığında, görsel hikayenizin baş karakteri tüm sahne (ya da kadraj) içinde fark edilir ve anlamlı olmasıyla izleyicinin gözünü görsele çekmelidir. Bunu izleyiciyi yakalayıp bırakmayan şey gibi düşünebilirsiniz.

Kendi Görsel Tarzınızı Oluşturun

Neden fotoğraf çekiyorsunuz? İşte bu biz fotoğrafçıların her birimizin üzerinde kafa yorması gereken ve derslerimde öğrecilerimden yanıtını istediğim en önemli sorudur. Hepimizin hobi ya da profesyonel olarak fotoğrafçılık yapmak için bir nedeni var. O zaman kendinize sorun: Neden?

“Çünkü fotoğraf çekmeyi seviyorum”, yeterli bir cevap değildir. Daha derine inmeli ve kendinize sormalısınız: Bu anları dondurmakla ne elde ediyorsunuz? Bu soruya cevabınız, görsel dünyadaki kendi biricik bakış açınızı ve sesinizi anlamanıza yardımcı olacaktır.

Canon EOS 5D Mark III @ 50mm, ISO 200, 1/1000, f/3.5

Öğrencilerimden biri fotoğrafçılığın kaotik yaşamını düzene koymasına yardımcı olduğunu söylemişti ki bu neden manzara fotoğrafçılığını seçtiğini açıklıyor. Başka bir öğrenci, kamerasını korktuğu şeylere doğrudan bakmak için kullandığını ve çoğunlukla yalnızlık ve içe kapanma temaları üzerinde çalıştığını söylemişti. Bazı öğrencilerim, fotoğrafçılıkta buldukları “avlanma” hissini sevdiklerini  söylerken (çoğunlukla doğa veya sokak fotoğrafçıları), derin moda fotoğrafçılığı yapan öğrencilerimden biri, fotoğrafın onun karanlık tarafını dünyaya göstermeye yardımcı olduğunu söylemişti.

Canon EOS 5D Mark III @ 35mm, ISO 320, 1/640, f/4.5

Şunu aklınızdan çıkarmayın ki fotoğrafçılık yalnızca doğru diyafram, lens keskinliği ya da kamera ayarlarınız değil, aynı zamanda “ses”, “duygu” ve “bakış açısı” gibi diğer önemli öğelerle ilgilidir.

 

Bülent Tüccar, 1977 Denizli doğumlu. 2002'de Dokuz Eylül Üniversitesi İşletme Bölümününden mezun oldu. Özel sektörde çalışıyor. 2014 yılında DEFSAD'da üye olarak başladığı fotoğraf hayatını yönetici olarak sürdürüyor. 2017'de Anadolu Üniversitesi Fotoğrafçılık ve Kameramanlık bölümünü bitirdi. Fotoğraf ve fotoğraf literatürüne olan ilgisiyle eğitim sunumları ve çeviriler hazırlıyor. Çeşitli karma sergilere ve atölyelere katıldı. Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonunun desteklediği "Memleketimden Görsel Hikayeler" projesi için üç hikaye serisi hazırladı. 2020 yılında, Covid-19 üzerine ortaklaşa bir editöryal fotoğraf çalışması olan Korona Günlerinde Fotoğraf çalışmasının teknik ekibinde yer aldı. Halen Denizli'de yaşıyor.

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

Son yazılar: Fotoğraf

Analog Zamanlar

Anın Yavaşladığı Yer (Bu yazı, daha önce Instagram sayfamda paylaştığım “Analog Zamanlar” metninin genişletilmiş hâlidir. https://www.instagram.com/p/DXD1BKmjIJV/…

Bir Şehrin Hikayesi

İlk İnsan Şehir yaşamı, vahşi tabiatın bir düzen içinde yeniden inşa edilmesinden başka neydi ki… Belki de sona kadar…

Gültekin Çizgen: İkinci Yarı

Fotograf ortamında pek çok polemiğin, sert tartışmanın, düşük yoğunluklu entelektüel kavganın baş aktörü olan sayın Gültekin…

Pozlama Üçgeni

Fotoğrafçılığa yeni başlayanlardan en sık duyduğum sorulardan biri pozlama ile ilgili, diyafram açıklığı, enstantane hızı ve…

Ölülerin Fısıltıları

Bazı fotoğraflar vardır; kimin tarafından ve hangi yıl çekildiğini merak etmeden, fotoğraftaki kişilerin kim ve yerin…

Neden fotoğraf çekiyoruz?

Ya “ben” dediğim şey, hiçbir zaman tek başına bir ben değilse? Sabah kalabalığında yürürken bunu düşündüm.…

Enstantane: B

Fotoğraf çekme arzusu bende güzel bir şey görmekle başlamadı; kaybolmak üzere olan bir şeyi görmekle başladı. Işık duvardan…

Soyut (Abstract) Fotoğrafçılık

– Görünmeyeni Görmek – Soyut fotoğrafçılık, geleneksel fotoğraf anlayışından farklı, büyüleyici bir sanatsal ifade biçimidir. Konuları,…

Hayat: Bir Tasarım

Kavram Olarak Zaman 200 yıl önce fotoğraf yoktu. Suret, sadece çizilirdi. Evrenin çizgilerden kurulu olduğu kabul…

Sağlık Evinin Son Işığı

Fotoğrafın Tanıklığı, Sağlığın Sessiz Kahramanları Bazı insanlar tarih kitaplarına girmez. Haklarında belgeseller çekilmez, isimleri hastanelere verilmez,…

Kanarya Adaları

Atlas Okyanusu üzerinde, İspanya’ya bağlı takımadalardan oluşan “Kanarya Adaları” doğu ve batı olarak iki ayrı başkenti…

Mars Mîra

2017 Temmuz’unda hayatımının en unutulmaz ve en acı deneyimini yaşadım. (Medeni) Avrupa’nın ortasındaki Bosna Savaşı’nın en…