ISO Nedir?

/

Bir fotoğrafı çekmeye karar verdiğimizde yapmamız gereken önemli işlerden birisi doğru pozlandırma yapmaktır. Pozlandırma konusundan bahsederken enstantane ve diyafram değerleri ile birlikte pozlandırma üçgenimizi oluşturan üçüncü bileşen ISO’dur. Bu üçgenin bileşenleri, eşdeğerlik yasası dediğimiz yasaya uygun olarak birbiriyle eşdeğer şekilde çalışır, yani; bir değer değişirse diğer iki değerden birisi de değişmek zorundadır.
Filmli sistemler kullanılırken ASA (American Standards Association) ya da DIN (Deutsches Institut für Normung) olarak adlandırılırken, günümüzde ISO (International Standarts of Organizations) olarak kullanılmaktadır. 

Pozlandırma Üçgeni

ISO Nedir?

Eskiden film satın alırken hangi ışık ortamında (açık mekân, kapalı mekân) fotoğraf çekeceksek ona uygun ISO değerinde film satın alırdık. Dijital fotoğraf makinelerinin getirmiş olduğu faydalardan biriside her bir karede ISO değerimizi istediğimiz değere değiştirebiliyor olmamız. Oysa film kullanırken hangi ISO değerinde film taktıysak, makinede o ISO’yu ayarlayıp tüm filmi aynı ISO’da çeker ve daha sonra filmi o ISO değerine uygun banyo ederdik.

ISO kısaca kullandığımız filmin ya da sensörün ışığa karşı olan duyarlılığıdır.

Gren/ Noise (Gürültü) Nedir?

‘’Fotoğraflarımızın keskin, temiz ve minimum noise değerlerinde olmasını istiyorsak ISO değerlerimizin küçük olması gerekmektedir.’’

Gren oluşmasının sebebini basitçe şöyle bir örnekle açıklayabiliriz;
İki tane aynı büyüklükte kavanoz alsak ve bir tanesine tuz, diğerine çakıl taşları koysak. Tuz doldurduğumuz kavanozda tanecikler arası boşluk kalmaz ancak çakıl taşı koyduğumuz kavanozda yüzeyler birbirine tam değmeyeceği için aralarında boşluklar oluşur. İşte bunu fotoğraf filmine uyarladığımızda, filmin üzerindeki ışığa duyarlı gümüş tanecikleri büyüdükçe, aralarında ışığa duyarlı olmayan bölgeler kalır ve bu ışığa duyarlı olmayan bölgeler fotoğrafımızda pozlanmamış grenleri oluşturur.

Gren kavramı, dijital fotoğraf makinelerinde Noise olarak adlandırılmaya başlamıştır. Gren fiziksel olarak film yüzeyindeki taneciklerin büyümesi sonucu aralarda oluşan ışığa duyarsız bölgelere verilen isimdir. Noise ise dijital fotoğraf makinelerinde piksellere yollanan voltajın arttırılmasıyla pikseller arasında oluşan elektriksel yüklerin görüntüye olumsuz yansıması sonucu meydana gelir.

Düşük ISO daha iyi ise neden yüksek ISO kullanıyoruz?

Fotoğraf filmi, üzerine gümüş bileşikleri sürülmüş bir yüzeydir. Bu yüzeydeki gümüş tanecikleri ışığa daha fazla duyarlı filmlerde büyüktür, çünkü yüzey ne kadar büyükse ışığa olan duyarlılık o kadar artar ve daha kısa sürede daha çok ışığı kayıt edebilir. Dolayısıyla yüksek ISO film kullanmak az ışık şartlarında tripod kullanmaya gerek kalmadan enstantane süresini kısaltarak net fotoğraf üretmemizi sağlar. Dijital fotoğraf makinelerinde ise sensöre daha düşük ya da daha fazla voltaj yollayarak benzer sonuçları alırız. Ancak unutulmamalı ki ISO ne kadar yükselirse ona orantılı olarak Gren / Noise artışı olur.

Örnekteki gibi zor ışık şartları olan bir mekânda yaptığımız bir çekimde diyafram sabit kalmak şartı ile;

  100 ISO – 1/15 sn.
  200 ISO – 1/30 sn.     (1 stop)
  400 ISO – 1/60 sn.     (2 stop)
  800 ISO – 1/125 sn.   (3 stop)
1600 ISO – 1/250 sn.   (4 stop)

100 ISO ile 1/15sn. pozlamak, tripodsuz ve hareketli bir konu çekimi yapmak için çok uzun bir süredir; bu koşullarda çekim yaparsak fotoğrafımız net olmayacaktır. ISO değerini 4 stop yükselttiğimizde pozlama süremiz eşdeğerlik gereği 4 stop kısalarak bize artık elde daha net fotoğraf çekme şansı verir.

Yukarıdaki fotoğraftan bir detay

Biz fotoğrafçılar için ISO, özellikle düşük ışık şartlarında fotoğrafı kurtaran bir başvuru unsurudur. Yüksek ISO performansı, üreticilerin günümüz modern fotoğraf makinelerinde fazlaca kafa yorduğu bir konu haline gelmiştir. Artık ileri teknolojilere sahip dijital fotoğraf makinelerinde ortalama 800 ISO değerlerine kadar temiz ve noise oluşturmayan performans yakalamak mümkün olmaktadır.

Yakın zamanlarda bu performans değerlerinin çok daha yukarılara taşınacağı üreticilerin en büyük iddiaları arasındadır.  

Hep birlikte takipte kalıp fotoğraf makinelerindeki yeni gelişmeleri yakından görelim…

1974 yılında İstanbul’da doğdum. 2004 yılında İFSAK ile tanıştım ve 2005 yılında üye oldum, çeşitli birimlerde görev aldım.
2005 yılından beri İFSAK Seminerler ve Atölyeler Birimi'nde eğitim vermekteyim.
İFSAK Yönetim Kurulu Üyesi ve Seminerler ve Atölyeler Birim Koordinatörüyüm.
Çeşitli kurumlarda fotoğraf dersleri vermekteyim: İFSAK’ta Çekim Teknikleri Atölyesi düzenliyor, İMO İstanbul şubesinde fotoğraf seminer ve projeleri düzenliyor ve fotoğraf danışmanlığını yapıyorum.

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

Son yazılar: Fotoğraf

Renklerin Dili

Fotoğrafta Renk Çağrışımları Renkler güçlü bir iletişim aracıdır. Fotoğraflarda bir eylemi bildirmek, izleyicinin duygularını, ruh halini…

Foto-Virtüözüte

Malûmları olduğu üzere virtüöz kelimesi, daha ziyade müzik alanı için dillendirilir. Herhangi bir müzik enstrümanını ortalamanın…

Gestalt Kompozisyon İlkeleri

(Fotoğrafta Kompozisyon – Gestalt yaklaşımı) Bu yazımızda, “Fotoğrafta Kompozisyon” konusuna Gestalt ilkeleri ile yaklaşacağız. Gestalt, Alman…