Bir Görüntünün Yükü: Hastalık, Fotoğraf ve Tanıklık

//

Bir fotoğraf bazen bir hastalığın tanımından daha fazlasını anlatır.
Bir bakış, bir yara, bir bekleyiş… Klinik dilin soğukluğunu aşan bir gerçeklik taşır içinde.

Sağlık fotoğrafçılığı çoğu zaman “tıbbi fotoğrafçılık” ile karıştırılır. Oysa aralarında önemli bir fark vardır. Tıbbi fotoğrafçılık, hastalığı gösterir. Sağlık fotoğrafçılığı ise hastalığın insandaki karşılığını anlatır.

Bir dermatolojik lezyonun fotoğrafı bilgi üretir.
Ama bir köy doktorunun hastasıyla kurduğu ilişkiyi gösteren kare—tıbbın ötesine geçer.

Bu nedenle sağlık fotoğrafçılığı, yalnızca bir kayıt değil, bir tanıklık biçimidir.

Fotoğraf hiçbir zaman masum değildir.
Ne gösterdiği kadar, neyi göstermediğiyle de konuşur.

Kadrajın dışında kalanlar, çoğu zaman kadrajın içindekiler kadar anlamlıdır.

Sağlık alanında bu daha da belirgindir.
Kim görünür?
Kim görünmez?
Kimin acısı temsil edilir, kimin ki sessiz kalır?

Bu sorular, fotoğrafı teknik bir uğraş olmaktan çıkarıp etik bir alana taşır.

Belgesel fotoğrafçılığın en güçlü örneklerinde bunu açıkça görürüz.
W. Eugene Smith’in Köy Doktoru foto-röportajı ya da Minamata’da çekilen görüntüler, yalnızca bir durumu belgelemekle kalmaz; izleyiciyi o durumla yüzleştirir.

Fotoğraf burada bir aynadan çok, bir hesaplaşma alanıdır.

Sağlık fotoğrafçılığı aynı zamanda empati üretir.

Bir yoğun bakım ünitesini anlatan metin okunabilir.
Ama orada çekilmiş bir fotoğraf, doğrudan sinir sistemimize temas eder.

Görürüz.
Hissederiz.
Ve çoğu zaman, unutamayız.

Belki de bu yüzden fotoğraf, tıbbın en sessiz ama en güçlü anlatı araçlarından biridir.

Ancak burada ince bir sınır vardır.

Acıyı göstermek ile acıyı kullanmak arasında.
Tanıklık ile teşhir arasında.
Empati ile estetikleştirme arasında.

Sağlık fotoğrafçılığı, tam da bu sınırda yürür.

Bu nedenle mesele yalnızca “iyi fotoğraf çekmek” değildir.
Mesele, doğru bakabilmektir.

Bugün herkes fotoğraf çekiyor.
Hastalar da, hekimler de, tanıklar da…

Bu durum sağlık fotoğrafçılığını demokratikleştirirken, aynı zamanda yeni sorular doğuruyor:

Gerçek kimindir?
Görüntü kime aittir?
Ve en önemlisi—
bir insanın acısını göstermek için ne kadar hakkımız var?

Sağlık fotoğrafçılığı bize şunu hatırlatır:

Görmek, sadece bir eylem değildir.
Bir sorumluluktur.

Ve bazen, deklanşöre basmadan önce sorulması gereken tek soru şudur:

“Bu görüntü, bir gerçeği açığa mı çıkarıyor, yoksa bir insanı mı incitiyor?”

 

Prof. Dr. Hakan YAMAN, ANFAD (Antalya Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği), Sille Sanat Sarayı, İFSAK ve FIAP (FEDERATION INTERNATIONALE DE L’ART PHOTOGRAPHIQUE) üyesidir. AFIAP (Artist de FEDERATION INTERNATIONALE DE L’ART PHOTOGRAPHIQUE) ünvanına sahiptir. Işıkla Boyama Dünya Birliği’nin (LPWA-The Light Painting World Alliance) ilk Türkiye temsilcisidir. DepoPhotos kolektifinin üyesidir. Uluslararası Sanat Eleştirmenleri Derneği Türkiye Şubesi (AICA-TR) üyesidir.
Üyesi olduğu derneklerde karma sergilere katılmış, sunumlarda bulunmuştur. Science Citation Index-Expanded ve Scopus gibi uluslararası bilimsel veri tabanlarında taranan, bilimsel hakemli dergilerde yayınlanmış fotoğraf ve sanat ile ilgili yayınları mevcuttur. Fotoğraf dernekleri yayın organları yanı sıra Milliyet Gazetesi’nde blog yazarıdır. Ağırlıklı olarak Belgesel fotoğrafçılık ve Sokak Fotoğrafçılığı ile ilgilenmektedir. Hekim olması nedeniyle fotoğrafın tıbbi boyutu ile ilgili araştırmaları sürmektedir. Evli ve 1 çocuk babasıdır.

1 Yorum

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

Son yazılar: Fotoğraf

Bir Şehrin Hikayesi

İlk İnsan Şehir yaşamı, vahşi tabiatın bir düzen içinde yeniden inşa edilmesinden başka neydi ki… Belki de sona kadar…

Gültekin Çizgen: İkinci Yarı

Fotograf ortamında pek çok polemiğin, sert tartışmanın, düşük yoğunluklu entelektüel kavganın baş aktörü olan sayın Gültekin…

Pozlama Üçgeni

Fotoğrafçılığa yeni başlayanlardan en sık duyduğum sorulardan biri pozlama ile ilgili, diyafram açıklığı, enstantane hızı ve…

Ölülerin Fısıltıları

Bazı fotoğraflar vardır; kimin tarafından ve hangi yıl çekildiğini merak etmeden, fotoğraftaki kişilerin kim ve yerin…

Neden fotoğraf çekiyoruz?

Ya “ben” dediğim şey, hiçbir zaman tek başına bir ben değilse? Sabah kalabalığında yürürken bunu düşündüm.…

Enstantane: B

Fotoğraf çekme arzusu bende güzel bir şey görmekle başlamadı; kaybolmak üzere olan bir şeyi görmekle başladı. Işık duvardan…

Soyut (Abstract) Fotoğrafçılık

– Görünmeyeni Görmek – Soyut fotoğrafçılık, geleneksel fotoğraf anlayışından farklı, büyüleyici bir sanatsal ifade biçimidir. Konuları,…

Hayat: Bir Tasarım

Kavram Olarak Zaman 200 yıl önce fotoğraf yoktu. Suret, sadece çizilirdi. Evrenin çizgilerden kurulu olduğu kabul…

Sağlık Evinin Son Işığı

Fotoğrafın Tanıklığı, Sağlığın Sessiz Kahramanları Bazı insanlar tarih kitaplarına girmez. Haklarında belgeseller çekilmez, isimleri hastanelere verilmez,…

Kanarya Adaları

Atlas Okyanusu üzerinde, İspanya’ya bağlı takımadalardan oluşan “Kanarya Adaları” doğu ve batı olarak iki ayrı başkenti…

Mars Mîra

2017 Temmuz’unda hayatımının en unutulmaz ve en acı deneyimini yaşadım. (Medeni) Avrupa’nın ortasındaki Bosna Savaşı’nın en…

Işık ve Renkle Resim Yapmak

Fotoğraflarımda huzurlu, sakin biraz da surreal bir atmosfer oluşturmayı çok seviyorum. Bunun için genellikle uzun pozlama…