66. Yılına adım atan derneğimiz, 4-11 Ekim tarihleri arasında sekiz güne yayılan etkinliklerle sanatseverleri buluşturdu. 4 Ekim’de hızlı ve capcanlı başladığımız hafta, yoğun katılımlarla devam etti.
Bu yıl açılış sergimizi Temmuz ayında başlattığımız „Gençlere Açık Çağrı“ya yanıt veren projelerden seçkiye ayırdık. Kültür ve sanat alanında gençlerin etkisini İFSAK olarak çok önemsiyoruz. Amacımız onlara ses olabilmek ve çalışmalarını görünür kılabilmekti. Çağrı 18-28 yaş arası herkese açıktı, ücretsizdi ve konuları, çekim teknikleri serbestti. Tek istediğimiz, projelerini hazırladıkları metin ve görsellerle bir bütünlük içinde etkili biçimde sunabilmeleriydi. Çok değerli çalışmalar geldi. Fotoğraf sanatı, yaştan ve zamandan bağımsız etkili bir anlatım dili olarak, her gün yeni bir şey öğrendiğimiz uzun bir yoldur. Her yaşın yaşamı algılayışı, bakış açısı farklıdır. Kuşaklar arası güçlü bir iletişim için sanat, birbirimizle bağ kurmamızı sağlıyor.


Sergi açılışı sonrası ilk etkinliğimiz, Işıl Yaman ile „Fotogram Atölyesi“ katılımcılara farklı malzemelerle görsel üretme heyecanı ve karanlık oda deneyimi kazandırdı. Ardından gelen etkinliğimiz, Ahmet Elhan ile „Siyah, Karanlık, Gölge, Loşluk“ konusunda bir söyleşiydi. Bu kavramların sadece fotoğrafta değil felsefede, mitolojide farklı yönleriyle düşünürlerin üzerinde anlamlandırmalar yaptığı ve farkında olmadan nasıl şimdiki bakış açımızda yer ettiği, yönlendirdiği konusunu hep birlikte inceledik. Ülkemizin usta sinema oyuncularından Nur Sürer 3. etkinliğimizde bizlere konuk oldu. Samimi ve keyifli geçen bu söyleşide kendisinin yaşam hikayesine ve şu anki konumuna gelmesindeki yolda onu etkileyen olaylara yer verdik. Bir sonraki etkinliğimiz çok değerli bir paneldi. „Günümüzde Gençlerin Fotoğraf Eğitimi Üzerine Yaklaşımlar“ konusu Dayk Danzig, Haluk Çobanoğlu, Hürü Özlük ile Gültekin Alkurt moderatörlüğünde tartışıldı. Kuşaklar arası beklenti ve yaklaşım farklılıkları gündeme geldi ve ileriye yönelik nasıl kendimizi geliştirebileceğimiz konusu düşünüldü. Bu konularla bağlantılı olarak bir sonraki etkinliğimizde Açık Çağrı sergisinin küratörü Barbaros Kayan „İlham Veren Portfolyolar“ ile bizlerle oldu. Açıkçası benim gözümde haftanın en etkileyici akşamıydı. Sergide portfolyoları olan gençlerimizi tek tek dinledik. Hangi duygularla fotoğraflarını çektiklerini anlattılar, öz eleştiri yaptılar, farklılıklarına rağmen birbirleriyle öyle güzel bağ kurdular ki izlemek yetti. İFSAK olarak hayatlarına küçük bir olumlu dokunuş yaptıysak ne mutlu bize.

Bir sonraki akşam, Gülbin Özdamar Akarçay ve Ezgi Bakçay bizlerleydi. „Görme İdeolojileri ve Fotoğraf“ konulu sunumlarıyla ufkumuzu açtılar, görmenin doğal bir eylemin ötesinde neyi ne kadar görmemiz gerektiğiyle ilgili bizlere dayatılan koskoca görsel dünyada, arka planda nasıl düşünceler olduğu üzerine toplumsal bağlamda konuşma imkanı bulduk.
11 Ekim Cumartesi yani açılış haftasının son etkinlikleri sabah Taylan Bağcı ile „Pinhole Atölyesi“ ile başladı. Katılımcılar kibrit kutularından iğne deliği kameralar ürettiler. El maharetiyle elde ettikleri kameralar görülmeye değerdi. Öğleden sonra çok etkili bir film izledik. „Koudelka – Aynı Nehirden Geçmek“. Magnum fotoğrafçılarından Josef Koudelka’nın kendi hayat görüşünü ve duygularını paylaştığı bu film, elli yılını fotoğraf çekerek geçiren bir ustanın yaşamından bir kesitle bizlere çok değerli mesajlar veriyor. Filmin yönetmeni Coşkun Aşar içten sohbetiyle çekimlerin ardındaki hikayeyi bizlerle paylaştı. Bol soru sorduk, bol da bilgilendik.
Son etkiniğimiz olan Agop Ezgilioğlu ile „Beyoğlu’ndan Karaköy’e Gece Fotoğrafı Gezisi“ bol yağmurlu bir geceye denk düştü. Fotoğrafçılar dernekte dinledikleri sunumun ardından sokak çekimleri yaptılar.
Fotoğraf ve Sinema gönüllülerinden oluşan İFSAK, uzun yıllara dayanan varlığıyla birçok insanın hayatına dokundu, dokunmaya devam ediyor. Amacımız, bu derneği ülkemizin önemli bir değeri olarak yaşatmaya devam ettirmek. İçimizdeki dayanışma ruhunun hep devam etmesi dileklerimle yeni sezonumuza hoş geldin diyorum.

Bize Ulaşın