Modern sanatın, şaşırtıcı, sarsıcı, kimi zaman da tuhaf hikayesi.
Modern sanat, 19. yüzyılın sonları 20. yüzyılın başlarında doğan ve 20. yüzyılın ortalarına kadar süren, geleneksel sanattan farklı olarak sanatsal ifade biçimlerinde özgürlüğü ve yeniliği savunan bir sanat akımıdır.
İsmi içeriğini yeterince açıklayan son derece kapsamlı bu kitap, yazarın kendi anekdotlarına dayalı mizah ve ironiyle okuru sanat tarihinde heyecanlı bir tura çıkarıp modern sanata bakışı değiştiriyor. Modern sanatın tarihini, Empresyonizm ’den günümüze kadar olan bölümü anlatıyor. Yer ve zaman sınırlılığı dolayısıyla kitabın ilk sayfasında gramofon gibi açılan iç içe geçmiş modern sanat akımları cetveliyle başlamış. Sırasıyla renklerle ayrılmış akımları ve sanatçıları izleyerek 150 yıllık sanatın kronolojik haritasına bakarak kitaba giriş yapmış oluyorsunuz.

BBC Sanat Editörü Will Gompertz bu kitabında sanatçıların düşünme biçimini okura kazandırmayı hedefliyor. Modern sanat eserleriyle karşılaşınca “Burada ne anlatılmak istenmiş’’, “Bunu ben de yapardım’’ gibi cümleler kuran insanlar duymuşsunuzdur ya da bunlar sizin aklınıza gelmiştir. İnsanların tam olarak kafasına yatmayan veya bir kahve içerken açıklayamadıkları şey gibi görünmesine karşın aslında şaşırtıcı derecede basittir. Kitap tam olarak burada devreye giriyor. Yaratıcılık, cesaret, hata yapma özgürlüğü ve kuralları bilinçli biçimde yıkma gibi kavramları, Picasso’dan Duchamp’a uzanan örneklerle sade ve akıcı bir dille anlatıyor.
“Nihayetinde bizi insan yapan şey hayal gücümüzdür. Vincent Van Gogh şunu sormuştu; Herhangi bir şeye girişecek cesaretimiz olmasa neye benzerdi hayat?”
Modern sanat veya güncel sanat genelde yaşayan sanatçılarca üretilen sanat anlamında kullanılır. Bugün üretilmekte olan ama zamanın testinden geçemeyecek çok sayıda iş var. Hatta çoğu böyledir, ama benzer şekilde, tamamen gözden kaçmış olup da bir gün başyapıt olarak tanınacak işler de var.
Bir eser nasıl başyapıt olur. Bkz. Marcel Duchamp;
s. 21 Pisuarı kibirli sanat dünyasını sinirlendirmek için bir muziplik olarak kullanacaktı. Pisuarın parlak yüzüne bakarken kendi kendine gülümsedi. Biraz ortalığı karıştırabileceğini düşünüyordu. Pisuarı satın aldıktan sonra Duchamp stüdyosuna götürdü. Ağır porselen nesneyi çevirdi, böylece tersyüz edilmiş gibi göründü. Sonra R.Mutt takma adıyla imzaladı. Ve 1917 yazarak sol dış kenarına siyah kalemle tarih attı. İşi neredeyse bitmişti. Geriye tek bir iş kalmıştı. Pisuarına bir isim vermesi gerekiyordu. Çeşme ismini seçti. Birkaç saat önce özelliksiz her yerde bulunabilecek bir pisuar olan şey Duchamp’ın eylemlerinin ve dokunuşunun sonucunda bir sanat eserine dönüşmüştü. Duchamp neyin sanat olup neyin sanat olmayacağına sanatçıların karar vermesi gerektiğini düşünüyordu. Sanat fikirdedir, nesnede değil.

Kitap derinlikten çok ilham vermeye odaklanıyor Kısacası sanatçı gibi düşünmenin ne demek olduğunu merak eden, yaratıcılığını günlük hayatta kullanmak isteyen herkes için keyifli ve ufuk açıcı bir okuma sunuyor
Monet’in nilüferlerinden Van Gogh’un ayçiçeklerine, Warhol’un çorba konservelerinden Hirst’ün formaldehit içindeki köpekbalığına, (sanat dünyasının provokatörü) buna özellikle değinmek isterim.
Damien Hirst’ün en önemli eserleri, ölüm ve yaşam temalarını ele alırken, bazen izleyiciyi şok etmek ve düşündürmek için kullanılan materyallerle dikkat çekiyor.

Bir köpekbalığının formaldehit içinde korunmuş şekilde sergilendiği bu eser, ölümün gerçekliğini insan zihninde canlandırmanın imkansızlığını anlatırken, izleyiciye ölümün fiziksel gerçekliğini ve insanların bunu nasıl algıladığını sorgulatıyor.
Hirst “Sanat, yaşama karşı ölüme verdiğimiz en dürüst tepkidir.” dediğinde, ne kastettiğini eserleriyle anlattı. Bazıları onu pazarlama ustası, bazıları ise çağın en cesur sanatçısı olarak gördü. Ama herkes hemfikirdi: Damien Hirst sıradan olanı sarsıcıya dönüştürmeyi başardı. Ve sanat tarihine, kuralları yıkan biri olarak akıllara kazındı.
Okurken bir dizi bilgiyi hatmetmek yerine sanatçıları, yaptıkları eserlerin o döneme etkisini ve sonraki yıllara yansımalarını görmek ve tarihsel süreci izleyerek okumak keyifliydi. O yüzden bu kitap koşar adım gibi okumaktan çok, müthiş akıllarla tanışmak formunda etkileyici ve şaşırtıcı bilgilere vakit ayırmayı hak ediyor.
Bu kitabı okuduktan sonra müze ve galeri ziyaretleriniz daha keyifli, daha ilginç geçecek
Pardon Neye Bakmıştınız? Modern Sanatın 150 Yıllık Şaşırtıcı, Sarsıcı, Kimi Zaman da Tuhaf Hikayesi / Yapı Kredi Yayınları, 2015
Will Gompertz, İngiltere Radyo Televizyon Kurumu BBC’nin sanat editörü, yazar, yayıncı.

Bize Ulaşın