Bauhaus ve Fotoğraf

/

Fotoğrafta biçime önem veren Bauhaus üyeleri, portre çekimlerinde aynaları, yakın bakıştan kaynaklanan odaklanmaları, fotogram, kolaj ve aşırı pozlama gibi teknikleri denediler. Büyük afişler ve tanıtım fotoğrafları da tasarlayan Bauhaus üyeleri bu anlamda tanıtım fotoğrafçılığının da temellerini attılar. Sanayileşmenin artmasıyla birlikte üretilen metalar için, metaları estetize edecek yollar aradılar. Endüstriyel malların pazarlanması için kataloglar hazırlayan Bauhaus fotoğrafçıları, tanıtım fotoğrafçılığını bu şekilde başlatırlar. Endüstriyel üretime bir eklemlenme nedeniyle, eser içerikleri tamamen kar hesaplarının güdümüne girer ve eserlerin eleştirel gücü zayıflar. Bunun yerine ortaya çıkan şey tüketici tutumlarını değiştirmeye yönelik meta estetiğinin geliştirilmesi sürecidir.

Bauhaus fotoğrafçılığı, alış-veriş sistemi içerisinde metanın vadettiği kullanım değerini estetik bir imgeye dönüştürmeye, meta estetiğini yaratmaya başlar.“Meta estetiği – metanın duyusal algılanışı ve kullanım değerinin kavranışı – nesnenin kendisinden ayrılır. Görüntü metanın kendisinden bile – giderek daha fazla – önemli hale gelir. Çok yararlı olan ama öyle görünmeyen bir şey satılmayacaktır, bunun yanı sıra yararlı görünen bir şey de satılacaktır.” (1)

Fotoğraf ve Endüstri

“Ta 1907’de Lichtwark, “Çağımızda bir insanın kendi fotoğrafı, en yakın akrabalarının ve dostlarının fotoğrafları, sevgilisinin fotoğrafı kadar yakın ilgiyle bakılan hiçbir sanat yapıtı yoktur’ diye yazmış ve böylece sorunu, estetik farklılıklar alanından toplumsal işlev alanına çekmiştir.” (2) Benjamin’in toplumsal işlev alanı, Bauhaus’ta bu şekilde bir hal alarak sanat söyleminden toplumsal işlev görme adına uzaklaşmış ve endüstriye eklemlenmiştir. “Duyuları, nesnelerin göz kamaştırıcılığı sayesinde etkileyen ve satın almaya yönelten fotoğraf ve endüstri ilişkisi, fotoğrafın mevcut ekonomik sisteme eklenmesi demektir. Bu anlamıyla; “metanın görüntüsünü kontrol edenler, gözü kamaşan halkın duyularına hitap ederek onları da kontrol eder.” (3)

Bauhaus ekolünün, sanat-zanaat ve endüstri işbirliği kapitalist ekonomi altında, metayı estetize etmek görevini yerine getirdiğini söylemek yanlış olmasa gerek. Tanıtım fotoğrafçılığı metanın işlevinden ziyade onun satılabilirliğiyle ilgilenir. Olgunlaşmamış yeni talep yaratabilmek için tüketim alanına estetik bir meta sunar.

Umbo (Otto Umbehr) Self-Portrait – 1980

Artık onun dış görünümü kendisinden ayrılmış ve ikinci derisi haline gelmiştir, bu deri kıyas kabul etmeyecek tarzda birinciden daha mükemmeldir, metanın gerçek dağıtımının yolunu hazırlayarak tümüyle metanın her eve gerekli olan çok renkliliği taşıdığına ilişkin ayrıntılarla süslenmiştir. Artık onun cazibeli bakışlarından kimse kurtulamaz, bu çok şey vaad eden kullanım değerinin teknik olarak mükemmel görünümü tüketicinin onu alma güdülerinin gerçekleşmesine neden olur Görüntü daima fazlasını vaadeder, daha fazlasını, alabileceği en fazlasını. Görüntü bu yolla aldatır. (4)

Fotoğraf Sanat mı?

Fotoğrafı, yeni bir görme biçimi olarak algılayan Bauhaus, tanıtım fotoğrafçılığının yanı sıra deneysel çalışmalara ağırlık verir, deneysel çalışmalarla dünyayı yeni bir biçimde görülebileceği savunulur. Fotoğrafın gerçek hayatı çekme ve mesaj verme işlevinin dışında, Bauhaus’un benimsediği sanat, zanaat ve endüstri ilişkisi sayesinde fotoğraf pratik anlamda bir işlevselliğe kavuşur. Fotoğraf sanat mı? Tartışması Bauhaus’ta bir zanaat, yani ustalık olarak, üretimin yanında yer almıştır ve onun yolunu açmıştır diyebiliriz.

Moholy-Nagy, Herbert Bayer gibi ünlü isimlerin yanı sıra Bauhaus’un fotoğrafçıları arasında şu isimleri saymak mümkün; Walter Peterhans, Theo Ballmer, Ellen Auerbach, Grete Stern, Nelly A. Peissachowitz, Grit Kallin-Fischer, T. Lux Feininger, Gertrud Arndt, Heinz Loew, Hermann Trinkaus, Karl Hermann Haupt, Marianne Brandt, Gotthardt Itting, Hannes Meyer, Werner David Feist, Irene Bayer, Florence Henri, Umbo (Otto Umbehr), Richard Oelze, Najo Rose, Irene Blüh, Josef Albers, Kattina Both, Heinrich Heidersberger.

Tasarım Sentezi

“Fotoğrafı daha çok tonlar, çizgiler, boşluklar ve şekillerin ilişkilerinin keşfedilip objektif bir biçimde temel yapı üzerinde düşünmek olarak algıladılar. Zamanla gerek piyasada fotoğrafçılığın yaygın kullanıma ulaşması, gerek bu yeni teknolojik imge üretme biçiminin Bauhaus’un sanat ve endüstriyi birleştirme felsefesine uyması ve özellikle de Moholy-Nagy’nin fotoğrafçılığa olan yakın ilgisi nedeniyle fotoğrafçılık, Bauhaus “müfredatında” önemli bir yer kazanmış ve bir de fotoğraf atölyesi kurulmuştu. Moholy-Nagy de bu okulda temel tasarım dersi veriyordu. Sanat ve teknolojinin birleşmesi, okulun geçerli sloganı haline gelmişti. Bu yıllarda fotoğrafçılık, “Tasarım Sentezi”nin en önemli unsurlarından biri olmuştu. Tasarım Sentezi; kullanılacak malzeme ile doğrudan deneyimde bulunarak görsel problemlerin çözümünü öğrenmek ve malzemeyle doğrudan, deneysel bir ilişki kurma sonunda da ortaya çıkacak yapıtlardan kuramlar geliştirmektir.” (5)

Laszlo Maholy-Nagy

1895 yılında Macaristan’da doğan Maholy-Nagy, resim, tasarım, fotoğraf, sahne sanatları, afiş, mizanpaj, tipografi ve sinema alanlarında çalışmalar yapmış bir sanatçıdır. 1923 – 1928 yılları arasında Bauhaus’ta form ustası ve yöneticilik yapan ve 1928 yılında Bauhaus’tan ayrılan Nagy; Berlin’de kendi atölyesini kurar ve 1933 yılında Jenaer cam atölyesinden Schott&Gen’in reklam departmanı ile birlikte çalışmaya başlar. 1933-1937 arasında, aynı şirketteki Wilhelm Wagenfeld tarafından yapılan, ev tipi cam eşyalar için yeni reklam görselleri yaratır. Hitler’in yönetime gelmesiyle önce Amsterdam’a sonra İngiltere’ye (1935-1937) ve daha sonra da New Bauhaus’u kurduğu ve yönettiği Chicago’ya yerleşir ve 1938 yılında burada School of Design’ı kurar. (6) Nagy, kendi dönemindeki sanat akımlarından etkilenerek bunları çalışmalarında kullanır.

Döneme damgasını vuran Dada hareketi, Konstrüktivizm ve De Stijl, Nagy’nin biçimsel yönden izlediği akımlardır. Dada’nın fotokolajları ve 1924’e kadar bir Dadacı olan Man Ray’in fotogramları Nagy’a ilham verir. Dada’nın eski yazı stillerine karşı geliştirdiği ve kuralsız, düzensiz ve grafik tipografi tarzı da Nagy’nin dikkatini çeker ve birçok fotoğraf ve reklam çalışmasında kendi geliştirdiği tipografiyi kullanır.

Moholy-Nagy, fotoğraf başlığı ve fotoğraf altı yazılarının fotoğrafın anlamına yaptığı katkı ve değişim üzerine düşünür ve görselle birlikte verilen yazıların görselin anlamını ve görselin verdiği bilgiyi değiştirdiğini savunur. Nagy bu konuda şunları yazmıştır; “Her sayfanın bir veya birden fazla başlığı var. En isabetli başlıklar çoğunlukla izleyici tarafından bulunmaktadır. Gülünç ve anlamsız bir resim, iyi bir başlıkla anlamlı ve ikna edici bir gerçeğe dönüşür” (7)  Bauhaus’ta yaptığı tasarımlarla endüstriyel ürünlerle Bauhaus estetik fikirlerini birleştiren Nagy,  “Objesiz/eşyasız – konstrüktivistik plastikler, tablolar, fotoğraflar ve grafikler yaratmıştır. Ayrıca Bauhaus’dan başka sanatçılarla Almanya’nın ilk Lifestyle magazini olan “Neue Linie” – Yeni Çizgi anlamına gelen magazini çıkarmıştır.” (8)

Yeni Görme Biçimleri

Moholy, bir konstrüktivist olarak ve aynı zamanda Dada’ın fotoğraf kullanımı, De Stijlin grafik yöntemlerinden ilham alarak fotoğrafın geleneksel yönünü eleştirmiştir. Moholy-Nagy’ye göre fotoğrafın görsel eğitimde ya da yeni bir ‘görüşün geliştirilmesinde büyük bir değeri vardır. Sanatçı, teknolojik çağla uzlaşmak yolundaki çabalarda, yozlaşan bir simgecilik ve dışavurumculuğa bulaşmamak için geleneksel görme alışkanlıklarını değiştiren ve gözün destekleyicisi fotoğraf makinasının sağladığı olanaklardan yararlanmanın kaçınılmaz olduğunu ileri sürmüştür. (9)

Moholy-Nagy, teknik gelişmeleri sürekli takip eden, bu konuda deneyler yapan, fotoğrafın olanaklarını etkin bir şekilde kullanmaya çalışan biri olarak, objektifin insan gözünden farklı bir şekilde gördüğünü ve bunun yeni görme biçimleri yaratacağını söylüyordu. Fotoğraf sanat mıdır? şeklindeki soruya ise şu şekilde yanıt veriyor;

Sanatçılarla fotoğrafçıların sürekli tartıştıkları, fotoğrafın sanat olup olmadığı sorusu yanlış bir sorudur. Fotoğrafın resmin yerini alması söz konusu değildir, önemli olan bugünün resim anlayışıyla fotoğrafın nasıl bir ilişki içinde olduğunu belirlemek ve sanayi devrimi sonucunda oluşan yeni tekniklerin optik yaratımda yeni biçimlerin doğmasına nasıl katkıda bulunduğunu göstermektedir. (10)

Dışavurumculuğun Karşısına Deneysellik

Moholy-Nagy, fotoğrafçılığı kendine özgü sorunları olan, katılımcı bir toplum sanatı olarak görüyordu. Bauhaus’ta geçirdiği kısa zaman diliminde döneminde popüler olan dışavurumculuk ve romantizme yönelmeyerek öğrencilerinden yeni bakış açıları geliştirmelerini istiyordu.

O zamana kadar yerleşmiş olan Alfred Stieglitz, Paul Strand ve Edward Weston gibi Amerikan fotoğrafçılığının üç ustasının “modern fotoğraf” anlayışını, yapıtlarındaki bireysel esine dayanan, dışavurumcu, kişinin konuya yaklaşımından kaynaklanan net ve açık fotoğraf örnekleri yerine, araştırılması gereken, kendine özgü biçimsel sorunları olan, demokrat ve katılımcı bir toplum sanatı olma potansiyelini içeren bir iletişim ortamı olarak görüyordu. Sanat yapmak ya da toplumsal bir işlevi yerine getirmek yerine, zaman-ışık-mekan üçlüsünün ilişkileriyle ilgileniyor, dışavurumculuğun karşısına da deneyselliği çıkarıyordu. Romantik sanatçı kavramına karşı çıkıyor, teknolojinin saf ve bozulmamış imgelerini çağdaş bir yaklaşımla kullanan, araştırma ve yaratma sürecinin üzerinde duran, tasarım sentezinin bir eri olarak görsel çevreyi düzeltecek yeni bakış açılarına sahip olan sanatçıları arıyordu. Bauhaus’taki eğitim sürecinde de fotoğrafçılığa yaklaşım bu açılardan olmuştur. Zaten yeni bir sanat dalı olan fotoğrafçılığın kendine özgü standartlarının araştırılması ve sınırlarının zorlanması ana ilke olarak kabullenilmiştir. (11)

Moholy-Nagy, daha önce Man Ray’in yaptığı ve kendisinin de bu alanda çok örneği olan fotogram baskılarında incelikli bir kompozisyon oluşturmaya, tonlar arasında geçişler yakalamaya çalışır. Temel sanat eğitiminde tamamiyle grafik nesnelerden oluşan yedi nesnenin tasarımlarında önemli bir yer tuttuğunu söylemek gerekir. Deneyselliği her aşamada önemseyen Nagy, fotoğrafın sadece gerçek hayatı kaydetmekle yetinmemesi gerektiğini belirtir.

Yeni Bakış

“Moholy, 1929 yılında yayımlanan la Nouvelle Vision (Yeni Bakış) başlıklı kitabında, ışığın derecelendirilmesi kuramını açıkladı, modern makinelerin teknikleriyle ilgili bulduğu yeni bakış açılarını ve perspektifleri anlattı. Fotoğraf kendi yasalarını üretmeye başladı ve sanat eleştirmenlerinin görüşlerine karşı bağımsızlığını ilan etti; gelecekteki değer ölçüleri sadece kendi yasalarına göre belirlenecekti artık. Önemli, olan bizim uzam konusunda yeni deneylere girişmemizdir. Fotoğraf sayesinde insanlık, çevresini ve kendi varoluşunu yepyeni gözlerle görmeye başlamıştır. Yeni fotoğrafçıların büyük toplumsal sorumlulukları vardır. Kullanıma sunulan yeni teknikleri uygulamalıdır. Fotoğrafçılık işi, her gün yaşanan olayları, çarpıtmaksızın ve birbirine karıştırmaksızın birebir yeniden üretmektir. Fotoğrafın değeri, sadece estetik açıdan ölçülemez, optik temsilindeki beşeri ve toplumsal şiddet de dikkate alınmalıdır. Fotoğraf, gerçekliği keşfetmek için kullanılan bir araç değildir sadece. Fotoğraf makinesiyle görülen doğa, insan gözüyle görülen doğadan farklıdır. Fotoğraf makinesi, görme biçiminizi etkiler ve yeni bakış yaratır.” (12)

Moholy-Nagy fotoğrafçılığın, zamanındaki bütün kullanım alanlarını içeren kapsamlı bir tanım yaparak, “Fotoğrafik Görüşün Sekiz Varyasyonu”nu inceleyerek fotoğrafik görüşlerini bu sekiz varyasyonda toplamıştır; Soyut görme, tam görme, çabuk görme, yavaş görme, arttırılmış görme, delici görme, farklı şeyleri aynı anda görme, bozulmuş görme. Nagy, rejisör olarak 30’lu yıllarda birkaç filme imzasını atmıştır. Önemli kitapları; “Resim, Fotoğraf, Film” ve “Yeni Görüş”, “Vision in Motion”dur.

Herbert Bayer

Avusturya 1900 doğumlu olan Bayer, 1921 yılında Bauhaus’ta Johannes Itten, Paul Klee, Kandinsky gibi ustalardan dersler alarak 1925 yılında Dessau’daki Bauhaus’un baskı ve reklam atölyesi müdürü olur. “Bayer, 1928 yılında Bauhaus’tan ayrılıp “Studio Dorland” adlı reklam ajansında reklam grafikeri ve sanat müdürü olarak göreve başlamak üzere Berlin’e taşındı… Berlin’de geçirdiği zaman içinde ayrıca sergi tasarımları, ressamlık ve fotoğrafçılıkla da meşgul oldu ve Vogue Paris’in sanat müdürü oldu. Aynı yıl Kurt Schwitters tarafından kurulan “Ring neuer Werbergestaler” (Yeni Reklam Tasarımcıları) derneğine misafir üye olarak kabul edildi.”(13)

Nazi iktidarı döneminde, Nazilerin propaganda çalışmalarına fotoğraflar üreten, sergi kataloglarını hazırlayan Bayer,  1934 yılında Naziler tarafından yapılan “Alman Halkı – Alman İşi” adlı sergi için çalışır. “Bayer bu sergi için kendi “Dorland Stüdyosunda” Bauhaus stiline uyarlanmış bir katalog oluşturdu. Kataloğun 36 sayfasında karakteristik topografik tarzda, yüksek teknolojik bakış ve kırsal-halkçı karışımı manzaralara, safkan sarışın kadın ve güçlü erkeklere, işçi ve endüstri ortamlarına yer verdi.” (14) 1938 yılında Amerika’ya yerleşen Bayer, bir yandan buradaki okullarda sanat eğitimi verirken bazı şirketler için reklam çalışmaları için danışmanlık yaptığı bilinir.

Kaynakça

  1. Wolfgang Fritz Haug, Meta Estetiğinin Eleştirisi, çev: Ayşe Gül, Spartaküs, İstanbul 1997, s.24
  2. Benjamin’den akt. John Berger, O Ana Adanmış, çev: Yurdanur Salman-Müge Gürsoy, Metis, İstanbul 1986, s 102
  3. Haug, Meta Estetiğinin Eleştirisi, s.24
  4. Haug, Meta Estetiğinin Eleştirisi, s.58
  5. Beyhan Özdemir,  Bauhaus Okulu ve Fotoğraf Sanatı, Ahmet Eren
  6. Yiğitgüden, Bauhaus’tan Günümüze Foto-Grafik Yaklaşımlar, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul 2010, s.59
  7. Yiğitgüden, Bauhaus’tan Günümüze Foto-Grafik Yaklaşımlar, s.59
  8. Yiğitgüden, Bauhaus’tan Günümüze Foto-Grafik Yaklaşımlar, s.54
  9.  Beyhan Özdemir, Lasllo Moholy-Nagy’nin Fotoğraf Kuramı  
  10.  Gisele Freund, Fotoğraf ve Toplum, çev: Şule Demirkol, Sel, İstanbul 2006, s.175
  11. Beyhan Özdemir, Lasllo Moholy-Nagy’nin Fotoğraf Kuramı,
  12. Freund, Fotoğraf ve Toplum, s.175
  13. Yiğitgüden, Bauhaus’tan Günümüze Foto-Grafik Yaklaşımlar, s.70
  14. Yiğitgüden, Bauhaus’tan Günümüze Foto-Grafik Yaklaşımlar, s.71

1981 Erzurum’da doğdu.
Kocaeli Üniversitesi Gazetecilik Bölümü’nü bitirdi.
2003-2007 yılları arasında Dicle Haber Ajansı’nda muhabirlik yaptı.
2006 yılında Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleri’nde en iyi haber fotoğrafı ödülünü aldı.
İFSAK 22. Fotoğraf Günleri’ne “Yedek Parça” sergisiyle katıldı.
2009 yılından beri İstanbul’daki çeşitli dernek ve atölyelerde fotoğrafçılık dersleri verdi.
İstanbul’u terketmeden önce emlak fotoğrafçılığı yaptı, Okan Üniversitesi’nde fotoğraf dersleri verdi.
Marmara Üniversitesi GSF Fotoğraf Bölümü’nde yarıda bıraktığı yüksek lisans programını 2019 yılında“Fotoğrafta Kamu Eleştirisi: Beton” adlı çalışmayla tamamladı.
Yaşadığı yerlerde fotoğraf atölyeleri, sinema gösterimleri ve sinema söyleşileri gerçekleştiriyor. Sinema, fotoğraf, politika, avangard akımlar, sanat teorisi üzerine biriktiriyor.
Düzenli çalışmaya, rekabete, aşırı tüketime, et yemeye, kapitalizme karşı aylak bir yaşamı tercih ederek 2016 yılında İstanbul’u terkedip eşiyle beraber çoğunlukla Ege illerinde yaşıyor, para buldukça geziyor.

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

Son yazılar: Fotoğraf

Çok Gözlü Adam

Akan günler, sanayi devriminden iletişim çağına, bilimden sanata kadar farklı çizgiler üzerinden yaşamımızın değerlerini belirlemeye ve…

Foto Ütopya

Zaman, su gibi akıp geçer. Su ise zamansız yolcu; akar, gider. Önüne çıkan engelin yanından yöresinden…

Neden Fotoğraf Çekiyoruz?

Başlıktaki soruya psikoloji perspektifiyle bakıldığında akla birden fazla yanıt geliyor. İlk ve en basit yanıt Freudçu…

Beklerken

Yeryüzünün Gizli Görüntüleri Fotoğraf ve caz müziği birbirine çok benzer. Fotoğrafın da caz gibi türleri, icra…

Foto Sürreal

Fotograf ortamında bir süredir sürreal fotograf başlıklı seminer, atölye, sergi, gösteri gibi etkinlikler göze çarpıyor. Geleneksel/Modern…

Kendim Olmayı Seçtim

Güvenli ve korunaklı hissettiğimiz evimiz, hareket alanlarını daraltırken, özgürlüklerimizi sınırlar mı? Toplumun koyduğu görünmez duvarların ilk…

Yapay Zekâ ve Fotoğraf

Analog fotoğrafçılık yerini dijital teknolojilere terk ederken çoğumuz büyük bir devrime şahitlik ettiğimizi düşündük. Oysa filmli…

Nepal, Mumbai (Yaz 2024)

Bölüm 12, Umman, Maskat 10 Temmuz 2024 – Çarşamba Kurduğumuz saatte, sabaha karşı saat altıda uyanıyoruz.…

Büyükanne Orada mısın…

Bir ressam düşünün ki, bilinen tüm fotoğrafları yaşlılık dönemine ait olsun ve yaşadığımız dünya onu “Büyükanne”…