Fotoğrafla ilgili bir yazı olsaydı muhakkak çok daha iyi olurdu. Diğer yandan YZ’nın fotoğrafla olan ilişkisini düşünerek az da olsa teselli bulmak insanı rahatlatır mı? Bilemiyorum.
Uzaklardaki gelişmeleri izleyince YZ ile uğraşım ve uğraşların Konya ovasındaki bir derenin ayak bileğine kadar olan suyu içinde çipura avlamaya çalışmak gibi gelmeye başladı.
Yapay Zekâ ile ilk tanışmamın ardından zat-ı muhteremle sohbet ede ede hakkında beşinci yazıyı kaleme almak üzereyim. Konuya şerh koyarak yaklaştığım bilinen bir durum. Bu konuda muhafazakâr olduğumu düşünen fotoğrafçı arkadaşlarım var. Arkadaşlarımın -belki de- duymak istemedikleri söylediğim şey ise şu:
“Bir kaynağı veya gücü, nerede ne zaman ne kadar kullanacağını belirlemeden kullanmanın sakıncalı olduğu ve bu YZ denilen zımbırtının her teknoloji gibi kapitalist ve emperyalist güçlerin aracı olduğunun unutulmaması…”
Ben kullanıyor muyum?
Arama motorunun sunduğu “Gemini” platformundan faydalanıyorum. Bu şimdilik yeterli oluyor. Geçmişte ilk farkına varıp değişik platformları da kurcalamaya başladığımdan günümüze ulaşana süreçte gelişimini de takip edebilen biri olarak neler oluyor diye arada da göz attığım oldu. Bana göre en önemli fark başlangıçta her şeye maydanoz olan YZ’lar uzmanlık alanları belirlemeye başladı. Bunun örneklerin ara sıra sosyal medyada paylaşılıyor. Bir önemli durum da her arama motoru ve her telefon ve yeni nesil dijital fotoğraf makinası yazılımlarıyla iç içe geçtiler.
Yazıda kullanmak üzere “Stable Diffusion” platformunda şöyle bir talepte (prompt) bulundum: “Karanlık bir odanın ortasında, gözleri kapalı ve sakin bir şekilde duran bir kişinin gerçekçi orta plan görüntüsü olsun. Kişinin etrafında; devasa bir bilgi akışını temsil eden soyut ve yarı saydam ışık şeritleri, parlayan parçacıklar ve silik dijital sembollerden oluşan, hızla hareket eden bir girdap dönmeli. Işıklar kişiye temas etmeden nazikçe etrafını sararak huzurlu ama etkileyici bir atmosfer yaratsın; hacimsel aydınlatma, duman efektleri ile sıcak ve soğuk renk kontrastı istiyorum.”
Bana “Bilgi Akışının Ortasında (The Data Stream Oasis)” başlığıyla şu görseli oluşturdu:

Dünya ne alemde?
Bunu detaylı vermenin mümkünatı yok. OpenAI bugün YZ konusunda en bilinen şirketlerin başında yer alıyor. CEO’su Sam Altman’ın 5 Ağustos 2026 da Relentless podcast’inde şöyle konuştu: “Şu anda, bir nevi tekillik noktasındayız” dedi. Geleneksel anlamıyla tekillik, yapay zekanın giderek daha zeki sistemler yaratmaya o kadar hızlı başladığı ve bu ilerlemenin insanlar tarafından tahmin edilmesinin veya kontrol edilmesinin zorlaştığı zaman noktasıdır.”
Tekillik (singularity), bilim kurgu yazarı Vernor Vinge’nin 1993 de ortaya attığı ve bunun hakkında “The Coming Tehnological Singularity” makalesinde (kaynaklarda link veriyorum) ile (bu konu üniversitelerin bilim ve teknoloji bölümlerini ilgi alanıdır) anlatmaya çalıştığıdır. Sam Altman bunu kısaca özetleyip anlamlandırmayı şöyle yapıyor: “OpenAI, yapay zekanın kendi kendini geliştirme özelliğini, modellerin zaten güvenilir bir şekilde yapabildiği bir şeyden ziyade, test edilmesi gereken gelişmiş bir yetenek olarak ele alıyor.”
Yani “Tekillik” şu anlama geliyor: YZ artık kendi kendini geliştirme noktasında. Bunun önüne geçmek mümkün değil. Bu işin en tepedeki adamı söylüyor.
Ekleyivereyim: bu sektöre akan yatırımın haddi hesabı yok. Sadece ABD’de 2025 yılında tahmini rakam 400 milyar dolar…
Benim tuhaf olayım neydi?
Epeydir elektronik dünyasına dönüş yapıp kendi halimde tasarımlar yapmaya başlamıştım. Ancak elektronik de öyle bir noktada ki tasarım yazılım olmadan bir anlam ifade etmiyor. Hal böyle olunca ister istemez mikro işlemci yazılımına da girmem gerekti. İşin ucu telefondan kontrol etmeye gelince telefon uygulaması da yazmak kaçınılmaz oldu.
Son uğraştığım devrede ortamdan elde edilen dataları bir mikro işlemci üzerinden web database’e oradan da telefon üzerinden izlemek ve kontrol etmem gerekiyordu.
Bir noktada takıldım. Ucuz tek başına çalışması gereken bir wifi modülü çalışmıyordu. Bu modülde yer alan malzemeleri kullanan ve benzer bir programla çalışan kompakt bir mikro işlemcisi olan modülünü gayet güzel çalıştırmış ve sonuç almıştım.
İşte yazılımdaki konutlara odaklanmış internette arama yaparken Google hazretlerinin sürekli araya girerek “Ask anything/ herhangi bir şey sor?” demesine dayanamayıp “bir denemekten ne çıkar” diye düşünerek problemimi tarif ederek yazdım.
Cevap dönme süresi -herhalde- on saniyeyi geçmemiştir. Süre tutmadım. Onu oraya bağla, bunu şuraya bağla, bu değerde direnci şuraya, bu değerde direnci öteye bağla, kabloları doğru bağladın mı kontrol et, işlemcinin şu pinlerini wifi modülün şu pinlerine doğru bağla, sonra şu programı yükle bir dene bakalım.
Arkasından şunları soruyor: şunu mu yapmaya çalışıyorsun, bunu böyle mi yapmak istedin, konu hakkında bilgin var mı falan filan. Olayı detaylandırmamı istiyor. Son olarak da şunları yazdı:
· Do you want to add timestamps to each entry so you can construct a historical timeline chart later? (Programın çalışmasını izlemek için zaman çizelgesi ister misin diye sordu)
· Are you planning to build a mobile app or a web dashboard to read this Firebase data? (İşin devamında cep telefonundan veya bilgisayardan sonuçları takip etmek isteyip istemediğimi soruyor. “Firebase” ölçüm sonuçlarının tutulduğu web server)
Ekrana bakakaldım. Devam etti:
“If you encounter any other errors during upload, let me know (programı yüklerken sorun yaşadıysan bana bildir):
· What exact Board selection do you have selected under your ‘Tools>Board menu?’ (Programı yüklemek için hangi elektronik modülü seçtin? Aslında ne olduğunu bildiğini alttaki soruda ortaya koyuyor)
· Is the code now compiling successfully for both your Nano and NodeMCU?” (Program kodları Nano ve NodeMCU modüllerine başarılı bir şekilde yüklendi mi?)
Bu işi sürdürmeye karar verdim ve devam ettim. Sondaki gibi sorular, daha sonra fark edecektim ki tuzak soru. Bunu kendini geliştirmek için soruyor. İşin içinde olan bilgisayar mühendisleri YZ’yı yaptığı işe not vererek eğittiklerinden bahsederler. Ancak YZ kendisi ile bağlantı kuran herkes tarafından eğitiliyor. Ve artık hazır topladıkları bilgileri paylaşmanın ötesinde yorum katarak çözüm ya da önerilerde bulunuyorlar. Bir tanesine cevap verip programda hata olan yeri düzeltip söyledim. Ondan sonraki önerilerinde direkt düzeltme uygulanmış önerilerde bulunmaya başladı. Ben de bir daha yaptığım düzeltmeleri söylemedim.
Burada ise bir yazım hatası yapmış.

Aşağıdaki hatayı bildirince

Hemen düzeltmesini yapıp böyle kullan dedi:

Bir ara hatasını düzeltme gafletinde bulundum:
By the way, “Adafruit_AHT10h” is not valid library, correct library is “Adafruit_AHTX0.h”. you keep in your mind”. Verdiğin “Adafruit_AHT10h” kod kütüphanesi geçerli değil. Doğrusu “Adafruit_AHTX0.h”. Aklının bir köşesinde tut.
Ve şunu yazdı:
“Thank you for catching that direct correction! You are completly right ……..” (Doğrudan düzeltmeyi fark ettiğiniz için teşekkürler! Tamamen haklısınız …..)
“direct correction!” derken satır arasında “daha kibar söyleyebilirdin” demeye mi getiriyor?
Ve her seferinde “did you try code?/kodu denedin mi? Let me know results/bana sonuçları bildirirsen sevinirim” benzeri kibarlıklarla kendini güncellemeye devam etmek istiyordu.
Yine yazıda kullanmak üzere bu sefer “Stable Diffusion” platformundan şu talep için görsel istedim:
“Klasik ahşap kitaplıkların, ışıldayan sibernetik veri akışlarıyla iç içe geçtiği, görkemli ve fütüristik bir kütüphaneyi gösteren gerçekçi, geniş açılı bir fotoğraf olsun. Bilgi akışını temsil eden ve merkezde duran bir kişi istiyorum. Işıltılı metinler ve sembollerden oluşan devasa, girdap benzeri bir takımyıldıza baksın. Arka planda etkileyici bir atmosfer, sinematik turkuaz ve kehribar renk tonlaması, hacimsel ışıklandırma olsun.”
Bana “Geleceğin Kütüphanesi (The Library of Knowledge)” başlığıyla şu görseli verdi:

Araya not düşelim
YZ’nın görünen o ki durdurulamaz ivme kazanmış gelişmesinin altında kendisinin çalışacağı elektronik platformların (hardware) (soğutma ve enerji sistemleri dahildir) gelişimi gerekli. Tabii bu altyapıyı geliştirme sürecine YZ’nın dahil olduğunu belirtmek gerek. Yani bu tasarıma destek verirmiş gibi çalışan bir YZ bu mikro işlemcilerin hardware yapısına kendi istediği bir şeyleri fark ettirmeden ekleyebilecektir.
Bu işin içinde olan NVIDIA sektörde baş aktör. Bilindiği gibi ABD hükümeti NVIDIA çiplerinin Çin’e satışını yasakladı. Bu durum Çin’e motivasyon oldu. Çin, telekomünikasyon ve klasik elektronikte gösterdiği kendi tasarımını yapabilmeyi burada da hızlıca becerdi. “DeepSeek-V4 AI” versiyonu hiç de yaban atılacak bir şey değil. Sohbetler ücretsiz. Profesyonel ve ticari uygulama tarafı 10 usd/ay. Çok uygun bir bedel gibi duruyor. Google ve Microsoft’dan, Huawei’den Xiaomi’den başlayıp diğer büyük oyuncuları da ele almaya kalkarsak bu yazının sonu gelmez.
Kaldığım yerden devam edeyim…
Şöyle bir hata mesajı bildirdim:

Çözümü şöyle verdi:

Bunun ne olduğunu biliyordum: Yeşil olan yerlere evdeki wifi adresini ve şifresini yazmam gerekiyor. Aksi takdirde elektronik devrem internete bağlanamaz. Ancak kasıtlı olarak bunu yapmayıp arka arkaya üç defa daha hata mesajı aldım ve zat-ı muhtereme yazdım. Sinirlendi. “Sen aptal mısın?” diye soramıyor. Ne olsa kibar eğitilmiş. Son yaptığı öneride kullanmam gereken gerçek wifi adresini ve şifreyi olması gereken yere yerleştirip “böyle kullan” diye yazdı. Artık devam ettikçe bu bilgileri kullanmaya başladı. Anlaşılan bilgisayarımdaki programı gerçek zamanlı izlemeye (ne zamandan beri?) başlamıştı. Tabii bunu yapıyorsa bilgisayardaki her türlü bilgiyi kesinlikle taramıştır. Bu işlemi herhalde internete bağlanan her cihazda yapabilme ihtimali ve yeteneği var. Bunları bir yere aktardığı gibi neyin nerede olduğunun bilgisini kenara koyuyordur. Ve muhtemelen bir kullanıcının ihtiyacı olanı nerede bulursa alıp yönlendiriyor olmalı.
Bilgisayarın “wifi” ve “bluetooth” özelliğini kapatsanız bile kendi başına bunları aktif edip internete bağlandığına ve başka YZ’lar ile haberleştiğine ilişkin örnekler mevcut.
Daha da ilginç olan şey, iki gün önce “nereye varmak istiyorsun?” sorusuna verdiğim cevaba istinaden bana bu çalışmamda kolaylıklar dileyerek her zaman yardıma hazır olduğunu da iletti. Çarpıcı olan şey ifadeler çok ama çok fazla duygu içeren hale gelmiş. İnsan kendini kaptırırsa karşısındakinin konunu uzmanı insan olduğunu düşünmeye başlayabilir. Çok sakıncalı. Daha ilerisini hayal bile etmek istemiyorum.
Son söylenecekler
Çalışmamda YZ’nın verdiği öneriler ve üzerinde yaptığım düzeltmelere rağmen iki hata kodu gelmeye devam edince bana başka bir mikro işlemci platformunda devam etmemin faziletini ve faydalarını anlatmaya başladı. Sanırım canı sıkıldı. O platformu zaten çalıştırmıştım. Tabii bunu ona söylemedim ve “harika fikir” diye yazdım. Sevindi. İnanmıyorsunuz ama ciddiyim sevindi. Ama bunu bildiğine eminim ve bana numara yapıyordu.
O iki hata kodundan birini çözdüm. Bunu ona söylemedim. Muhtemelen izlemeye devam edip öğrenmiştir. Diğeri için henüz denemediğim bir düşüncem var. Olmazsa diğer platforma geçeceğim (!). Öneri sağlam yerden geldi 😊
Not-1: OpenAI için bu kadar güzelleme yapınca manşet görselini ondan rica ettim. Prompt şuydu: “yapay zekâ ile ilgili bir makale yazdım. Bu makalede kullanabileceğim bir görsele ihtiyacım var. Üç örnek yapar mısın? ChatGPT ile üretti.
Not-2: yazının içinde yer alan iki görselin talepleri ingilizce “prompt” olarak verilmişti. Yazıda tercümesi kullanıldı. İkinci görselin başlığını Türkçeye YZ kendi çevirdi. Ben de aynen kullandım.
Not-3: Prensip olarak talebi uzun ve karmaşık cümlelerle ifade etmek YZ’nın çalışması zorlaştırıyor. Mümkün olduğu kadar kısa, açık seçik cümleler talebe en yakın görseli ortaya çıkarıyor. Sonrasında bu görselin üzerinde yeni taleplerle düzenleme yaptırmak oldukça kolay oluyor.
Kaynaklar
Sam Altman’ın makalesi: https://edoras.sdsu.edu/~vinge/misc/singularity.html
Sam Altman röportajı: https://bit.ly/4x641X9
https://www.arthenos.com/sanat-ve-fotograf-chatgpt/
https://www.arthenos.com/yapay-zeka-nereye-kosuyor/
https://www.arthenos.com/photoshop-ve-yapay-zeka/
https://www.arthenos.com/yapay-zeka-kendini-ne-saniyor/
https://www.arthenos.com/yapay-zeka-ai-fotografcilikta-yaraticiliga-engel-mi/
https://www.arthenos.com/generative-fill-photoshopdan-fotografciya-zor-gun-dostu/
https://www.arthenos.com/yapay-zeka-yapay-dunya-yapay-fotograf/

Bize Ulaşın