Galileo’nin Olympus’u Olsaydı

/

Uzun pozlama ve yıldız pozlama fotoğraf uğraşı verenlerin ilgi alanına giren bir temadır. Hele antik kentlerdeki yıldız pozlamalar estetik değere haiz fotoğraflar elde etmemizi sağlar. Ayrıca yıldız yağmuru dediğimiz göktaşlarının atmosfere giriş anında yanmaya başlayıp ışık demeti halinde fotoğraflanması fotoğrafçıya herhalde ayrı bir haz verir. “Herhalde” diyorum, ne yazık ki kısa süre önce basında duyurulan göktaşı yağmurunu çekme hevesim yarım kaldı. Üç beş tane göktaşı akışı görmeme rağmen sahip olduğum teknoloji ile bunların o hızda ve kısa sürede fotoğraflanmasına imkân yoktu. Ancak yine de iyi vaki geçirmeme sebep oldu. Tabii aynı zamanda basında yayınlanan göktaşı yağmuru fotoğraflarına da artık şüphe ile bakmama neden oldu.

Perseid Meteor yağmuru

İnsanlığın eski çağlardan beri kayıt altına aldığı Perseid meteor yağmurunun hikayesi, Güneş etrafındaki yörüngesinde seyreden ve 1992’de Dünya’nın yakınlarından geçen Swift-Tuttle isimli kuyruklu yıldızın geride bıraktıklarına dayanıyor.

Bugün ve yarın gökyüzünü hareketlendirecek meteor yağmuru, Dünya’nın bu kozmik toz bulutuna rastlaması sonucu her yıl aynı dönemde gözlemleniyor. Daha fazla bilgi isterseniz internette bulabilirsiniz.

Galileo Galilei (15 Şubat 1564 – 8 Ocak 1642)

Dünyanın dönüp dönmediğine ilişkin ilk tartışma Galileo ile Kopernik arasında çıkar. Galileo, güneşin dünya etrafında dönmediğini (Kopernik’in ve kilise aksini iddia edip kabul ediyorlardı) “iki ana dünya sistemi hakkında diyalog” kitabında açıklıyordu. Ancak dönemin gereği kabul görmesi için kilise tarafından onaylanması gerekiyordu. Ve tabii bu olmadı.

Dolayısıyla Galileo’nun ciddi kafirlik şüphesi altında olduğuna ve güneşin hareketsiz olarak evrenin merkezinde durması ve dünyanın hareket etmesi fikrine, İncil’e aykırı bulunmasından sonra bile inanması nedeniyle bu fikrini lanetlemesi ve vazgeçmesi gerektiğine engizisyon tarafından karar verilmişti.

Galileo fikirlerini savunmaktan vazgeçmemesi uzun hikayedir. İnternette bulup okuyabilirsiniz. Sessiz kalması durumunda öldürülmeyip ev hapsine mahkûm edilmiştir. Bu da kilisenin rönesansla birlikte zayıflamaya başladığının bir göstergesidir aslında. Başka zaman olsaydı Galileo’ye ikinci cümlesini kurmasına imkân vermeden kazığa oturtup yakarlardı herhalde.

Olympus E-M10 MKIII ile Uzun Pozlama

Farklı yöntemlerle de uzun pozlama yapılabilmesine rağmen Olympus -bana göre- bu işe noktayı koymuş. Büyük hevesle Olympus’un uzun pozlama için geliştirdiği “Live Composite” özelliği ile çekim yapmak istiyordum. Bunu daha önce kullanmış olmama rağmen tekrar kullanma kitabını okuyup “YouTube” da ilgili videoları izlediğimde şunu fark ettim: kullanma kitabı bu özelliği kullanmasını bilene göre anlatıyor. “YouTube” videoları ise laf salatası ile başlayıp her şeyi iç içe sokarak karışık hale getiriyor. Neden bu anlatıcılar “yalın anlatım” beceremiyorlar ki? Ön hazırlığı ben şöyle anlatayım:

1.       Makine çekim modunu manual (M) yapmanız gerekiyor.

2.       Enstantane kontrol tekerini (rear dial) uzun pozlama yönünde değiştirerek önce Bulb (B) moduna sonra çevirmeye devam ederek önce “LIVE TIME”, bir kere daha çevirerek “LIVECOMP” moduna geleceksiniz. Burada kalın.

3.       LIVECOMP modunda pozlama süresinin belirlenmesi gerekiyor. Bunun için öncelikle

a.       ISO değerini belirleyin

b.      Diyafram değerini belirleyin. Bu ikisi tamamen size kalmış. Ben ISO 400, F:5.6 seçmiştim. Objektif 40-150 Pro, manual focus sonsuza ayarlanmıştı.

4.       “MENU” butonuna basmanız gerekiyor. Karşınıza pozlama süresini seçebileceğiz bir ekran açılıyor.Buradan “rear dial” ile bir süre belirlenecek. Buna nasıl karar vereceğiz?

a.       Deneyerek; ciddi zaman kaybı demektir.

b.      En başa döneceğiz. Enstantaneyi LIVECOMP modundan çıkararakışığın durumuna göre 10 saniye, 20 saniye gibi bir değere getirerek fotoğraf çekip sonuca bakacağız. Buradan elde ettiğimiz görüntüye göre tekrar madde 4 e gelerek rear dial ile bu değeri (ben bu değerden biraz daha kısa süre seçtim. Yani test değerim 20” çıkmıştı ben 15” belirledim. Böylece siyah daha iyi pozlandı) seçip “OK” tuşuna basacağız. Tecrübe kazanıldığında bu ayarlar çok kolay (tecrübe konuşuyor) gelmeye başlıyor.

2.       Deklanşöre ilk bastığımızda makine kendini çekime hazırlayacak. Bu hazırlık süresi seçilmiş olan pozlama süresi kadardır ve ekranda bu sürenin işleyişini göreceksiniz.

3.       Hazırlık süresi bittikten sonra deklanşöre tekrar bastığınızda çekim başlayacaktır. Ekranın sağ alt köşesinde çekim süresini ve kaç kare çekildiğini gösterilir. Ayrıca ekran her çekim karesi bittiğinde (pozlama süresi bittiğinde) fotoğrafın son halini gösterecektir. Buna bakarak da çekimi durdurmaya karar verilebilir.

7.       Çekimi bitirmek için deklanşöre tekrar basmak gerekecektir.

Not: Bu özellik modellerde farklı menü altında olabilir. Anlatılanlar OM E-M10 MKIII içindir.

Galileo’nin Olympus’u olsaydı

Matematik, fizik ve astronomi dâhisi olan Galileo kullanma kitabının Latincesini (Olympus Latince kullanma kitabı yayınlamış mıydı?) okuyarak LIVECOMP modunu bulacaktı. Gökyüzündeki olayları incelerken göktaşı yağmurunu çekmeye çalışıp yıldızların akışının (star trails) çekimi yapacak (onun deneyinde ekrana uçak falan girmeyeceği için şanslıydı) ve ilk çekimde şunu elde edecekti:

Objektifini güneye çevirerek elde ettiği bu fotoğraf elinde Kopernik’e ve kiliseye karşı çok iyi bir ispat sağlayacaktı. İspatında kullandığı med-cezir olayını pekiştirecekti. Sonra kuzeye dönüp bir kare daha çekecekti:

Bu sefer yıldız ışıklarının aşağı doğru akması tuhafına gidecek güney ve kuzey yönlerindeki farkı anlamak için ilk fotoğrafa tekrar baktığında şöyle yorumlayacaktı: “güneyde düz çizgiye yakın bir akış olsa da kuzey tarafında aşağı doğru olması dünya eksenin güney ve kuzey yönünde düz olmadığını gösteriyor. O halde ölçülmesi gereken bir açısı olmalı”. Bunu bulmak için ilk fotoğrafında yıldız ışığının ilk başladığı noktadan düz bir çizgi çekecek sonra ışığın eğimli olduğu kısma teğet bir çizgi daha çekip ikisini kesiştirerek aradaki açıyı ölçecekti.

Bu değer ya fotoğraf üzerinden gönye ile ya da bu çizgileri üçgen haline getirip tanjant ile belirlenebilir. Ben tanjant metoduyla göre bu açıyı 13 derece olarak buldum. Gerçek değeri 23 derece  27 dakikadır. Zaten kuzey yöndeki ışık akışının daha dik olması benim yaptığım hesabın pek doğru olmadığını söylüyor. Ne yapalım, benden bu kadar. Muhtemelen Galieo elindeki gelişmiş imkanlarla bu ölçümü doğru yapmıştır. Aslında Galileo bu ışık akışının boyundan ve elde ediliş süresinden dünyanın dönüş hızını da hesap edebilecektir. Bu beni aşan bir konu.

Bu durum Galieo’nin hem Kopernik’e hem de kiliseye karşı çıkacağı ikinci çok iyi bir argüman olacaktı. Hem Kopernik hem de kilise bütün yıldızların yani kâinatın dünya etrafında döndüğünü söylemeleri gerekecek ve bu da hiç inandırıcı olmayacaktı. Bununkaçınılmaz sonucu da herhalde yakılarak infaz edilmesi olurdu. Bir efsaneye göre Galileo dünyanın güneşin etrafında döndüğü teorisini yalanladıktan sonra “Ama yine de dönüyor” gibi bir cümle sarf etmiştir. 1640’larda İspanyol ressam BartoloméEstebanMurillo veya onun ekolünden bir ressam tarafından yapılan bir resimde Galileo, hapisteyken duvarda yazılı olan “E pur si muove” sözcüklerine bakmaktadır. Bu hikâye ölümünden yüz yıl sonra çıksa da Stillman Drake’e göre bu sözler Galileo ölmeden önce bile ona ithaf edilmiştir.

ToscanaGrandükası II. Ferdinando onu SantaCroceBazilikası’na(Floransa’da. Birçok bilim adamının gömütü buradadır) gömerek anısına mermerden bir mozole yapmaistemiştir. Bu planlar Papa 8. Urban’ın ve yeğeni Kardinal Francesco Barberini’nin karşı çıkması sonucu iptal edilmiş ve Galileo’nun kafirliği neden olarak öne sürülerekBazilika’nın koridorlarından birinde küçük bir odaya gömülmüştür. 1737 yılında anısına bir anıt dikilmiş ve mozolesiBazilika’nın ana bölgesine alınmıştır. Benim de iki sefer ziyaret edip onun ve diğer bilim adamlarının ruhlarına Fatiha okumuşluğum vardır.

Kaynaklar:

·         https://learnandsupport.getolympus.com/learn-center/photography-tips/browse-tips-by-camera-feature/live-composite-mode

·         https://www.youtube.com/watch?v=84Wz4biFWM8

·         https://digital-photography-school.com/olympus-live-composite-feature/

 

1955 yılında Salihli’de dünyaya geldim. İ.T.Ü. Elektronik ve Haberleşme Fakültesi mezunuyum. Kariyerimi özel şirketlerde üst düzey yönetici olarak sürdürdüm.
Fotoğrafçılıkla tanışmam (https://www.arthenos.com/fotograf-ile-nasil-tanistim-fotobiyografi/) 1960’lı yıllara dayanır. O yıllar, elimde babamdan kalma Kodak Retina ile başlayan hatıra fotoğrafları dönemidir. Üniversite yıllarında ilk refleks makinamı almamla, karanlık odada siyah beyaz filmle ve baskı işleriyle fotoğraf daha ciddi bir uğraşım haline geldi. Böylece 1970 li yılların önemli fotoğrafçılık dergilerde baskıya giren çalışmalarım oldu.
Üniversite sonrasında iş hayatı koşuşturmasıyla arka planda kalan fotoğrafçılıkla 1996 yılında dijital teknolojinin fotoğrafçılık alanına girişinin getirdiği kolaylıkla tekrar yoğun olarak fotoğrafla ilgilenmeye başladım. Karma sergilerde yayınlanan fotoğraflarımın yanı sıra internette birçok fotoğraf sitesinde “günün fotoğrafı” seçilen çalışmalarım var. 2014 yılından bu yana yedi kişisel sergim gerçekleşti. Aynı zamanda İFOD bünyesinde birçok karma sergiye katıldım. Halen hem dijital hem de siyah beyaz film teknolojisiyle fotoğraf uğraşım devam ediyor. Ayrıca www.arthenos.com blog sayfamızda fotoğraf üzerine yazılar yazıyorum.

1 Yorum

  1. Yazıya ilişkin birkaç not:
    1. Manşet fotoğrafı sevgili dostum Sebahattin Demir tarafından yapay zeka desteği ile oluşturuldu.
    2. Dünya ekseni için yaptığım hesap yazıda “130” görünüyor. Bu herhalde bazı yazı karakterlerinin olmamasından kaynaklanıyor. Doğrusu 13 derece olacaktır. Dünya ekseninin doğru değer de 23 derece 27 dakikadır.

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

Son yazılar: Fotoğraf

Gerçeküstü Bir Buluşma

Yabangülü hırsızı Sade, gönülçelen Marki Sevdadan eli kırmızı Şair, yazar, ressam, oyuncu ve film yönetmeni Jean…

Alaca HeyHeyler Kadın Atlası

Bu yazı, İFSAK Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları Grubu’ndan Zeynep Yılmazoğlu http://instagram.com/zeynepyilmazoglu tarafından hazırlanmıştır. . . . .…

Kapalı Çağrı: KREATİF Dijital Dergi

Üyelerimizin gönderdiği KREATİF temalı fotoğraflardan oluşan dijital dergimiz yayında. Neden “KAPALI ÇAĞRI” İFSAK, kurulduğu günden beri üyelerine olduğu…