28 Temmuz 2021 tarihinde Manavgat’ta başlayan ve daha sonra ülkemizin pek çok noktasında çıkan orman yangınlarında Avrupa Orman Yangınları Bilgi Sistemi’nin (EFFIS) verilerine göre 178 bin hektar civarında, yani 1 milyar 780 milyon metrekare, başka bir ölçü ile yaklaşık 250 bin futbol sahası büyüklüğünde ormanlık alan yok oldu. 15 gün içinde 49 il ve birçok ilçede çıkan 15’i büyük olmak üzere 299 orman yangınında aynı zamanda tarım arazileri, seralar, yerleşim alanları da zarar gördü, 8 vatandaşımız hayatını kaybetti, yüzlercesi yaralandı ve binlerce hayvan can verdi.



Orman yangınları ne yazık ki her yıl artarak devam ediyor. Sorun artık küresel bir sorun haline gelmiş durumda. 2019 Eylül’ünde Avustralya kıtasında başlayıp 2020 Mart ayına kadar devam eden yangın neredeyse tüm kıtaya yayılarak aylarca devam etti. Bu yangınlar sonucunda en az 29 kişinin öldüğü, 11 milyon hektara yakın çalılık, orman ve park alanının yandığı ve tahminen 1 milyardan fazla hayvanın (yarasalar, sürüngenler, böcekler ve diğer omurgasızlar hariç) ölümüne neden olduğu bildirildi.


Artan sıcaklıklar ve kuraklıklarla birlikte yaz dönemlerinde dünyanın çeşitli bölgelerinde çıkan büyük yangınlar iklim değişikliği ile ilişkilendirilmektedir. İklim değişikliği doğrudan orman yangınlarının başlamasına ya da orman alanlarındaki yakıtın tutuşmasına uygun zemin oluşturarak yangın çıkma riskini artırmaktadır. Bundan dolayı, orman yangını riski iklim değişikliği ile birlikte artış göstermektedir. Ne yazık ki günümüzde mevcut iktidarlar iklim değişikliği ile ilgili hiçbir çaba sarf etmedikleri gibi ekosisteme zarar verecek her türlü kararı almaya da devam ediyorlar.
Gerek iklim krizi, gerek ormansızlaşma, gerekse orman yangınları insan kaynaklıdır. Orman yangınları için ortalama sıcaklıklardaki artışlar, havadaki nem oranının gitgide düşmesi, sıklığı ve şiddeti artan sıcak dalgaları mükemmel koşullar oluşturuyor. 2021 yangınlarının bize gösterdiği, en ufak bir tetikleyici, en ufak bir kıvılcım, önü alınamaz bir faciaya yol açabiliyor. Bu bitmek bilmeyen bir yangın fırtınasıydı ve devamı da gelecektir. Doğal afetler çağının sonuna geldik artık. Çünkü gezegenimiz, insan edimi kaynaklı iklim değişikliğinden ötürü, insan eliyle oluşturulan yapay afetler çağıdır.



Yine yangın mevsimindeyiz. Ülkemizin birçok yerinde yangınlar olmakta. Yangın söndürme çalışmaları birçok nedenle (yetersiz personeli liyakatsız işe alımlar, yangın kurtarma ekipmanlarındaki yetersizlik ve en önemlisi konunun ciddiyetine varamayan bir yönetim tarzı) yetersiz kalmakta, yangınlar günlerce devam etmekte, içinde yaşadığı tüm canlılarla birlikte tüm doğayı tehdit etmektedir.


Bu çalışmadaki fotoğraflar TTB İkinci Başkanı ve Olağandışı Durumlarda Sağlık Hizmeti Kolu üyesi olarak 2011 yılında Adana, Antalya, Mersin, Osmaniye, Muğla illeri ve ilçelerinde çıkan orman yangınlarında durum tespiti yapmak ve rapor hazırlamak için gittiğim sürelerde çekilmiştir. Raporun ayrıntıları TTB web sitesinde mevcuttur. Bazı yerlere yangın esnasında, bazı yerlere yangın sonrasında gittim. Üç ay sonra gittiğim bazı yangın bölgelerinde doğanın kendisini çok kısa sürede rehabilite ettiğini gördüm. Yeter ki insan eli değmesin…

Fotoğraflar: Ali İhsan Ökten

Bize Ulaşın