Savaşlara Hayır: “Mandalinalar” üzerine*

//

 

kimlerin elinde ipleri

o orduların

hiç tanımadıkları insanlara

nasıl da doğrulur namluları

ve neden?

kadınlar ve çocuklar

ilk yıkıma uğrayanlar savaşlarda

ya başka diyarlara göçerler

ya öte dünyalara

yine de vahşetin içinden

bir mum yakmak kadınlara düşer

hem ölenlerin anısına

hem ışık tutsun diye yarınlara

(*) bu şiir ve video, ilgili fotoğraflar ile birlikte, “mandalinalar / tangerines” filmi (Zaza Urushadze, 2015) filmi üzerine, Serkan Turaç danışmanlığında düzenlenen “referans çağrışım” fotoğraf atölyesi (2023) kapsamında hazırlanmıştır. Şiir filmdeki ana temanın “savaşların tek kaybedeninin insanlık olduğu” düşüncesiyle yazılmıştır.

Projenin tüm ürünlerine şu web sitesinden ulaşılabilir: https://referanscagrisim.org/.

 

Fotoğrafa merakı geçen yüzyılda, 70’li yılların ikinci yarısında, üniversite yıllarında başladı; sanata, edebiyata, resme, şiire, saza söze, arkeolojiye, tarihe meraklıydı oldum olası; giderek dünyayı değiştirmeye, tıbba ve psikiyatriye merakı da aynı yıllara rastlar. Tank gibi bir Zenith TTL makinayla dolanırdı ortalıkta. Güneşli havada 125’e 16, merdiven altında karanlık oda, ah bir 400 ASA’lık film alabilsek de, çekebilsek yarı karanlıkta. Her biri 36 kare, aman hemen bitmesin, yanında yedek film var mı, nasıl çıktı acaba, gel de bekle bir hafta, derken, fotoğraf öğreneceğim diye sabırlı olmayı öğrendi bir de. Beklemeyi, zamana inanmayı öğrendi.

“Yeni Fotoğraf” dergisinin çıkışını heyecanla her ay alışını, üç arkadaş evin alaturka tuvaletini karanlık odaya çevirişlerini, bol fotoğraf çekmeden bu işin öğrenilemeyeceğini anladıklarında, film masrafını kısmak için, Sirkeci’den 300 metrelik film alıp onu kasetlere bölüp bol bol siyah beyaz fotoğraf çekişlerini, o günlerden kalan görüntüleri; Alsancak’ta ayı oynatan adam ve ayısının görüntülerini, Kayseri’de çeşme başında oynayan çıplak çocukların, İzmir’de Cumhuriyet Meydanı’nda büyük mitinglerin görüntülerini, ille de kordon görüntülerini hayal meyal hatırlıyor.

Ardından, uzun bir ara girdi fotoğrafla arasına. Psikiyatri eğitimi ve uzmanlığıyla artık makinasız fotoğraflar çekmeye dönüştü adeta bu merak. Yardım için başvuran kişileri dinlerken kendi zihninde onların fotoğraflarını çekmeye, onların iç dünyalarını, duygu hallerini zorluklarını, hayat mücadelelerini zihninde imgelerle canlandırmaya dönüştü bu merak. 80’li yılların başlarından itibaren artık mesleğine gömülmüştü. Araştırma yapmak, ders vermek, klinik pratik, meslek örgütlenmelerinde aktif görevler üstlenmek ve bu görevleri bağlamında yüzün üzerinde ülkeye seyahat etmek, konferans vermek. Buralarda mutlaka sanat müzelerini, az da olsa fotoğraf müze ve sergilerini ihmal etmedi; tabii, elindeki genellikle kompakt makinaların deklanşörüne gelişine basmayı da.

Altmışından sonra, taa gençlik yıllarından beri uzaktan beğeniyle izlediği İFSAK’ta kurs görme zamanı bulabildi; ardından, fotoğrafın günlük hayatında kapsadığı zaman, alan genişledi. İFSAK’ta Temel Eğitim Semineri, ardından, Pitoresk projesi, Çekim Teknikleri, Portre, Makro, Uzun Pozlama dersleri, çalışmaları, Semt projesi çalışmalarında, katılabildiği fotoğraf gezilerinde rastgele, gelişine fotoğraf çekmemeyi öğrendi. Ortaya çıkmasını istediği fotoğrafı, önce zihninde kurgulamayı, onu mümkün olduğunca önce zihninde tasarlayıp görmeyi, imgeleştirmeyi, ardından dış dünyayı bu zihnindeki tasarıya göre gözden geçirmeyi, dış dünyanın kontrolü dışı olan gerçekliklerini dikkate alan bir bakış açısı benimsemeyi, mümkünse dış dünyaya az da olsa istediği biçimi vermeyi ve elindeki teknik olanaklar çerçevesinde zihnindekinin mümkün olup olmadığına karar vermeyi ve teknik ayarları / düzenlemeleri buna göre yapmayı öğrendi. Dış dünyadan edindiği izlenimleri iç dünyasında kurgulayıp / tasarlayıp, sonra bu tasarımı dış dünya ve teknik olanakların sınırlılıklar çerçevesinde, dış dünyanın içinden çekip çıkarması ve fotoğrafa dökmesi gerektiğini öğrendi. Fotoğrafın “çekilen” değil, “yapılan” bir şey olduğunu; fotoğrafı “çekmek” değil, “yapmak” gerektiğini öğrendi.

Fotoğrafın, dış dünya ile iç dünyasını birleştiren bir araç olduğunu; dış dünyayı
kendisine göre yeniden inşa ederken iç dünyasını zenginleştiren bir araç olduğunu kavradı.

Bu yüzyıla devrilmişti zaman; sayısallaşan bol renkli dünyada, “tekniğin önceliği, estetiğin üstünlüğü, yaratıcılığın hazzı” der durur oldu; bu dediğinin peşine düştü. Fotoğrafın “makinenin çektiği birşey değil, fotoğrafçının yaptığı bir şey” olduğunu kavradı. Kısaca, hayatına “fotoğrafça bir anlam katma” peşinde bir fotoğraf meraklısı.

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

Son yazılar: Kültür Sanat

YZ ile bir sohbet daha

Fotoğrafla ilgili bir yazı olsaydı muhakkak çok daha iyi olurdu. Diğer yandan YZ’nın fotoğrafla olan ilişkisini…

Analog Zamanlar

Anın Yavaşladığı Yer (Bu yazı, daha önce Instagram sayfamda paylaştığım “Analog Zamanlar” metninin genişletilmiş hâlidir. https://www.instagram.com/p/DXD1BKmjIJV/…

Bir Şehrin Hikayesi

İlk İnsan Şehir yaşamı, vahşi tabiatın bir düzen içinde yeniden inşa edilmesinden başka neydi ki… Belki de sona kadar…

Gültekin Çizgen: İkinci Yarı

Fotograf ortamında pek çok polemiğin, sert tartışmanın, düşük yoğunluklu entelektüel kavganın baş aktörü olan sayın Gültekin…

Ölülerin Fısıltıları

Bazı fotoğraflar vardır; kimin tarafından ve hangi yıl çekildiğini merak etmeden, fotoğraftaki kişilerin kim ve yerin…

Neden fotoğraf çekiyoruz?

Ya “ben” dediğim şey, hiçbir zaman tek başına bir ben değilse? Sabah kalabalığında yürürken bunu düşündüm.…

Enstantane: B

Fotoğraf çekme arzusu bende güzel bir şey görmekle başlamadı; kaybolmak üzere olan bir şeyi görmekle başladı. Işık duvardan…

Hayat: Bir Tasarım

Kavram Olarak Zaman 200 yıl önce fotoğraf yoktu. Suret, sadece çizilirdi. Evrenin çizgilerden kurulu olduğu kabul…

Sağlık Evinin Son Işığı

Fotoğrafın Tanıklığı, Sağlığın Sessiz Kahramanları Bazı insanlar tarih kitaplarına girmez. Haklarında belgeseller çekilmez, isimleri hastanelere verilmez,…

Çirkinliğin Yüzü, Bakışın Tarihi

Moshtari Hilal’in Çirkinlik kitabı üzerine Bu yazı, İFSAK Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları Grubu’ndan Hülya Üçpınar https://www.instagram.com/hulyaucpinar/ tarafından…