Prof. Dr. Albert Eckstein: Bozkırın Sosyal Belgeselcisi

//

Prof. Dr. Albert Eckstein’ın biyografisi incelendiğinde; yaşamı boyunca uğradığı haksızlıklara rağmen, mücadeleci ve cesur bir şahsiyet karşımıza çıkar. Kendisi Birinci Dünya Savaşı’ndan övgülerle ve kahramanlıklarla çıkarken, Alman Nazi iktidarında üçüncü sınıf insan vasfına indirgenmiş ve memleketini terk etmeye zorlanmıştır. 1933 yılında kendisi gibi olan ve aryan ırka dahil kabul edilmeyen 52.000 Alman hekimden 9.000’ni (%17) fişlenmiş ve öncelikle kamuda çalışanları ihraç edilmişlerdir. 

Prof. Dr. Albert Eckstein savaşta göstermiş olduğu cesaret nedeniyle iki yıl kadar daha görevini koruyabilmiştir. Ancak kendisi de baskılara dayanamamış ve 1933 yılında Türkiye’ye göç etmeye başlayan 300 kadar akademisyene katılmıştır. Türkiye’ye göç eden akademisyenler üniversite reformu ile boşalan öğretim üyesi kadrolarında görev almışlar ve Atatürk’ün direktifleriyle genç Türkiye Cumhuriyeti’nin İstanbul ve Ankara’da bulunan akademik kurumlarının reform ve inşasında görev almışlardır. İkinci Dünya Savaşı’nın bitimiyle, Almanya’dan göç etmiş olan hekimlerin yaklaşık %5’i yeniden Almanya’ya dönmüş ve akademik çalışmalarına devam etmişlerdir (1).

Türkiye’de 1936 yılında İstanbul Üniversitesi öğretim üyelerinin üçte ikisi ve tıp fakültesi enstitü ve klinik şeflerinin 16’sı Almanya’dan gelen akademisyenlerden oluşmaktaydı. Atatürk’ün öngörüsü ile üniversitelerde bilimsel ve teknolojik gelişmeler ivmelenmişti (2, 3).

Prof. Dr. Albert Eckstein

Türkiye’deki Günler

Prof. Dr. Albert Eckstein ise Ankara Numune Hastanesi’nde Çocuk Hastalıkları ve Sağlığı bölümünde görevlendirilmiştir. Türkiye’de kaldığı süre boyunca Anadolu’yu defalarca dolaşmış, incelemelerde bulunmuş ve çocuk hastaları tedavi etmiştir (1, 2, 4).

1937 yılında başlayan gezilerinde İç Anadolu, Karadeniz ve Akdeniz Bölgelerini (Yozgat, Çorum, Samsun, Amasya, Sivas, Seyhan, İçel, Gaziantep, Niğde, Kayseri, Konya, Afyon Karahisar, Eskişehir vb.) ziyaret etmiş ve incelemiştir. Gittiği yerlerde mülki ve sağlık teşkilatlarının destekleriyle 50.000’in üzerinde çocuk muayene edilmiş ve kayıt altına alınmıştır (5, 6).

Kendisi Anadolu bozkır çocuklarının umudu olmuş, her fırsatta Anadolu’nun yoksul köylerinde yaşayan çocuklara ve ailelerine şifa dağıtmıştır. Ayrıca görmüş olduğu insanları ve Genç Cumhuriyetin Anadolusu‘nu fotoğrafları ile ebedileştirmiştir. Hatta çekmiş olduğu fotoğraflardan birisi çok beğenilmiş ve vermiş olduğu hizmetlere teşekkür edercesine kırklı yıllarda TC Merkez Bankası tarafından basılan 10 TL’lik banknotların üzerinde yerini almıştır (Görsel 1) (7, 8, 9, 10).

Görsel 1: Banknot

Prof. Dr. Albert Eckstein gezdiği Anadolu’da gördüklerini ayrıntıyla kaydedip, bilimsel mecralarda yayınlarken, son derece etkili fotoğraflar da çekmiştir. Kendisi Anadolu ile ilgili bir toplumcu belgesel çalışmanın temellerini atmıştır. Günümüzde fotoğrafları muhtelif sergilerde izleyicisine kavuşmuş, albümlerde ebedileşmiş ve hatta Cambridge Üniversitesi’nin Skilliter Centre for Ottoman Studies koleksiyonunda yer verilmeye layık görülmüştür.   

Prof. Dr. Yıldırım kendisi ile ilgili yorumunda şöyle söz eder;

40’lı yılların Anadolu şehirlerinde, köylerinde gezintiye çıktığımı hissettim, her çocuğun gözünde şimdiki çocukların gözlerini, her kadının bakışında analığın değişmez bakışını ve kadınlığın güzelliğini gördüm. Gülüşlerin içtenliği, bakışların derinliği beni benden aldı götürdü. Bu fotoğrafları köylerde, kasabalarda dolaşırken kendi çektiğim fotoğraflarla kıyasladım. Zamanın neler getirip neleri götürdüğünü gördüm, hissettim. Sevindim, üzüldüm, hislendim, ağladım… Eckstein’ın fotoğraflarının dönemin insan dokusunu ve Anadolu yaşamını bütün gerçekliği ve doğallığıyla yansıttığını, bu özelliğiyle Sabahattin Ali’nin öyküleri ile Fikret Otyam ve Ali Öz’ün fotoğraflarındaki tadın bir karışımı olduğunu hissettim adeta.

(Görsel 2) (10)
Görsel 2: Emziren anne

Prof. Dr. Albert Eckstein araştırmalarını çekmiş olduğu bu etkileyici fotoğraflarla güçlendirerek, tıpkı bir sosyal belgeselci gibi toplumsal değişikliklerin önünü açmıştır. Kendisi Ankara’da yeni sağlık kurumlarının açılmalarına ön ayak olmuştur. Çalışmalarından etkilenen genç hekimlerin çocuk sağlığı ve hastalıkları alanına meyil etmelerine vesile olmuştur. Bu genç hekimlerden birisi önemli bir şahsiyet olan, Anadolu gezileri sırasında karşılaştığı ve daha sonra yanında çalışarak çocuk sağlığı ve hastalıkları alanında uzmanlaşacak olan Prof. Dr. İhsan Doğramacı’dır. Yetiştirmiş olduğu gençler taşıdığı bayrağı devralmış ve ülkemizdeki ana çocuk sağlığı hizmetlerinin öncelikli bir alan haline gelmesine katkıda bulunmuşlardır (8, 9).

Almanya’ya Dönüş

Eckstein, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra, Türkiye’ye yerleşmesinin 14. yılında, kendisini göçe zorlayan memleketine geri dönmek üzere, Ankara Garı’ndan kalabalık bir dost grubu tarafından uğurlandı. Savaş sonrası Alman üniversiteleri kendisini davet etmek üzere yarışa girdiler ve nihayetinde altıncı teklifi kabul ederek Hamburg Üniversitesi’nde çocuk sağlığı ve hastalıkları profesörü oldu. Orada vermiş olduğu ilk dersi ise “Türkiye’deki Pediatrik Bakıma İlişkin Sorunlar” olmuştur. Sosyal hijyen ve sağlık bilimleri konusundaki sıra dışılığını ortaya koymuştur. Ancak Ankara’dan ayrıldıktan sonra üretimini sürdürememiştir. Altı ay sonra geçirdiği kalp krizi sonucu ebedi yolculuğuna çıkmıştır (5,8,11,12,13).

Prof. Dr. Albert Eckstein ve meslektaşları, çalışmaları ile Atatürk İnkılaplarını en iyi şekilde hayata geçiren kişilerden olmuşlardır. Savaştan yeni çıkmış olan bir ulusun geleceği olan genç neslin sağlıkla günümüze kavuşmalarına büyük katkı sağlamışlardır.

Kaynaklar:
  1. Würthner F. „Lebensgeschichten.net“ . Zur Person. Heinrich-Heine-Universität Düsseldorf. Erişim: lebensgeshichten.net . Erişim tarihi: 15.09.2020.
  2. Peppler L. Medical Migration between Turkey and Germany from the 1930s to the 1970s: The Establishment of a Transnational Professional Network. Erişim: remedianetwork.net. Erişim tarihi: 14.09.2020.
  3. Wiedemann, H.-. Albert Eckstein. Eur J Pediatr 153, 303 (1994). doi.org
  4. Akar, N.. “Albert Eckstein: a pioneer in pediatrics in Turkey.” The Turkish journal of pediatrics 46 4 (2004): 295-7.
  5. Kalyoncu AF. Anadolu Bozkır’ında bir Alman Profesör. Erişim: fikir.news . Erişim tarihi: 14.09.2020.
  6. Bahçıvan M., Bozkır Çocuklarına Adanmış Bir Yaşam, Dr. Albert Eckstein. Erişim: altinsehiradana.com. Erişim tarihi: 14.09.2020.
  7. Balcı C. Anadolu’da Bir Alman Doktor: Doktor: Albers Eckstein. Erişim: cumhuriyetciyorum.wordpress.com. Erişim tarihi:15.09.2020.
  8. Heinzelmann W. The German-Jewish paediatrician Albert Eckstein (1891-1950) exiled to Turkey: Pioneeringmodern paediatric care and social hygiene (health sciences) during World War II (Review article). SEEJPH2015, posted: 18 January 2015. DOI 10.12908/SEEJPH-2014-37
  9. Akar N., Bozkır Çocuklarına Bir Umut. Istanbul: Gürer Yayınları.2008,
  10. Yıldırım SV., Dr. Albert Eckstein ve Toplumcu Belgeci Fotoğrafları. Erişim: serbeststil.com. Erişim tarihi: 15.09.2020.
  11. Günay-Erkol Ç, Reisman A. Émigré Albert Eckstein’s Legacy on Health Care Modernization in Turkey: Two Generations of Students Who Have Made Major Contributions. Hygiea. 2008;7(1): 27-48.
  12. Akar, N., Reisman, A., & Oral, A. (2007). Albert Eckstein (1891–1950): modernizer of Turkey’s paediatrics in exile. Journal of Medical Biography, 15(4), 213–218. doi:10.1258/j.jmb.2007.06-54
  13. Akar, N. and Reisman, A. and Oral, A., Modernizer of Turkey’s Pediatrics: Albert Eckstein in Exile (March 29, 2005). Available at SSRN: or dx.doi.org

Prof. Dr. Hakan YAMAN, ANFAD (Antalya Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği), Sille Sanat Sarayı, İFSAK ve FIAP (FEDERATION INTERNATIONALE DE L’ART PHOTOGRAPHIQUE) üyesidir. AFIAP (Artist de FEDERATION INTERNATIONALE DE L’ART PHOTOGRAPHIQUE) ünvanına sahiptir. Işıkla Boyama Dünya Birliği’nin (LPWA-The Light Painting World Alliance) ilk Türkiye temsilcisidir. DepoPhotos kolektifinin üyesidir. Uluslararası Sanat Eleştirmenleri Derneği Türkiye Şubesi (AICA-TR) üyesidir.
Üyesi olduğu derneklerde karma sergilere katılmış, sunumlarda bulunmuştur. Science Citation Index-Expanded ve Scopus gibi uluslararası bilimsel veri tabanlarında taranan, bilimsel hakemli dergilerde yayınlanmış fotoğraf ve sanat ile ilgili yayınları mevcuttur. Fotoğraf dernekleri yayın organları yanı sıra Milliyet Gazetesi’nde blog yazarıdır. Ağırlıklı olarak Belgesel fotoğrafçılık ve Sokak Fotoğrafçılığı ile ilgilenmektedir. Hekim olması nedeniyle fotoğrafın tıbbi boyutu ile ilgili araştırmaları sürmektedir. Evli ve 1 çocuk babasıdır.

Yorum Sayıları: 4

  1. Sayın Hocam araştırmalarınız fotoğraflarınız ve hekimliğiniz bizlere ve gençliğe ışık tutacaktır. Sizi kutluyorum. Çalışmalarınızda başarılar diliyorum. Selam ve saygılar.

  2. Sn Yaman araştırmalarınız hekim olarak bubtarafından resimledikleriniz takdire şaayadır başarılarınızın devamını diler saygılarımı sunarım

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

Son yazılar: Belgesel Fotoğrafçılık

Sabine Meyer

Geriye kalan her şey önemsizleşiyor “Everything else pales into insignificance” Sabine Meyer İFSAK Blog görsel kültür…

Fototerapinin Öncüsü: Jo Spence

Fotoğraf  insanoğlunun deneyimlerini ifade etmek için kullandığı güçlü bir duygusal araç olagelmiştir. 19. yüzyılda fotoğrafın icadından…

Post Belgesel Fotoğraf

Belgesel Fotoğrafın Değişen Sınırları Geleneksel belgesel fotoğrafın ardılı olan post belgesel fotoğraf, öncelinin ontolojik ve epistemolojik…