Fotoğraf: ©Inge Morath / Saul Steinberg / 1962

Çizginin Tuhaf Tipleri

//

Çizmek var olmak demektir, çizebilmek ise özgürlük… Daha sözcükleri öğrenmeden, çizgilerle ifade etmeye çalışıyoruz kendimizi. Ve yıllar sonra noktaları birleştirirken; beliren şekiller üzerinden yolculuklara çıkıyor, tanıdık bir evrenin sorularına gereken yanıtları veriyoruz.

Çizgiler, dünya sanatını etkileyen birçok ressam için resmin yalnızca desen gibi bir alt kategorisi değil, ta kendisi olmuştur. Çizgilerin ehil ellerdeki güçlü kullanımı, koca bir resim geleneğinin yazgısını da belirlemiştir. Çizgiler, usta kalemlerle, dinlemeye doyamadığımız masallara dönüşmüştür, çizgi romanlarda, karikatürlerde…

Karikatürün ana maddesi üzerinde derin anlamları taşıyan çizgidir. Ekonomik bir tanımla; “çizgiyle -bazen kara da olsa- mizah” yapma sanatı diye açıklayabiliriz karikatürü. Alt yazı ve konuşma balonlarının olmadığı yerde ise yalnızca kendine has “lâl” ifade gücünü kullanır. Bu nedenledir ki komik savıyla çizilen birçok karikatüre gül(e)mediğimiz için, düşündüren karikatürler daha fazla ilgi çekmektedir. Televizyonların haber programlarında bir sonraki haberin spotlarını göstermeleri ya da gelecek programları defalarca izlettirmelerinin yarattığı tembelliğe rağmen, bizler hâlâ tuhaf bir merakla, çizgilerin bize neyi anlatma derdinde olduğunu bilmek istiyoruz.

Bugünkü “çizgi” kahramanımız, Romanya doğumlu olan Saul Steinberg. Kendisi, hayal dünyasının tuhaf tiplerini önce Amerikan halkına, sonra da tüm dünyaya benimseterek büyük bir ün kazandı. Aslında onun tiplemeleri, yaşamın birer sevimli-komik röntgeni gibiydi. Sanki insanlar birbirlerini, hatlarını belirleyen çizgileriyle görüyor ve seviyorlardı.

Saul Steinberg’in kahramanlarının çoğu, telefonda konuşurken yaptığımız karalamalardan yola çıkarak yaratılmış gibidir. Kendisinin Romanya’da aldığı psikoloji ve sosyoloji eğitiminin üzerine, bir de İtalya’da mimarlık eğitimi eklenince halka tamamlanmış ve kehanet gerçekleşmiştir. Steinberg’in çizgi adamları, Transilvanya’nın nemli dehlizlerinde, yüzyıllardır içlerinde yattıkları tabutların kapaklarını aralamışlar ve yeryüzüne yayılmışlardır. Ve The New Yorker dergisi, yaratıkların dünyaya açıldıkları geçit olmuştur.

Magnum’un ünlü fotoğrafçılarından Inge Morath, Saul Steinberg ve arkadaşlarını 1962 yılında (ki Steinberg 48 yaşındadır ve fotoğraftaki üç erkekten biridir.) bir toplantıda saptamıştır. Toplam yedi kişidirler, çizginin iki boyutlu dünyasıyla köşekapmaca oynayan… Özel günlerden biri gibidir; erkekler kravatlı, kadınlar oldukça şıktır. Kimin Steinberg olduğunun hiç önemi yoktur.

Her şey çok olağan gözükmektedir. Steinberg’in sevdiği dostları, yarattığı tiplerle iç içe geçmiş; çizginin dünyası, gerçek yaşamla birleşmiştir. Yadırganacak hiçbir şey yoktur. Her zaman yaptığı gibi Steinberg, yine konuk ağırlamaktadır ve hepsinin başında, üstlerine yüzler çizilmiş kesekağıtları vardır. Onlar, bir deklanşör sesiyle başlayacak ve bitecek töreni beklemektedirler. Rahattırlar; ne gerilecek dudakları ne kırpılma olasılığı olan gözleri ne de kendilerini belirleyecek yüz çizgileri vardır. Zamanın yargısı karşısında, hiçbir zaman göremeyeceğimiz ifadeleriyle, önlerinde duran ânı susarak ele geçirmeye çalışılmaktadırlar.

O gece bir Inge Morath fotoğrafı için özel hazırlanan kesekağıtları şimdi ne olmuştur, bilinmez. Birer kirli hamburger paketi gibi, çekim bittikten sonra aceleyle buruşturulup çöp kutusuna mı atılmıştır; yoksa gecenin anısı olarak saklanmış mıdır? Ama tek bildiğimiz, bir gün gerekir diyerek özenle sakladıkları pozları, fotoğraf çekilirken, kesekağıdının içinden soğumuş birer kestane gibi çıkarıp yüzlerine geçirmiş olmalarıdır: Bundan sonra hepsi birer karikatür olarak hatırlanacaklardı.

Çizgiler, çocukluğumuzda bakkaldan nedensiz bir ürkeklikle tek tek satın alınan çizgisiz kağıtlara, pahalı defterlerden daha çok yakışmıştır. Neden bilmem, benim “Şeker Adam”ım, başında şapkası, ağzında dumanı tüten sigarasıyla, neredeyse doku oluşturacak sıklıkta çizilmiş yatay çizgilerden oluşan ve uykularımın damdan uçtuğum günlerinde beni hiç yalnız bırakmayan bir çizgi kişilikti. Çağırsam, hap gelecek gibiydi.

Çizginin büyük ustası Steinberg, dünya karikatürünün hep çizgi dışı sanatçılarından biri olarak kalmayı bildi. Şimdi onun kahramanları, müzelerin ve özel koleksiyonların vardiyalı bekçiliğini yapmayı sürdürüyor.

Fotoğraf: ©Inge Morath / Saul Steinberg / 1962

1963 yılında İstanbul’da doğdu. M.S.Ü. Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğraf Ana Sanat Dalı’nı (Lisans) 1985, Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Fotoğraf Ana Sanat Dalı’nı (Yüksek Lisans) 2001 yılında bitirdi.

Farklı konularda yayınlanmış 15 kitabı bulunan Merih Akoğul, Türkiye’de ve dünyanın çeşitli ülkelerinde 30’un üzerinde fotoğraf sergisi açtı, grup sergilerine katıldı. Fotoğraf sanatı ve kuramı konularında çalışmalar yaptı. Seminer, sempozyum ve açıkoturumlara katıldı, bildiriler sundu, paneller yönetti, seçici kurullarda yer aldı. Reklam sektöründe yazar olarak çalıştı. Çeşitli özel kurumlarda eğitmenlik, özel radyolarda kültür, sanat ve caz programları, televizyon programlarında sanat danışmanlığı yaptı.

Edebiyat, fotoğraf kuramı, plastik sanatlar ve klasik ve caz müziği üzerine yazıları ve eleştirileri birçok gazete ve dergide yayınlanan Merih Akoğul, 2003 yılının yaz döneminde Avusturya Başbakanlık Sanat Dairesi tarafından verilen bursla çalışmalarını Viyana’da sürdürdü. Çeşitli müze ve özel koleksiyonlarda yapıtları bulunan Akoğul, 30 yılı aşkın Türkiye’nin önemli üniversitelerinde (Marmara Üniversitesi, Mimar Sinan Üniversitesi, Kadir Has Üniversitesi, Bahçeşehir Üniversitesi, Sabancı Üniversitesi, Yeditepe Üniversitesi) fotoğraf dersleri vermiş, 17 sergi ve festivalin küratörlüğünü, 30’a yakın kitabın da editörlüğünü yapmıştır. BUFSAD ve İFSAK onur üyesidir.

2012-2025 yılları arasında İstanbul Modern Müzesi, Fotoğraf Bölümü Danışma Kurulu üyesi olan Merih Akoğul, aynı zamanda da Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde eğitmenliğini sürdürüyor. 2010 yılından 2021yılına kadar Eczacıbaşı Fotoğraf Sanatçıları Dizisi kitaplarının editörlüğünü yapan Akoğul, İFSAK Blog ve Gezgin Foto dergisinde köşe yazarlığını sürdürüyor. 2022 yılının TFSF ve 2024 yılının İFSAK Fotoğraf Ödülü sahibidir.

Yazıları Yeni Düşün, Medyavizyon, Marketing Türkiye, İFSAK Fotoğraf, Donna, Hürriyet Gösteri, Varlık, Stüdyo İmge, Sombahar, Poetika, Şiir Atı, Çalıntı, E, Konstantıniyye, Göçebe, Milliyet Sanat, Jazz, Geniş Açı, Fotoğraf, İFSAK Fotoğraf, Eikon, Hayalet Gemi, Amann, Yeni Günaydın, Cumhuriyet, Yeni Yüzyıl, Aktüel, Hürriyet, Radikal, Nstyle, Vizyon, Time Out İstanbul, Ebe Sobe, Ulusoy Travel, Biz, Home Style, Andante, İz, tr, Photo Digital, Eikon, İFSAK Blog, Gezgin Foto, Zamansız, İST dergilerinde yayınlandı.

Seçilmiş Kişisel Sergiler
2023 “Bir Başka Bursa”, Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi, Bursa
2022 “Caz Zamanı” Avusturya Kültür Ofisi, İstanbul
2016 “Montreal’de Bir Mevsim, Galeri Işık
2013 “Tenha Vakitler”, ArtGalerim Nişantaşı, İstanbul
2011 “Kayıp Ruhlar”, ArtGalerim Nişantaşı, İstanbul
2010 “İç İçe İstanbul”, Fototrek, İstanbul
2008 “Standards”, PG Art Gallery, İstanbul
2007 “Sanki”, İ.F.M. Leica Gallery, İstanbul
2006 “Geçen Yaz Viyana’da”, Palais Porcia Kunst Raum, Viyana
“Siyah Beyaz Afyonkarahisar”, Fevzi Çakmak Sanat Galerisi, Afyonkarahisar
“Avusturya 2006”, Avusturya Kültür Ofisi, İstanbul
2005 “Bit-ki”, PG Art Gallery, İstanbul
“Yolda”, Avusturya Kültür Ofisi, İstanbul
2004 “Otuz Kuş”, PG Art Gallery, İstanbul
“Geçen Yaz Viyana’da”, Fotografevi, İstanbul
2003 “Güzergâh: Edebiyat”, Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi, İstanbul
2002 “Başarmak”, Fotografevi, İstanbul
2001 “Klasikler/Neo-klasikler”, Fotoğrafevi, İstanbul
“Aşkküre”, Bedri Rahmi Eyüboğlu Sanat Galerisi, İstanbul
1999 “Bronz Askerler”, Fotografevi, İstanbul
1998 “Dönüşümler”, Art Shop, İzmir
“Filim”, İMKB Sanat Galerisi, İstanbul

Yayınlar

2021 “Ağustos” (şiir)
2016 “Montreal’de Bir Mevsim (fotoğraf)
2014 “Gece/Şarkılar” (şiir)
2007 “Sanki” (fotoğraf)
2006 “Siyah Beyaz Afyonkarahisar” (fotoğraf)
2005 “Türk Fotografçıları Kütüphanesi 22/Merih Akoğul” (fotoğraf)
“Bit-ki” (fotoğraf)
“İkizim Söyledi Ben Yazdım” (deneme)
“Saklı Günlükler” (çocuk edebiyatı)
2004 “Geçen Yaz Viyana’da” (fotoğraf)
2002 “Başarmak” (fotoğraf)
2001 “Klasikler/Neo-Klasikler” (fotoğraf)
1999 “Klasikler” (fotoğraf)
1995 “Kuğunun Ölümü” (şiir)
1992 “Son Dokunuş” (şiir)

Küratörlükler

2024 “Benden Başka / Bir Otoportre Projesi / İfsak, İstanbul
2023 “Ozan Sağdıç: Fotoğrafçını Tanıklığı”, İstanbul Modern, İstanbul
2019 “Yolda” (Türkiye’de Gruplar), Fransız Kültür Merkezi, İstanbul
2019 “Fotoğrafın Doğası”, Artweeks Akaretler, Akaretler No:45, İstanbul
2018 “Yıldız Moran: Bir Dağ Masalı”, İstanbul Modern, İstanbul
2017 “Beni Bul” / Otoportreye Çağdaş Dokunuşlar, Akbank Sanat, İstanbul
2016 “Poz”, PG Art Gallery, İstanbul
2016 “İnsan İnsanı Çekermiş”, İstanbul Modern, İstanbul
2013 “Bir Zamanlar”, Fotografevi, İstanbul
2012 “Mekânın Doğası”, Hilpark Suites İstinye, İstanbul
2012 2. Bursa Fotofest / Uluslararası Bursa Fotoğraf Festivali
“İnsanlığın İzleri” (Sanat yönetmeni, şef küratör)
2012 “Gidilmemiş Zamanlar”, Hilpark Suites İstinye, İstanbul
2011 1. Bursa Fotofest / Uluslararası Bursa Fotoğraf Festivali
“Karşılaşmalar” (Sanat yönetmeni ve şef küratör)
2003 “İki Dünya Arasında” / İ.F.M. Leica Gallery, İstanbul

Eczacıbaşı Fotoğraf Sanatçıları Dizisi (Editörlük)

2021 Yusuf Tuvi
2020 Lütfi Özkök
2019 İbrahim Zaman
2018 Ergun Çağatay
2017 Yıldız Moran
2016 Ersin Alok
2015 İzzet Keribar
2014 Sabit Kalfagil
2013 Sami Güner
2012 Ozan Sağdıç
2010 Şakir Eczacıbaşı

1 Yorum

  1. Sayın hocam merhaba, yazınızın sondan bir önceki paragrafın son cümlesindeki ‘hap’ kelimesi sanırım ‘hep’ olacaktı.
    Yazı için çok teşekkür ederim, yüreğiniz dert görmesin.
    Saygılarımla…

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

Son yazılar: Fotoğraf

Anlar ve temel parçacıklar

Çoğunlukla; ortaya atılan her yeni kavramın, bir öncekiyle ilişkisi ele alınarak tanımlaması yapılır. Başka bir deyişle,…

Otoportre

Kendine Bakmak mı, Kendinle Karşılaşmak mı? Sönsöz Yerine Bir aynaya her baktığınızda aynı kişiyi gördüğünüze emin…

Ucube Fotoğrafçısı: Diane Arbus

Bu yazı, İFSAK Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları Grubu’ndan Ahu İncekaralar https://www.instagram.com/ahuincekaralar_tarafından yayına hazırlanmıştır. . . . .…