Ralph Hattersley’ e ait bu yazı, İfsak Blog Ekibi tarafından Espas Sanat Kuram Yayınları’nın izniyle “Fotoğrafçının Eğitimi” kitabından aktarılarak yayına hazırlanmıştır.
. . . . . . . . . . . .
1962’de düzenlenen George Eastman House’un Davetlilerle Sınırlandırılmış Eğitim Konferansı’ndan bir başka parça. Metinde her ne kadar üzerinden zaman geçmiş olsa da insanın kendisinin ve akranlarının işlerini nasıl eleştirebildiği üzerine hâlâ geçerli tavsiyeler var.
Bir Eleştirmen Fotoğrafa Hangi Soruları Sormalı?
Bir ara, eleştirel düşüncelerimin akışını harekete geçirmek için fikirler ve sorular listesi hazırlamıştım. Fotoğraflara ve listeme bakarak kolayca düşünce oluşturabiliyor ve ne söyleyeceğime karar verebiliyordum. Küfürleri ve hakaretleri eleyerek, kendime sizin de kullanışlı bulabileceğiniz bir kit hazırladım.
Neden Fotoğrafları Eleştiriyorum?
1. Fotoğraf hakkında daha fazla şey öğrenmek için,
2. Kendim hakkında daha fazla şey öğrenmek için
3. Kendi ifade gücümü geliştirmek için
4. Başka fotoğrafçıların kendilerini anlamalarına yardım etmek için
5. Onların kendi fotoğraflarını anlamalarına yardım etmek için
a. Böylelikle zayıf yönlerini geliştirebilir
b. Güçlü yönlerini öne çıkartabilir
c. Ve fotoğraftan daha fazla keyif alabilirler
6. Fotoğrafçıların, seyircilerini anlamalarını sağlamak için
7. İzleyicilerin fotoğrafı anlamaları için
8. İyi fotoğrafın izleyicisini artırmak için
9. Fotoğrafın genel seviyesini yükseltmek için
1. Fotoğrafın türü – bu fotoğraf haber fotoğrafı mı, reklam fotoğrafı mı, tasarım ya da dekorasyon amaçlı mı, deneysel mi, sosyolojik amaçlı mı, değilse nedir?
2. Amaç – fotoğrafçı ne yapmaya çalışmış?
3. Değer – bu amaç uğraşmaya değer mi? Neden, ya da neden değil?
4. Durum – fotoğrafın çekildiği o kısacık anın içinde bulunduğu yarım saat içinde neler oluyordu? Fotoğrafçı duruma nasıl ayak uydurmalıydı? Fotoğrafa o mu sebep olmuştu, durumu kontrolü altında mı tutmuştu, kısmen mi kontrol etmişti ya da sadece gözlem mi yapmıştı?
5. Anlayış – fotoğrafçı neyi fotoğrafladığını anlamış mıydı?
6. Yorumlama – yorumu mantıklı mı, değil mi, esinlenilmiş mi, dünyevi mi, isabetli mi, değil mi?
7. Duyarlılık – Fotoğrafçı ne kadar duyarlı?
8. Görsel dil – görüntünün dili konusunda ne kadar bilgili?
9. Zamana uygunluk – fotoğrafı günümüze uygun mu, yoksa ilkçağ bataklıklarından bir dinazor mu?
10. Alternatif amaçlar – bu konu ile ilgili başka neler yapılabilirdi? Fotoğrafçının yaptığından daha iyi mi, yoksa daha kötü mü olurlardı?
11. Büyük fotoğrafçılar – büyük fotoğrafçılardan bir tanesi yerinde olsa ne yapardı?
12. Ortamın kontrolü – fotoğrafçı ortam üzerinde kontrol sahibi mi, yoksa doğrultup, avlanıp, deklanşöre mi basıyor?
13. Sınırlamalar – hareket özgürlüğünü kısırlayan faktörler neler olabilir?
14. Tavizler – üzerinde hakimiyeti az ya da hiç olmadığı etmenlerde fotoğrafçının verdiği tavizler yerinde miydi?
15. Fotoğrafçının kişiliği – nasıl bir insan böyle bir fotoğraf çeker?
16. İdealler – açıkça inandığı şey nedir?
17. Amaca giden yollar – varmak istediği yere nasıl ulaştı? (ekipman, materyal, model, mekân, teknik vs.leri nasıl seçti ve kullandı?)
18. Amaca erişme – amaçladığı şeye ulaştı mı? Ulaşamadıysa nereyi ve neden ıskaladı?
19. Alternatif yollar – alternatif yollar neler? Fotoğrafçı en iyi tercihi mi yaptı?
20. İzleyici – fotoğrafçının hedef kitlesi kim? Genel mi, özel bir grup insan m1, ya da sadece kendisi mi?
21. İzleyiciden beklenti – izleyicisinden ne bekliyor: Takdir, anlayış, duygusal hüzün, para, inanç, hareket?
22. Fotoğrafı fotoğrafçının kendisinin anlaması – kendi fotoğrafını anladığının kanıtı nedir?
23. Eleştirmenin fotoğrafı anlaması – benim bu fotoğrafı eleştirecek kadar anladığımı temellendiren şeyler neler?
24. İletişimci olarak fotoğrafçı – “fotoğrafla konuşmayı” biliyor mu?
25. İletişim olarak fotoğraf – bu fotoğraf herhangi bir şeyle ilgili bir ifade belirtiyor mu?
26. Fotoğrafa karşı sorumluluk –bu fotoğrafı fotoğrafçı mı yaptı, yoksa kendiliğinden mi oldu?
27. Fotoğrafçının kendi fotoğrafı hakkındaki hisleri – ne hissediyor ve fotoğrafta ne hissettiğine dair ipuçları bulabiliyor muyum?
28. Neden – neden birisi böyle bir fotoğraf çekmek ister?
29. Yaratıcılık – mucitlik gösteriyor mu, yoksa fotoğraf varolan bir şeyin önümüze konulması mı?
30. Anlam – fotoğraf herhangi bir anlam taşıyor mu?
31. Numaralar – fotoğrafta saklanmış numaralar, gizli akıl çelici noktalar, zekice oyunlar, tasarım cihazları vs. var mı? Neye hizmet ediyorlar?
32. Çeviri – fotoğrafı kelimelere nasıl çevirebilirim? Çevirimin geçerli olduğunu düşündüren temel nedir?
33. Fotoğrafçıya eleştiri – Fotoğrafçı fotoğrafında bana hangi tür eleştiriyi daha iyi anlayacağı hakkında ipuçları veriyor mu?
34. Sanat olarak fotoğraf – bu fotoğraf sanat mı? Sanat nedir? Bu fotoğrafta tanımlandığı gibi sanat nedir?
35. Sanat olarak eleştiri – eleştirimi nasıl daha duygu yüklü hale getiririm de, Hattersley’ in Eleştirini Kendin Yap Kiti’ni kullanmaktan fazlasını yapıyormuşum gibi gösteririm.
Her fotoğraf için bu ağır listeyi kullanmayı, bu başlıkların hepsini dikkatlice incelemeyi çok sıkıcı buldum. Fotoğraflardaki farklılıklar farklı başlıkları vurgulamama (üç ya da dört tane) yol açtı.
Benim kitimi kullanmanızı istememin sebebi ise, fotoğraflara, belki de yardım almadan aklınıza gelmeyecek, farklı noktalardan bakmanızı sağlamak. Zaman zaman gayri resmi olarak eleştiri yapmanız istenecek. Eğer durum buysa kite bir ek yapmak gerekiyor, bir ilke.
Duyduğum amatör eleştirilerin –ki çok eleştiri duydum– altında yatan belirtilmemiş ilke şöyle sıralanabilir: 1) vur, 2) hayatta kalan şikâyetçileri silindirle ez, 3) fotoğrafın sadece benim gibi dahilerin becerebileceği kadar zor bir şey olduğunu ve onların aptal olduğunu kanıtla, 4) benim anlamadığım bir fotoğraf, doğal olarak, aptalca bir şeydir, 5) herkesin benim ne kadar müthiş bir kahraman olduğumu anlamasını sağla, 6) bir işi yapmanın bir doğru yolu vardır, benim yolum. Günahın sözcülüğünü yapmak çok cezbedici olsa da, Amerikan amatör fotoğrafçılığı için olumsuz etkisi büyük olmuştur.
Şimdi bu eleştiri meselesine yaklaşımda efendi izci çocuklar olalım. İzci çocuklarla ilgili bir şey; ne zaman yaşlı bir hanım görseler karşıdan karşıya geçmesinde yardım ederler.
Görsel iletişimcilerin fotoğrafın dilini geliştirmesine, gramerini belirlemesine, şiirselliğini artırmasına yardım etmeye gayret edeceğim.
Yeni başlayanı cesaretlendireceğim.
Her fotoğrafa fotoğrafçının şahsının yansıması olduğu için saygı duyacağım. Böyle bir açık etmeye korku ve tedirginliğin eşlik edebileceğini bilecek ve bu özpaylaşımın ben ve diğerleri için taşıdığı büyük anlamın sürekli olarak farkında olacağım. Fotoğrafın başarılı olup olmamasından bağımsız bir şekilde, fotoğrafçının niyetini her zaman hatırlayacağım.
Eleştiri tuzaklarından kaçınmaya çalışacağım. Eğer ki bu tuzaklardan birine düşersem, hemen kurtulmak için çaba sarfedeceğim. Fotoğrafçıyı bu durumdan haberdar edip, bu durumu eleştireceğim ki hatalı olan ben iken o kendinde hata aramasın.
Eleştiriyor olma sıkıntısına bütün hayat tecrübemi göz önüne alarak yaklaşacağım.

Az Pişmiş Eleştiriler
Eleştirmenliğin kendisi eleştirilmeli. Makale boyunca bunu yaptım. Az sonra sıralayacaklarım her ne kadar makul eleştiri sayılan günlük tavsiyeler olsalar da, az pişmiş ve duyarsızlar. Bunlara aldanmayın.
“Muhteşem portre! Gördüğüm en iyi ten dokusu.”
“Mükemmel fotoğraf, gördüklerimin en keskini.”
“Of şuna bak, doruk noktası!”
“O kırmızı ceketli kız bu peyzajı var etmiş.”
“Uygun ışık -oooh!”
“Şu muhteşem hareket izine bak!”
“Netsiz ön planlar bugünlerde moda”
“Yalnızca “Işık hızını” geçerim.
“Fotoğraf muhteşem çünkü fotoğrafçı amacına ulaşmış.”
“Hiçbir zaman bir konuyu kadrajın ortasına yerleştirme.”
“Bütün klişeler kötüdür.”
“Bugünlerde artık sadece 35 mm kullanılıyor.”
Öz-Eleştirinin Eleştirisi
Kendinizi eleştirirken muhtemelen dünyanın en kötü eleştirmenisinizdir. Kendinize nasıl zulmettiğinizi göstereyim size.
Aklınızda bir şeyle fotoğraf çekiyorsunuz, sonrasında kendinizi bambaşka bir hedefi başaramadığınız için acımasızca eleştiriyorsunuz (bilinçsizce hedef kaydırma hatası).
Kendinizi “gördüğünüz diğer fotoğraflar” kadar iyi fotoğraf çekememekle eleştiriyorsunuz, ancak diğer fotoğrafları tanımlamaya tenezzül etmiyor ya da kendi işinizle karşılaştıracak belirli bir örnek seçmiyorsunuz (iyi açıklanmamış prototip hatası).
Fotoğrafın başarısı üzerinde bir etkisi olmayacağı halde, yaptığınız veya yapmadığınız bir şey yüzünden kendinizi başarısızlık timsali olarak görüyorsunuz (önemsiz detayı dramatize etme hatası).
Çok berbatsınız sizden ekipman, anlayış, coğrafi konum, ekonomik durum ve fotografik olanaklar açısından tamamen farklı olan o adam gibi fotoğraf çekemiyorsunuz (yanlış kıyas hatası).
Laboratuvardan yeni gelmiş ufacık baskınızı başkasının 16 x 20’lik esas baskısıyla karşılaştırıp, kendinize beceriksiz diyorsunuz (henüz son halini almamış bir fotoğrafı bitmiş bir işmişçesine eleştirme hatası).
Öylesine çektiğiniz bir fotoğraf şaheser olmadığı için sızlanıyorsunuz (kendinizi her zaman ölümüne azimli olmadığınız için haksız yere yargılama hatası).
Sizden fotoğraflarınızdan hazzetmeyen birisine fotoğraflarınızı gösterip sonra yetersizliğinize ağlıyorsunuz (niteliksiz eleştirmen seçme hatası).
Esas sorun modelinizin görünüşünü ya da karakterini beğenmemişken, fotoğrafta ışık hatası yaptığınız için kendinizi kırbaçlıyorsunuz (fotoğrafta endişenizin gerçek sebebi olan etmeni yalıtamama hatası).
Bir moda dergisinde yüksek kontrastlı güzel fotoğrafları görüp, aynı tekniği bir haber fotoğrafında uygulamaya çalışıp güme gidiyorsunuz (bir tekniğin farklı koşullarda olsa aynı sonucu vereceğini öngörme hatası).
Güney Kaliforniya’nın beş santimlik karında deliler gibi fotoğraf çekip, sonrasında fotoğrafların hiçbirisinin Antartika’daki kışa benzemediği için çığlık atıyorsunuz (olağandışına duyduğunuz hevesin, önemi ve resimsel potansiyeli şişirmenize yol açma hatası).
36 pozluk bir 35 mm makaradaki her fotoğrafı itinayla büyütüp, sonrasında bazıları gerçekten vasat diye dişlerinizi gıcırdatıyorsunuz (başarı ya da başarısızlığı yüzde tabanlı hesaplayamama hatası).
Bazı kötü fotoğraflarınızdan hayal kırıklığına uğrayıp, onları uyanık kadrajlama numaraları, şekilli çerçeveleme ya da şirin başlıklarla kurtarmaya çalışıp hayal kırıklığına uğramaya devam etmeniz ve kendinizi başarısızlık abidesi ilan etmeniz (hatalarınızı tespit edip onlardan uzaklaşmayı reddetme hatası).
Çok neşeli bir anınızda önünüze gelen her şeyin fotoğrafını çektiniz. Sonrasında çok kötü bir ruh halinde fotoğrafları inceledikten sonra, fotoğrafları yakıp, kameranızı satışa çıkardınız (fotoğrafları onları yaratan ruh halinden tamamen farklı bir durumda değerlendirme hatası).
Fotoğrafçıları etkileyen bir sürü engele (başlıcası insanlar) çarpmaktan bezip, bütün bunlardan kurtulmak için, aslında hiç ilgili olmadığınız, kapı sapları üzerine foto-hikâye yapıyorsunuz. Sonuç, doğal olarak, cesaret kırıcı (umutsuzluğun sizi yanlış kaçış yönüne sokmasına izin verme hatası).
Yukarıda sıralanan yargılama hatalarına ek olarak ayrıca daha önce bahsettiğimiz hataları da bazen yapıyorsunuzdur. Eğer öyle ise, kendinize öz-eleştiri ile zarar veriyorsunuz demektir. Hiç kimse sizi kendiniz kadar incitemez.
Belki de kendinizin de şaşırdığı bir şekilde, kendinizi fotografik eleştiri üzerine formel bir makale okurken buldunuz. Siz farkında olsanız da, olmasanız da bir eleştirmensiniz. Eğer konuyla ilgili bilgi sahibi olmaz ve düşünce geliştirmezseniz kötü, hatta tehlikeli bir eleştirmen olursunuz. Birazcık çalışma ile gayet makul birisi haline gelebilirsiniz. İyi bir eleştirmen fotoğrafla ilgili önemli olan her şeyi öğrenmeye çalışır, eleştirel yargısını günümüz fotoğrafçılarının karşılaştığı engelleri aşmada yol gösterici olarak kullanır. Seçiminizi yapın; iyi eleştirmen mi olacaksınız yoksa kötü mü.
Çeviri: Yalım Keser

Bize Ulaşın