Sağlık Evinin Son Işığı

//

Fotoğrafın Tanıklığı, Sağlığın Sessiz Kahramanları

Bazı insanlar tarih kitaplarına girmez.

Haklarında belgeseller çekilmez, isimleri hastanelere verilmez, biyografileri yazılmaz.

Ama yaşadıkları coğrafyanın hafızasında derin izler bırakırlar.

Bir köy ebesi de onlardan biridir.

Eugene Smith‘in ebe-hemşire Maude Callen üzerine hazırladığı unutulmaz foto-röportajı okumuştum. Smith’in objektifinden görünen yalnızca bir sağlık çalışanı değildi.O fotoğraflarda; bir ebenin aynı zamanda öğretmen, psikolog, sosyal hizmet uzmanı, komşu ve bazen de tek umut oluşunu görüyorduk. Fotoğraf, burada yalnızca belge üretmiyor; görünmeyeni görünür hâle getiriyordu.

Yıllar sonra benzer bir duyguyu yaşadığım kentin kırsalında yaşadım.

Aile hekimliği ve kırsal sağlık hizmetleri üzerine çalışırken, o yıllarda yalnızca hastaları değil, birlikte çalıştığımız sağlık çalışanlarını da gözlemleme fırsatı buldum.Aralarında biri özellikle dikkatimi çekiyordu.

Emekliliğinin ardından aynı ilçede çalışmaya devam eden deneyimli bir köy ebesi…

1980’li yıllardan beri aynı bölgede görev yapmıştı.

Bugün mahalle olarak adlandırılan, o yıllarda ise ulaşımı güç dağ köylerinde binlerce anneye, bebeğe ve aileye dokunmuştu.

Ben de fotoğraf makinemi onun peşine taktım.

Çünkü bir köy doktorundan sonra, bir köy ebesinin hikâyesinin de anlatılması gerektiğine inanıyordum.

Fotoğraflar bazen bir insanı değil, bir dönemi anlatır.

Bu fotoğraflar da aslında tek bir ebenin hikâyesinden çok daha fazlasını anlatıyor.

Sağlık Evlerinden Aile Sağlığı Merkezlerine

Türkiye’de uzun yıllar kırsal sağlık hizmetlerinin omurgasını sağlık ocakları oluşturdu.

Onlara bağlı sağlık evlerinde çalışan köy ebeleri ise özellikle anne ve çocuk sağlığının görünmeyen kahramanlarıydı.

Gebeliklerin izlenmesi…

Yeni doğanların ilk kontrolleri…

Aşılar…

Aile planlaması…

Doğum sonrası ziyaretler…

Bazen kilometrelerce yürüyerek ulaşılan evler…

Bazen yağmur altında, bazen yaz sıcağında yapılan ziyaretler…

Bunların büyük kısmı köy ebelerinin günlük rutiniydi.

Bugün pek çok genç sağlık çalışanı için bunlar uzak bir geçmiş gibi görünebilir.

Oysa bundan yalnızca birkaç on yıl önce Türkiye’nin birçok kırsal bölgesinde sağlık hizmeti tam da böyle yürütülüyordu.

2010’lu yıllarla birlikte aile hekimliği sisteminin yaygınlaşması, kırsal sağlık hizmetlerini de önemli ölçüde değiştirdi.

Sağlık evlerinin büyük bölümü kapandı.

Köy ebelerinin önemli bir kısmı emekli oldu.

Bir kısmı ise aile sağlığı merkezlerinde aile sağlığı elemanı olarak görev yapmaya başladı.

Artık gebelik izlemleri büyük ölçüde aile sağlığı merkezlerinde yürütülüyor.

Riskli gebelikler kadın doğum uzmanları tarafından takip ediliyor.

Doğumların neredeyse tamamı hastanelerde gerçekleşiyor.

Evde doğum, istisnai bir durum hâline geldi.

Ulaşım olanaklarının gelişmesi de bu dönüşümün önemli parçalarından biri oldu.

Eskiden saatler süren yolculuklarla ulaşılan sağlık hizmeti bugün çok daha erişilebilir durumda.

Değişen Sistem, Değişmeyen Emek

Bugün kırsal nüfusu fazla olan aile hekimleri belirli günlerde mobil sağlık hizmeti sunuyor.

Bazen eski sağlık evlerinde…

Bazen muhtarlıkların tahsis ettiği küçük odalarda…

Bazen yalnızca birkaç saatliğine…

Gebelerin izlemleri, bebeklerin aşıları ve kronik hastaların kontrolleri sürdürülüyor.

Anne ve bebek izlemleri artık yalnızca klinik bir sorumluluk değil; aynı zamanda sağlık sisteminin performans göstergeleri arasında yer alıyor.

Bu nedenle gebelik takibi ve çocuk izlemleri büyük bir titizlikle yürütülüyor.

Bu dönüşümün sonuçlarını da görüyoruz.

Türkiye’de son yıllarda anne ölüm hızının ve bebek ölüm hızının belirgin biçimde azalmasında; koruyucu sağlık hizmetlerinin yaygınlaşmasının, gebelik izlemlerinin standartlaştırılmasının ve doğumların hastane ortamına taşınmasının önemli katkıları bulunuyor.

Fotoğraf ise bu değişimin sessiz tanığı.

Bir Meslek Kaybolurken

Benim fotoğraflarım nostalji üretmek için çekilmedi.

Çünkü mesele “eski güzeldi” demek değil.

Asıl mesele, değişen sağlık sisteminin içinde görünmez hâle gelen bir mesleği hatırlamak.

Bir köy ebesinin yaptığı iş yalnızca tansiyon ölçmek değildi.

Köyün bütün hikâyesini bilirdi.

Hangi evde yaşlı bir hasta vardı…

Hangi anne ilk bebeğini bekliyordu…

Hangi çocuk aşıdan korkuyordu…

Kimin eşi gurbetteydi…

Sağlık, o köylerde yalnızca reçete yazmak değildi.

İnsanları tanımaktı.

Belki de fotoğraf tam burada devreye giriyor.

Bir görüntü yalnızca geçmişi göstermiyor.

Aynı zamanda bize şu soruyu sorduruyor:

“Bugün görünmeyen hangi emekleri geleceğe taşıyacağız?”

W. Eugene Smith, Maude Callen’i fotoğrafladığında aslında yalnızca bir ebe-hemşireyi belgelememişti.

Bir sağlık anlayışını koruma altına almıştı.

Ben de dağ köylerinde çalışan bu emektar ebenin peşine düşerken benzer bir kaygı taşıdım.

Çünkü bazen bir fotoğraf, binlerce sağlık istatistiğinin anlatamadığını anlatabilir.

Ve bazen tarihin en önemli kahramanları, objektife bakmayı bile akıllarına getirmeyen insanlardır.

Kaynak:

Yaman H. Magnum Fotoğrafçısı W. Eugene Smith ve Ebe Maude Callen [İnternet]. Arthenos. [erişim 2026 Haz 26]. Erişim adresi: https://www.arthenos.com/magnum-fotografcisi-we-smith-ve-ebe-maude-callen/
Yaman H. İkonik Fotoröportaj: Köy Doktoru [İnternet]. IFSAK Blog. [erişim 2026 Haz 26]. Erişim adresi: https://www.ifsakblog.org/ikonik-fotoroportaj-koy-doktoru/

Prof. Dr. Hakan YAMAN, ANFAD (Antalya Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği), Sille Sanat Sarayı, İFSAK ve FIAP (FEDERATION INTERNATIONALE DE L’ART PHOTOGRAPHIQUE) üyesidir. AFIAP (Artist de FEDERATION INTERNATIONALE DE L’ART PHOTOGRAPHIQUE) ünvanına sahiptir. Işıkla Boyama Dünya Birliği’nin (LPWA-The Light Painting World Alliance) ilk Türkiye temsilcisidir. DepoPhotos kolektifinin üyesidir. Uluslararası Sanat Eleştirmenleri Derneği Türkiye Şubesi (AICA-TR) üyesidir.
Üyesi olduğu derneklerde karma sergilere katılmış, sunumlarda bulunmuştur. Science Citation Index-Expanded ve Scopus gibi uluslararası bilimsel veri tabanlarında taranan, bilimsel hakemli dergilerde yayınlanmış fotoğraf ve sanat ile ilgili yayınları mevcuttur. Fotoğraf dernekleri yayın organları yanı sıra Milliyet Gazetesi’nde blog yazarıdır. Ağırlıklı olarak Belgesel fotoğrafçılık ve Sokak Fotoğrafçılığı ile ilgilenmektedir. Hekim olması nedeniyle fotoğrafın tıbbi boyutu ile ilgili araştırmaları sürmektedir. Evli ve 1 çocuk babasıdır.

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

Son yazılar: Belgesel Fotoğrafçılık

Mars Mîra

2017 Temmuz’unda hayatımının en unutulmaz ve en acı deneyimini yaşadım. (Medeni) Avrupa’nın ortasındaki Bosna Savaşı’nın en…

Yangından Sonra

28 Temmuz 2021 tarihinde Manavgat’ta başlayan ve daha sonra ülkemizin  pek çok noktasında çıkan orman yangınlarında…

Kentsel Ölüşüm

Kentsel dönüşüm, şehirlerin fiziki yapısını yenilemeyi hedefleyen bir planlama aracı olarak ortaya çıkmasına rağmen, zamanla kentlerin…

Aktivizm ve Fotoğraf

Ya da Aktivist Fotoğrafçı Kimdir? Aktivizm, bir toplumda ya da dünyada var olan sosyal, politik, çevresel…

“Duvara Yazmak”

Kuzey İrlanda’nın başkenti Belfast, yüzyıllardır süregelen politik ve dini ayrımların, 20. yüzyılda şiddetli bir şekilde patlak…

Gerçekliğin Olağanüstü Cazibesi

Bu yazı, İFSAK Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları Grubu’ndan Ahu İncekaralar  https://instagram.com/ahuincekaralar  tarafından yayına hazırlanmıştır. . . .…