Portfolyo: Hayrettin Tunç

/

Gilles Mora (1998)’de Sokak Fotoğrafçılığı’nı şöyle tanımlar:

Sokak fotoğrafçıları modellerini rastgele veya sistematik gözlemci gibi açıkça veya gizlice fotoğraflayarak kısa anları takip eder…

Mora, sokak fotoğrafçısını hem doğru zamanda ve doğru yerde kayıtsız ve sebepsizce ve FLANEUR (Ne olduğunu bilmeden insanların yaşamlarını araştırma peşinde olan cidden meraklı ve yeni bir estetiğin potansiyel aracı gibi görmek isteyen kişi) olarak tanımlıyor…

Burada H.Cartier Bresson ve onun KARAR ANI’na da göndermede bulunmayı ihmal etmiyor.

Yine Willy Ronis:

Sokak fotoğrafçısı için; bir sokakta, bir kavşakta, bir markette uyumakta olan maceralar, görülenlerin hemen altındaki gizli güçler tarafından ortaya çıkarılmış maceralardır!… Çünkü bence büyük olay, hakiki ”GERÇEK YAŞAM” olan günlük yaşantıdır.

diyor.

Sokak Fotoğrafçılığının biçimsel olarak eğik, dalgalı, asimetrik, yakın çekim şeklindeki bakış açısının uygulanmasına ilişkin Ferguson‘un şu tanımlaması önemlidir!

Birçok fotoğrafçı sokakta şans anlarında bulunan eşsiz keşifleri aramaya devam ediyor.

Ben de: Empresyonist ressamların ışığını izleyen Sokak Fotoğrafı’nın Brassai, Doisneau ile başlayan, H. C. Bresson‘la zirveye ulaşan klasik dönemi ve sonrasında Eliott Erwitt ve William Klein‘le başlayan Çağdaş Sokak Fotoğrafı’nın bende yarattığı ilham ile sokakları arşınlıyorum!…

*************************************

İFSAK, kurulduğu günden itibaren tüm fotoğraf meraklılarının ürettiği etkili fotoğrafları, çarpıcı sergileri daha çok insana ulaştırmak için çabalamıştır. Sergiler, fotoğraf gösterileri, fotoğraf günleri, uluslararası yarışmalar bu çabaların sonuçları olarak ortaya çıkmıştır.

60. yılında İFSAK, bu çabalara bir halka daha ekliyor: Akılda kalan fotoğraflardan oluşturduğunuz güçlü portfolyolarınızı, daha çok fotoğraf meraklısına ulaştırmanız için, İFSAK Blog’un sayfalarını sizlere açıyoruz.

Yayınlanmasını istediğiniz portfolyolarınızı ifsakblog@gmail.com adresine (ziplenmiş halde) gönderebilirsiniz (Diğer koşullar için tıklayınız). Böylece fotoğraflarınız dijital olarak daha fazla fotoğraf meraklısına ulaşabilecektir.

60 yıldır olduğu gibi, bugün de Beraber Üretelim, Beraber Paylaşalım!

Yugoslavya göçmeni bir ailenin çocuğu olarak İstanbul'da doğdum.
Fotoğraf maceram Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi-Sinema Televizyon ve Fotografi Bölümünü kazanmamla başladı... ''Fotoğraf'' isimli kısa film benim diploma projemdi, 1992'de mezun oldum.
Üniversitede okurken İFSAK'ta fotoğraf seminerlerine katıldım. İlk analog SLR makinam 'Practica TL 1000' idi...
Pişmiş kelle ve Kırmızı Alarm dergilerinde karikatürist; Tele çizgi, Ella Prodüksiyon ve Animistik gibi Animasyon stüdyolarında uzun metrajlı çizgi film projelerinde ara ressam ve animatör olarak çalıştım...
Özellikle internet ve dijital fotoğrafçılığın gelişmesiyle ara verdiğim fotoğraf 2008'den sonra tekrar ilgi alanıma girdi...
2010'da 'Penfa fotoğraf' sergisinde ilk kez bir fotoğrafım sergilendi, daha sonra pek çok karma sergiye katıldım. İlk kişisel portfolyo sergim Anafod Fotoğraf Günleri kapsamında Türkan Saylan Kültür Merkezi'nde 2017'de gerçekleşti.
Uluslararası 5. Büyükçekmece Fotoğraf ve Uluslararası İfod fotoğraf yarışmalarında ''Suriyeli Meryem'' adlı fotoğrafım sergileme ödüllerine layık görüldü. İFSAK ve Anafod üyesiyim...
Fotoğrafta sokaktaki gerçekliğin hayatın peşinden koşmayı kendime misyon edindim, sokak ve portre fotoğrafı ilgi alanımda; William Klein, Gary Vinogrand, H.C.Bresson, Bruce Gilden, Vivian Maier ve Diane Arbus kendime örnek aldığım fotoğrafçılar...
Daha çok siyah-beyaz olmakla birlikte renkli fotoğraf da ilgi alanım içersinde; büyük bir heyecanla halen bu olguya karşı olan tutkumu araştırarak, öğrenerek kendimce sürdürüyorum.

Yorum Sayıları: 8

  1. pek sokaklara çıkamadığımız bu korona günlerinde, sizin güzel fotoğraflarınız ayrıca iyi geldi…
    teşekkürler.
    levent

  2. Çook teşekkür ederim Levent bey beni fazlasıyla onore ettiniz!..selamlarımla…

  3. Tebrikler. Anlam taşıyan, kendi şartları ve tıkanmışlığı sebebiyle bu günün sâdece estetiği ya da garipliği esas alamağı öne çıkarmış ve bunu da çağdaş sokak fotoğrafçılığı olarak dünyaya dayatan ve ülkemizde de taraftar bularak sokak fotoğrafçılığının ana akımı hâline gelen; istisnâları olmakla birlikte genellikle belki güzel ama özgünlükten ve ruhtan yoksun fotoğraflar çekilmesine sebep olan; genel olarak günümüzün “Batı tarzı sokak fotoğrafçılığı” olarak tanımlayabileceğimiz tarzın tuzağına düşmediğinizin belgesi olan fotoğraflarınız bahsettiğim sebeplerle çölleşmeğe doğru giden sokak fotoğrafçılığımızın içinde güzel, tatlı, serin bir vaha âdetâ. Bu vahanın kurumamasını ve benzer vahaların meydana gelmesine vesile olmasını diliyorum. Ziya Sefik Atun.

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

Son yazılar: Fotoğraf