Bir ses duydum, kim bilir nereden,
Rüzgâr mıydı, yoksa içim mi esti?
Bir yol uzuyordu gölgeler içinden,
Gideni ben sandım, belki de geçti…
Muğlak tam da böyle zihnimde esintilerle başladı. Proje olarak bir grup çalışmasına dönüşmesi ise farklı bakışların, kadrajların nasıl olabileceği merakıyla şekillendi.
Proje, ortaya çıkışı itibari ile gördüklerimizi sorguladığımız, zamanın içinde akıp giden, çerçevesi olmayan, gözle görünebilir ama anlamsal boyutta farklılaşan ve belki seçilemeyen bir zeminde çerçevesini oluşturdu.
Muğlak kelime anlamı olarak belirsizlikle karıştırılmamalı çünkü kelime anlamı olarak, karmaşık, karışık, anlaşılması zor olarak tanım bulur. Peki anlaşılması zor bir şey fotoğraf izleyicisine kolayca anlatılabilir mi? Elbette anlatılamaz. Bu nedenle kapsamlı ve izleyici ile ilişki kurabilen bir çalışma ve sunumla yer alması doğru anlatım şeklini oluşturacaktı.
Bu bağlamda her bir fotoğrafçı, “muğlak”ı toplumsal ve bireysel netsizliğin içinde var olmaya çalışan insanı; psikoloji, ekonomi, felsefe, sosyal antropoloji, politika ve estetik görü gibi kapsandığı tüm kültürel yapıyı sanatla buluşturduğu bir izlemde yakaladı. Çünkü insanı, yaşadığı çevreden bağımsız kavrayamayız. Özellikle çalışmayı yapan fotoğrafçının muğlak kavramı üzerine düşünmesi, yorumlaması bir çalışma biçimi oldu. Zaman akıp giderken belleğimizdeki bazı görüntü ve duyguları da ardından sürükler. Bu nedenle, sadece zamanda akıp giden değil, bireyin zihninde, algısında akıp giden muğlaklık arandı.
Fotoğraf projesine katılan fotoğrafçılarla birlikte, süreç ilerlerken artık herkesin kendi içinde “muğlak” bir arayışa, sorgulamaya dönüştü. Bu sorgulama kendi yolculuklarındaki muğlak, fotoğraf karelerinde aktarımlarıyla/anlatmaları ile hayat buldu. Bu nedenle proje boyunca sadece fotoğraf üretimi esas olmadı. Aynı zamanda fotoğrafın fotoğrafçı için anlamı arandı. Yaşanmışlık, deneyim, duyum, gözlerimizi her açıp kapadığımızda yerini yeni bir anlamda bulur. Baktıkça görebildiğimiz, görmeyi zaman içinde öğrendiğimiz her şeyden, değişen ve dönüşen benlik ile yeniden harmanlanır. Bu döngü ve arayış, fotoğrafçının kendini ortaya koyabileceği bir çalışma ortamını besledi. her bir karede yeniden görüntüleri oluşturdu.
Fotoğrafçının bu döngü içinde yakaladığı kareler ile fotoğrafçı da kendi “muğlak”ı ile yer aldı. Her bir kare geçmiş zamanda bir kesit olmaktan çıktı ve fotoğrafçının muğlak izlerini taşıdı, yansıttı.
Ortak nokta, zamanın akışındaki kayıp giden, uçuşan anları yakalamak oldu. Zaman zaman fotoğrafçının kimliği üzerinden sorgulamalara zaman zaman içsel muğlak görüntülere dönüştü. Bu farklılık, her bir çalışmanın fotoğrafçı ile kendine özgü bağını da ortaya koydu. Grup çalışması içindeki bireysel bakış bu sayede kendine alan buldu. Çalışma süresince bu yolculukta zamandan kopuk, alıp başını gitmek yerine zamanın içinde, o anda kendini bulmak hedefti. Fotoğrafçının bir ifade biçimi olarak muğlak, aklımızda kalan, şu an yaşan, olan, hayatın içinde ne varsa fotoğrafçının gözünden benliğinden bir dışa vurumdur.
Fotoğrafı tek yönlü bir üretim olarak düşünemeyiz. İnsanı, dolayısıyla insan kaynaklı bir üretimi, onun yaşamı içindeki herşeyle birlikte düşünmemiz gerekir. Bu durumda, fotoğrafın anlamı ve değerini veren, belirleyen üreten olduğu kadar izleyicidir. Hem üreten hem izleyen açısından bakarsak her iki tarafın hayat öyküleri, yaşam alanları, kültürel örüntü içindeki yerleri, fotoğrafın üretimi için ne kadar anlamlı bir yerdeyse fotoğrafa bakan izleyici içinde aynı anlamlı bütünlüktedir. Fotoğrafçının ruhunu, kendisini, eksiği ve fazlası ile ortaya koymasının çerçevesi işte bu içinde yaşadığı kültür kavramı ile açıklanabilir. Fotoğrafçının öznelliği böylece farkına varmadan fotoğraf karelerine yansır. İzleyicinin fotoğrafı okuması, kendi ile buluşturduğu noktada bu benzerlikler ve farklılıklarla olur. Bu nedenle izleyicilerin farklı anlamlarda kendini bulması olağandır.
Proje sergisinde; kendine özgü bakış açısını önceleyen çalışmalar karma bir sergide kendine özgün bir anlatıma ihtiyaç duyuyordu. Muğlak fotoğraflar sergilenirken her bir fotoğrafçının tek bir çerçeve içinde kendi sergi alanları oluşturuldu. Bu çerçeve içinde üretilen fotoğraflarla birlikte, fotoğrafçıların muğlak portreleri, çalışma süresince kelimelere dökülen muğlak anlatımları ve kulaklarında çınlayan tını, ritim küçük QR kodları içinde izleyiciye sunuldu. Bu yerleştirme, her bir forotoğrafçının kimlğini çalışma içinde görünür kıldı. Aynı zamanda o fotoğrafçının bu çalışmalarına eşlik eden müziğini dinleyip sözlerini de okuduğumuz bütünsel bir anlatımla sunuldu..
Bu sergilemenin bir diğer katmanı ise yerleştirmeler oldu. Belirsiz şekillerde ifade bulan kağıtttan insan figürleri ve şeffaf yüz maskeleri, karmaşık ve bulanık bir görüntü oluşturan bir perdenin arkasından izleyicileri karşıladı.
Böylece yakalanan anlar, insan hayatını sanatın içindeki çok yönlü anlamına atıfta bulundu. Dinlemek görmek ve okumak fotoğrafçı ile izleyicinin daha fazla etkileşime girmesini olanak sağladı. Fotoğrafa bakan, anlamlandıran fotoğraf izleyicisinin, bir çerçeve içerisinde fotoğrafı çeken kişi ile birlikte fotoğraflarda durabilmesini ve karşılıklı etkileşimi sağladı.
Aralık 2025’te İfsak sergi salonunda izleyici ile böyle buluştu. Şimdi 13-17 Mayıs 2026’da Artcontact İstanbul’da sergilenmesi için hazırlanıyor.
Bundan sonrası izleyicinin kendi bilinç zemini ile buluşacağı an’da muğlak kalacak.
M. Mehtap CANVER ERCAN
Küratör






MEHTAP CANVER ERCAN
1976 Köln-Almanya doğumludur. İstanbul Üniversitesi Sosyal Antropoloji bölümünde lisans eğitimini tamamladıktan sonra Anadolu Üniversitesi İşletme bölümü ile Fotoğrafçılık ve Kameramanlık bölümlerinde lisans eğitimlerini tamamlamıştır.
Profesyonel fotoğrafçılık hayatı 20 yıla yakın bir süredir, özel kurumlarda sanat yönetmeni ve prodüksiyon müdürlüğü görevlerinin yanı sıra verdiği fotoğraf eğitimleri ve proje danışmanlıkları ile devam etmektedir.
İFSAK ve FİAP üyesidir. İFSAK Seminerler ve Atölyeler Biriminde fotoğraf eğitmeni ve proje danışmanı olarak görev almaktadır. Özel kurumlara, eğitim kurumlarına ve fotoğraf kulüplerine eğitim ve danışmanlık vermekte, projelerinde küratörlük yapmaktadır. MEB Fotoğraf Usta öğreticisidir. Fotoğraf yarışmalarında jüri üyeliği üstlenmektedir.

Bize Ulaşın