Tanımlara Sığmayan Sophie Calle

/

Bu yazı, İFSAK Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları Grubu‘ndan Tülin Safi tarafından hazırlanmıştır.

*****************

Sophie Calle Fransa’nın en tanınan çağdaş sanatçılarındandır. 

Fotoğraf, yazı, enstalasyon, videonun bir arada olduğu kavramsal işler yapar. Çalışmaları rastlantısal kısıtlarla belirlenen Calle, gerçekliğin çok boyutluluğu ve kişiselliği fikrinden yola çıkan 60’ların “Oulipo” edebiyat akımından esinlenir. Kendisini bir hikaye anlatıcısı olarak tanımlar. Kişisel yaşamını sanata dönüştürür, mahremin sınırlarını zorlar.  Bu durum onu farklılaştırırken, başkalarının özelini kamulaştırmasıysa eleştirilerin hedefi olmasına neden olmuştur. Bakan ve bakılan konumunda bireyin izlerini arar. İnsanın kırılgan doğasını araştırır. Özneler arası etkileşimi ve olasılıkları çalışırken ilişkilendiği katılımcıların da çalışmalarının bir parçası olmasını talep eder. Gerçeklik ve kurmacanın sınırlarının iç içe geçtiği bir yerden ele alır projelerini.  

Yazar Paul Auster, Leviathan romanındaki Maria karakterini oluştururken Calle’den esinlenmiştir. Kitapta Auster Maria’dan şöyle bahseder: 

Maria bir sanatçıydı, ancak yaptığı işin genelde sanat diye tanımlanan nesneler yaratmakla ilgisi yoktu. Kimi onu fotoğrafçı olarak tanımlıyor, kimi kavramcılık felsefesini izlediğini söylüyor, kimi yazar olarak görüyordu, fakat bu tanımlamaların hiçbiri onun yapısını tam olarak yansıtmıyordu. Maria’nın belirli bir tanıma sokulabileceğine inanmıyorum. Yaptıkları böyle bir tanıma oturmayacak kadar çılgın, fazlasıyla dürtülere ve özel durumlara bağlı, belli bir öğretiyle bağdaştırılamayacak kadar kişiseldi. Aklına bir şey takar, projeler yapar, ortaya galerilerde sergilenebilecek şeyler çıkardı, ama bunlar sanat yapma isteğinden çok, saplantılarını, tutkularını içinden atma, yaşamını gönlünce yaşama isteğinden kaynaklanırdı.

Levıathan- sayfa 78

Kendisiyle yapılan söyleyişilerde, şans eseri sanatçı olduğundan bahseder. Sanat koleksiyoneri ve doktor olan babasından harçlık almak, onun gözüne girmek için üniversitede sosyoloji bölümüne kaydolmuştur. Yarım kalan üniversite eğitimi ve uzun seyahatlerden sonra Paris’e döndüğünde bir boşluğa düşer Calle. Sokakta rastgele seçtiği kişileri tüm gün fark ettirmeden takip ederek oyalanır, onların fotoğraflarını çeker, gün sonunda onlarla ilgili hikayeler yazar. Bu dönemde takıntılı bir biçimde izlediği bir adamın peşinden Venedik’e kadar gider ve ilk çalışmalarından “Suite Vénetienne” işi ortaya çıkar. Buradan esinlenerek ileriki yıllarda annesinden kendisini takip etmesi için bir dedektif tutmasını ister. Ancak dedektifin kim olduğunu ve ne zaman iş başında olacağını bilmek istemez. Böylece farkında olmadan, izlenerek çekilmiş pek çok portresi olur. Bir çeşit başkasının gözünden kendine bakıştır bu çalışma. Metinler ve projeler arasılık, onları dönüştürmek sevdiği ve sıklıkla başvurduğu yöntemlerdendir.

Sanatçı olarak adı “The Sleepers” çalışmasıyla duyulur.

Bir hafta süresince, 28 kişi, en uzun 8 saat kalarak Calle’in yatağında uyurlar. Arkadaşları ve hiç tanımadığı kişilerdir yatağını paylaştıkları. Calle saatte bir onların fotoğraflarını çeker, konuşmalarının bir dökümünü yapar ve sonunda katılımcılar onun hazırladığı bir anketi cevaplandırırlar. Uyku öncesi ve uykudaki hallerdir konu edilen. Yıllar sonra buradan esinlenerek “Room with a View” isimli performansı gerçekleştirir. Bir gece boyunca Eyfel Kulesi’nde yatak odası olarak düzenlenen bir alanda onu tek tek ziyaret eden insanların hikayeler anlatarak kendisini uyutmamalarını ister. 

Ses getiren projelerinden “The Hotel Room, No.28”de Venedik’te bir otelde kat görevlisi olarak iş bulur. Temizlemek amacıyla girdiği otel odalarında müşterilerin kişisel eşyalarını fütursuzca karıştırır, eşyaların ve odaların fotoğraflarını çeker. Geride bıraktıkları izler ve eşyaları üzerinden müşterilerin kurgu hikayelerini oluşturmaya çalışırken yaptığı bir anlamda günlük yaşamın arkeolojisidir. 

En fazla polemik yaratan çalışması “The Adress Book”ta sokakta bulduğu bir adres defterini fotokopisini çektikten sonra sahibine geri gönderir. Defterdeki izlerden ve isimlerden bunun bir erkeğe ait olduğuna karar verir. Adamla tanışmak yerine defterde kayıtlı kişilerden görüşmeyi kabul edenlere, adamın fiziksel özelliklerini ve onun hakkındaki düşüncelerini sorarak adamın görsel ve yazılı bir portresini oluşturur. Bu çalışma yazı dizisi olarak Libération gazetesinde yayınlanır. Defter sahibi durumu fark ettiğinde mahkemelik olurlar. Adam özel yaşamının ihlal edilmesine karşılık olarak, sanatçının çıplak bir fotoğrafının gazetede yayınlanmasını talep eder ve anlaşırlar. Vardıkları uzlaşmaya göre ayrıca adam yaşadığı sürece kitabın yayınlamayacağına dair söz verir Calle. Kitap ancak yıllar sonra yayınlanır. Bu proje sırasında mahremiyet sınırlarını aştığı gerekçesiyle çok eleştirilir. Calle, çalışırken zaman zaman suçluluk duyduğunu söylese de, heyecanının daha baskın olduğunu itiraf eder.

Çıplak fotoğraf mevzusu ise Paris’in Pigalle bölgesindeki gece kulüplerden birinde striptizci olarak çalıştığı ve fotoğraflar çektiği, sonrasında kitap olarak yayınlanan çalışması “The Striptease”den bir fotoğrafın kullanılmasıyla hallolur. Aylarca çalıştığı gece kulübünden dansçı kadınlardan birinden dayak yediği için ayrılmak zorunda kalmıştır. 

Bir gece New York’ta bir barda, şair Greg Shephard ile tanışır. Ondan hoşlanır. İkisinin bu karşılaşma ile ilgili niyetleri farklıdır. Calle, Shephard ile New York’tan California’ya arabayla seyahat etmek isterken, Shephard film çekmek ister. Yolculukları dokuz ay sürer. İkisi de yolculuğu ve aslında sevgisizliği filme alırlar. Sorunlu, zoraki ilişkilerine ve filme renk katsın diye Las Vegas’ta evlenirler. Aslında Greg bir başkasına aşıktır. Sophie bunu arabada koltuğun altına gizlenmiş bir torbanın içinde diğer kadına yazılmış mektupları bulunca öğrenir. İlişkiden geriye “No Sex Last Night” isimli yol filmi kalır.

Bir başka ilişkisinden “Take Care of Yourself” projesi çıkar.

Calle e-posta ile sevgilisi tarafından terk edildiğinde mesajın son cümlesidir: “Kendinize iyi bakın.” Soğuk, herhangi bir kişiye söylenebilecek bu mesajı çok farklı mesleklerden 107 kadına okutur. Bu esnada yüz ifadelerini ve yorumlarını kaydederek durumu tiye aldığı bir proje hazırlar. Bunun ayrılık acısını hafiflettiğini söyler. Bu çalışma Fransa adına 2007 yılında Venedik Bienali’nde sergilenir. 

Sonraki yıllarda algı ve görüntü üzerine odaklanır. Görme yetisini kaybedenlerin anımsadıkları son görüntüyü sorduğu ve bulanık karelerden oluşturduğu bir fotoğraf serisi ortaya çıkar. Bir başka çalışmasında İstanbul’da yaşayıp hayatı boyunca deniz görmemiş kişilerin denizle ilk karşılaşmalarındaki duygularını, yüz ifadelerini filme alır. Bu iki çalışmayı “For the First and the Last Time” ismiyle bir arada sergiler. Yine görme özürlülere güzellik kavramını sorup fotoğrafladığı “The Blind” isimli başka bir çalışması vardır. 

Projelerinin pek çoğunu önce sergilemeyi, duvarda görmeyi istediğini sonra kitaba dönüştürmeyi tercih ettiğini söylüyor. Türkçe’deki tek kitabı 2002’de YKY tarafından yayınlanan New York Kullanma Kılavuzu’dur. Kitabın “Gotham Handbook” isimli bölümü Paul Auster ile geçmişteki ortak çalışmalarının bir devamı niteliğindedir. Bu kitapta ayrıca The Hotel ve The Address Book kitaplarından bölümler bulunmaktadır.

Projeleri saymakla bitmeyen sanatçıdan The Guardian’daki bir makalede “duygusal kirli çamaşırların Marcel Duchamp’ı” diye bahsedilmiştir. Kesin olan Calle’in, sonuna kadar yaşamın hakkını vermiş, benzersiz bir kişilik olduğudur.  

IFSAK Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları Grubu (Ezberbozan) olarak 2019 yılı Mart ayındaki kuruluşumuzdan bu yana, toplumsal cinsiyetin farklı temsillerini, fotoğraf ve sinema ile ilişkili olarak ele alan çalışmalar yürütüyoruz. Bu çalışmalarda hem fotoğraf üreten kadın ve LGBTIQ bireylerin görünürlüğünü destekliyor, hem de toplumsal cinsiyet alanında yürütülen çalışmaları görünür hale getirmeyi amaçlıyoruz. Bir yandan alanında deneyimli danışmanlarla birlikte fotoğraf projeleri yürütürken bir yandan da toplumsal cinsiyetin farklı boyutlarını ele alan, fotoğraf ve sinemaya gönül verenler için tartışma alanları açmayı hedefleyen etkinlikler yapıyoruz.

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

Son yazılar: Fotoğraf

Gestalt Kompozisyon İlkeleri

(Fotoğrafta Kompozisyon – Gestalt yaklaşımı) Bu yazımızda, “Fotoğrafta Kompozisyon” konusuna Gestalt ilkeleri ile yaklaşacağız. Gestalt, Alman…