Garip Bir Fotoğraf

Dört kişi parkta çektirmişiz,Ben, Orhan, Oktay, bir de Şinasi …Anlaşılan sonbaharKimimiz paltolu, kimimiz ceketliYapraksız arkamızdaki ağaçlar…Babası daha ölmemiş Oktay’ın,Ben bıyıksızım,Orhan, Süleyman efendiyi tanımamış. Ama ben hiç böyle mahzun olmadım;Ölümü hatırlatan ne var…

Devamı

Deniz Kızı

Biz silah sesi işitince kaçmayız, sese doğru koşarız. Yine öyle yaptık. Silah sesi duyduk ve koştuk. En önde babam vardı. Koşarken amcam için endişe ettiğini biliyordum. Amcam oradaydı çünkü, sınırın öte yanında.…

Devamı

Yettiği Kadar Al/ Dönmeye Devam Etsin/ Dünya

Karantina günlerinde hepimiz ortalama yüz metre karelik evlere hapsolduk. Hatta yaklaşık bir aydır evimin beş metre karelik balkonunu kendime mesken edindiğimi söylesem hiç de yanlış olmaz. Beş metre kare… Bu kadar küçük…

Devamı

Sulukule İstanbul’dur

                                                                          Artık olmayan Sulukule’nin anısına, Yuh olsun be! Ruhum hâlâ acı çekiyor be! Nasıl bir ruh bu anlamadım yahu! Terk-i dünya ettim güya, hâlâ Sulukule’de roman inadıyla dolaşmakta ruhum! Ah be mezarda da…

Devamı

Çımacı ve 52 Hertz

İskelenin vapura açılan kapısını kapatmış, arkasına bakmadan gitmiş, halatı çözüyordu. ardında birini bıraktığını biliyordu. kapıyı yüzüne kapattığı biri. ve onun kendisine nefretle bakan iki gözünü ense kökünde hissediyordu. günde kaç kez bakılıyordu…

Devamı

Çabuk Gelin Kırlangıçlar…

Yeni yazımın ana temasını, Savaş Çekiç’in ‘’kıyı’ya, göl’e, ada’ya haiku’’ adlı kitabının oluşturmasına karar vermiştim. Fakat, yazmaya başladığımda, bu kadar zorlanacağımı hiç düşünmemiştim. Sonrasında kafamda deli sorular dönmeye başladı; Beraberinde fotoğrafın haiku…

Devamı

Etkileşe Etkileşe Başkalaşıyoruz…

Etkileşeetkileşe başkalaşıyoruz… İlk yazımda haiku maceramı anlatıp, yazdıklarıma ‘üç satır söz’ demeyi tercih ettiğimi ve ilk etkilendiğim kitabın 2008 basımı Oruç Aruoba çevirisi ‘Kelebek Düşleri’ olduğunu söylemiştim. Sonrasında Türkçe basılmış – çeviri…

Devamı

Demiryolu Ağrısı

adam bir eliyle demiryolu köprüsünün korkuluğuna tutunmuş aşağı bakıyor. adam, benim çocukluk köprümün üzerinde diğer elindeki sigarasını ağır ağır ağzına götürüyor derin bir nefes alıyor, verirken birden esen rüzgar dumanı gerisin geriye…

Devamı

Anneannem, İFSAK ve Üç Satır Söz

yapabilseydimköklerimi salardım—bir çınar gibi Haiku maceram 2013 yılında İFSAK’ta çok sevgili hocam, ustam Yalçın Savuran’la ‘Sinemayı Okumak’ atölyesinde başladı. O yıllarda Yalçın Hoca yönetmen sineması üzerine yapıyordu atölyesini. Sıra Japon yönetmen Yosujiro…

Devamı