Fotoğraf : Chris Steele-Perkins / Necib Mahfuz / 1989

Mısır’ın Küçük Adamı

/

Güneşle uyandı. Gözünü, “Süleyman’ın Hazineleri’ne açtı. Kahire’nin gülleri ne renkti; gözlerini kapadı ve tozlarla dans eden bir kenti hatırladı. Yüzüne vuran güneş ışığına karşı koymadı, yüreğinin gölgeliklerinde yazdı yazılarını.  Beyaz kağıtlara düşürdü, Arapça’nın önce kadınlar ve çocukları kurtarmaya yeminli filikalarını. Sağdan sola esti rüzgâr ve gelecek günler için Latin harfleriyle sözleşti.

Herkesin farklı tarafından tuttuğu bir kara parçasıydı Mısır. Yıllarca Sedat’tı ve kimi oryantalistlerin Nil’de tekne yolculuğu fantezisiydi.  Gezginlerin son duraklarında, piramitlerin dibinde ruhlarla yaptığı danstı. Batının ölü sevicileri, heyecanla dolaşırken salonları; ansızın uyandı Kahire Müzesi’nin ölüm kokulu mumyaları. Bir kuş başını almış gidiyordu, otuza tamamlamak için sayıyı, yoldaşlarını arıyordu.

Necib Mahfuz: Onu, onun gibi anlatamayacağımız için, belki de bir fotoğrafın yardımıyla daha fazla çözebilecektik gizini. Bu altyazısız filmde, bakışlarıyla ihbar edecekti kendini, hep yazar olmak isteyen Mahfuz. Tanrı ile bilimin arasına gerdiği mahyaya ekletti adını. Romanları, öyküleri ve film senaryolarıyla doldurdu yaşamını. Konuşmayı hiç sevmedi. Ömrü boyunca Perşembe ve Cuma günleri dışında hep yazdı. O günlerde de kahvede arkadaşlarıyla buluşuyor ve dünyayı bir de onların ağızlarından dinlemeyi yeğliyordu. Yakıtını alıyor, yağını-suyunu değiştiriyor, aküsünü dolduruyor ve yoluna devam ediyordu.

Ani bir dönüş. Şık bir hareket. Cümlelerin arasından sıyrılış ve bir sokağın fotoğrafında yeniden doğuş. (Önündeki boşluk yeterli, kompozisyon ters olsa da) Mahfuz, fotoğrafta, yaz-kış yapraklarını dökmeyen bir ağaç gibi duruyor. Elinde gazetesi ve dergileri, başında şapkası, gözünde kara gözlüğü, sanki bakışları “güneş ne zaman tutulacak”diye soruyor. Hemen fotoğrafın arkasında birbirine paralel motosikletlerin üzerinde iki resmi üniformalı görevli. Motorlar Jawa, Çekoslavakya’dan armağan gibi duruyor Mısır’a.

Chris Steele-Perkins, yüzlerce önemli fotoğrafa imza atan kişi o değilmişçesine, “Nobel”li Necib Mahfuz’u oradan geçen sade bir yurttaş gibi çerçevesine buyur ediyor. Sokağın dokusu içinde yadırganmayan bu adam, zamanı delen bakışını, bir bıçak gibi objektifin tam ortasına fırlatıveriyor. Belki de bu anda Mahfuz, yeni romanında Chris Steele-Perkins’i hangi karakterle eşleştireceğini düşünüyor.

Yazarlar, yaşadıklarını yazarlar. Biz de okuduklarımızı, yaşadıklarımızla aynı paydada eşitleyerek, aslında en uzak olanının bile bize ne kadar yakın olduğunu anlarız. Tanımadığımız insanları hayatımızın parçası yaparız. Çağdaş Arap Edebiyatı’nın en önemli yazarı ve Kahire Üçlemesi’nin isim babası Necib Mahfuz, bu fotoğrafın çekildiği tarihten bir yıl önce Nobel Ödülü’nü kazandığını öğrendiğinde (Mahfuz, Nobel’i 1988’de aldı.) “Mısırlıları kutlarım, onların küçük bir adamı büyük bir ödül kazandı” diye alçakgönüllü bir açıklamada bulunmuştu.

Güneşin tahtından inmediği ülkelerde gölgelik yerlerin önemi büyüktür. Necip Mahfuz da gideceği yerlere, göğe tabak gibi çakılı güneşe rağmen sözcüklerin oluşturduğu gölgeler üzerinden ulaştı ve yazarın dünyası, okuyucularının dünyası oldu. Kahire Üçlemesi’ni bir tente gibi gerdi Arap Edebiyatı’nın üzerine. Eli bıçaklıların ölüm listesinde olmak dahi onu hiçbir zaman korkutamadı. Yolunda inançla yürüdü.

Dili başka bir dile çevirmek zordur ama birbirini anlamaya ve kavramaya çalışan ruhların her zaman daha fazla şansı vardır. Bu efsane adam sayesinde Kahire ile İstanbul arasındaki tarifeli seferler, ilk kitabının çevrildiği tarihten bugüne dek düzenli olarak yapılmakta. Edebiyat üzerinden açılan yolla zihinler nefes almakta. Bilimin ve fotoğrafın ışığı ilelebet üzerinde olsun.

1963 yılında İstanbul’da doğdu. M.S.Ü. Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğraf Ana Sanat Dalı’nı (Lisans) 1985, Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Fotoğraf Ana Sanat Dalı’nı (Yüksek Lisans) 2001 yılında bitirdi.

Farklı konularda yayınlanmış 15 kitabı bulunan Merih Akoğul, Türkiye’de ve dünyanın çeşitli ülkelerinde 30’un üzerinde fotoğraf sergisi açtı, grup sergilerine katıldı. Fotoğraf sanatı ve kuramı konularında çalışmalar yaptı. Seminer, sempozyum ve açıkoturumlara katıldı, bildiriler sundu, paneller yönetti, seçici kurullarda yer aldı. Reklam sektöründe yazar olarak çalıştı. Çeşitli özel kurumlarda eğitmenlik, özel radyolarda kültür ve sanat programları, televizyon programlarında sanat danışmanlığı yaptı.

Edebiyat, fotoğraf kuramı, plastik sanatlar ve müzik üzerine yazıları ve eleştirileri birçok gazete ve dergide yayınlanan Merih Akoğul, 2003 yılının yaz döneminde Avusturya Başkanlık Sanat Dairesi tarafından verilen bursla çalışmalarını Viyana’da sürdürdü. Çeşitli müze ve özel koleksiyonlarda yapıtları bulunan Akoğul, 27 yıldır Türkiye’nin önemli üniversitelerinde (Marmara Üniversitesi, Kadir Has Üniversitesi, Bahçeşehir Üniversitesi, Yeditepe Üniversitesi) fotoğraf dersleri vermiştir.

İstanbul Modern Müzesi Fotoğraf Bölümü Danışma Kurulu üyesi olan Merih Akoğul, aynı zamanda da Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde eğitmenliğini sürdürüyor. 2010 yılından 2021yılına kadar Eczacıbaşı Fotoğraf Sanatçıları Dizisi kitaplarının editörlüğünü yaptı. İFSAK Blog ve Gezgin Foto dergisinde köşe yazarlığını sürdürüyor.

Seçilmiş Kişisel Sergiler

2022 “Caz Zamanı” Avusturya Kültür Ofisi, İstanbul
2016 “Montreal’de Bir Mevsim, Galeri Işık
2013 “Tenha Vakitler”, ArtGalerim Nişantaşı, İstanbul
2011 “Kayıp Ruhlar”, ArtGalerim Nişantaşı, İstanbul
2010 “İç İçe İstanbul”, Fototrek, İstanbul
2008 “Standards”, PG Art Gallery, İstanbul
2007 “Sanki”, Leica Gallery, İstanbul
2006 “Geçen Yaz Viyana’da”, Palais Porcia Kunst Raum, Viyana
“Siyah Beyaz Afyonkarahisar”, Fevzi Çakmak Sanat Galerisi, Afyonkarahisar
“Avusturya 2006”, Avusturya Kültür Ofisi, İstanbul
2005 “Bit-ki”, PG Art Gallery, İstanbul
“Yolda”, Avusturya Kültür Ofisi, İstanbul
2004 “Otuz Kuş”, PG Art Gallery, İstanbul
“Geçen Yaz Viyana’da”, Fotografevi, İstanbul
2003 “Güzergâh: Edebiyat”, Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi, İstanbul
2002 “Başarmak”, Fotografevi, İstanbul
2001 “Klasikler/Neo-klasikler”, Fotoğrafevi, İstanbul
“Aşkküre”, Bedri Rahmi Eyüboğlu Sanat Galerisi, İstanbul
1999 “Bronz Askerler”, Fotografevi, İstanbul
1998 “Dönüşümler”, Art Shop, İzmir
“Filim”, İMKB Sanat Galerisi, İstanbul

Yayınlar

2021 “Ağustos” (şiir)
2016 “Montreal’de Bir Mevsim (fotoğraf)
2014 “Gece / Şarkılar” (şiir)
2007 “Sanki” (fotoğraf)
2006 “Siyah Beyaz Afyonkarahisar” (fotoğraf)
2005 “Türk Fotografçıları Kütüphanesi 22/Merih Akoğul” (fotoğraf)
“Bit-ki” (fotoğraf)
“İkizim Söyledi Ben Yazdım” (deneme)
“Saklı Günlükler” (çocuk edebiyatı)
2004 “Geçen Yaz Viyana’da” (fotoğraf)
2002 “Başarmak” (fotoğraf)
2001 “Klasikler/Neo-Klasikler” (fotoğraf)
1999 “Klasikler” (fotoğraf)
1995 “Kuğunun Ölümü” (şiir)
1992 “Son Dokunuş” (şiir)

Küratörlükler

2019 “Yolda” (Türkiye’de Gruplar), Fransız Kültür Merkezi, İstanbul
2019 “Fotoğrafın Doğası”, Artweeks Akaretler, Akaretler No:45, İstanbul
2018 “Yıldız Moran: Bir Dağ Masalı”, İstanbul Modern, İstanbul
2017 “Beni Bul” / Otoportreye Çağdaş Dokunuşlar, Akbank Sanat, İstanbul
2016 “Poz”, PG Art Gallery, İstanbul
2016 “İnsan İnsanı Çekermiş”, İstanbul Modern, İstanbul
2013 “Bir Zamanlar”, Fotografevi, İstanbul
2012 “Mekânın Doğası”, Hilpark Suites İstinye, İstanbul
2012 2. Bursa Fotofest / Uluslararası Bursa Fotoğraf Festivali
“İnsanlığın İzleri” (Sanat yönetmeni, şef küratör)
2012 “Gidilmemiş Zamanlar”, Hilpark Suites İstinye, İstanbul
2011 1. Bursa Fotofest / Uluslararası Bursa Fotoğraf Festivali
“Karşılaşmalar” (Sanat yönetmeni ve şef küratör)

Eczacıbaşı Fotoğraf Sanatçıları Dizisi (Editörlük)

2021 Yusuf Tuvi
2020 Lütfi Özkök
2019 İbrahim Zaman
2018 Ergun Çağatay
2017 Yıldız Moran
2016 Ersin Alok
2015 İzzet Keribar
2014 Sabit Kalfagil
2013 Sami Güner
2012 Ozan Sağdıç
2010 Şakir Eczacıbaşı

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

Son yazılar: Kültür Sanat

Geçerken Uğradım

Fotoğrafçının Tanıklığı Bir zamanlar hepimiz,  bir biçimde kazınmış fotoğrafların gölgesinde uykuya dalmış, uyandığımızda açılmış zihnimizle yolumuza…

Gerçeküstü Bir Buluşma

Yabangülü hırsızı Sade, gönülçelen Marki Sevdadan eli kırmızı Şair, yazar, ressam, oyuncu ve film yönetmeni Jean…