Kendini Sanata Adamış Bir Dahi: Van Gogh

/

Vincent Van Gogh, ailesinin burjuva hayatını reddeden, görevi addettiği bir şeyi yapamadığını düşündüğünde kendisini cezalandıran, ona iyi davrandığına inandığı kişilere çiçek veren asil insan. Bize tuhaflık olarak gelen nice şeylerden ilham bulan ressam. Hayatında en büyük zevklerinden biri, resimli dergilerdeki gravürleri toplamak. Ürettiği eserler ile arasındaki  ilişki oldukça karmaşık. Anlaşılması hep zor olacaktır. Ondan bize sadece resimleri değil kardeşiyle yazıştığı altı yüzden fazla mektubu da kaldı. Annesi onun için şöyle diyordu: “Zavallı çocuk hayatı çok ciddiye alıyor!!!

Van Gogh’un yaşadığı hastalık üzerinde fikir birliği bulunamamıştır. Hayatında her sanrı yaşadığında hastaneye yatıp çıkmış fakat sonuç alınamamış gene aynı acıları yaşamıştır. İnanıyorum ki asıl acıklı kısmı budur. Günümüzde yaşamış olsa dünya erken kaybetmiş olmazdı hayata duyarlı bir dâhisini.

Bazen kimseye haksızlık etmek istemesem de şöyle bir düşünceye kapıldığım doğru: “Keşke o dönemin dâhileri ile günümüz aklı aynı zamana denk gelebilseydi.”

Van Gogh- Sonsuzluğun Kapısında

-Tamamen Tuval Üzerine Boyanmış Film-

Van Gogh hakkında yapılmış birçok film var. Ben burada Sonsuzluğun Kapısında olarak Türkçe’ye çevrilen 2018 yapımı olandan bahsedeceğim.

Film kuzularını otlatan bir kadına resmini yapmak istediğini söyleyen yüzünü göremediğimiz bir ses ile başlıyor. Kadın başta ne olduğunu anlayamıyor. Nedenini soruyor ve sonrasında görüntü kararıyor. Öncelikle dönemin 1870’li yıllar olduğunu söylemekte yarar var. Filmin devamında resimlerin satışının yapıldığı yerde kalabalık bir ortama girmekteyiz. Ve yerin sahibi Van Gogh’a yaptığı eserleri satamayacağını söylemektedir, onlara çöp gözüyle bakar.

En iyi arkadaşı olduğunu düşündüğü Paul Gauguin (ünlü Fransız ressam) ile konuşmaya başlarlar. İkisi de bulundukları kasabadan (Hollanda’nın güneyinde çoğunluğu Katolik olan Kuzey Brabant’ta Groot-Zundert şehri) ayrılma niyetindedir ve bunun için rüştlerini ispatlamalıdır. Ünlü ressam yaşamındaki ilk psikolojik sarsıntıyı sevgili dostu Paul’ün İngiltere’ye gideceğini öğrendiğinde yaşar. Paul ondan çok önce rüştünü ispatlamıştır. Ve bilinen kulak kaybı o zaman yaşanır. Kendinden geçtiği sırada kulağını mendile sarmış ve üzerine “Remember me” yazarak arkadaşına iletmeye yeltenmiştir.

Kendisini resimlerini yapmak için devamlı dağlara bayırlara yürürken görmekteyiz. Film FPS çekim (kişinin bakış açısı) ile çekilmiş, bu yüzden görüntünün alt kısımları flu bir çerçeve oluşturuyor ve sarsıntılı. Bu da filme ayrı bir gerçekçilik katmış. Bu sahnelerin bana anımsattığı ressamın gerçek hayatta yaşadığı şizofrenik ruh hali oldu.

Yaşam bir ekim yeridir, hasat burada değildir.

                                                   

  Vıncent Van Gogh

Sevdiği kadın “Sien” diye hitap ettiği Clasina Maria Hoornik’i seçmesinde ahlak kurallarını çiğneyen “düşmüş kadın” olması yatmaktadır. Çünkü kendisine göre “modern toplumların acımasız ekonomik gerçeklerinin kurbanıdır onlar”.

Van Gogh resimlerini yaparken bir yandan birçok ressamı takip etmekte ve ruhunu beslemektedir. François Millet’nin desenlerinin satışına gittiğinde “Ayakkabılarınızı çıkarın çünkü durduğunuz yer Kutsal Toprak” demiştir.

Yıldızlı Geceler, Vincent Van Gogh

Etkilendiği başlıca ressamlar arasında Theodore Rousseau, Anton Mauve, Gustave Dore, John Constable, Frank Holl gibi birçok ismi sıralayabiliriz.  

Yaşadığı acılara rağmen azmini kaybetmemiş, mücadeleci ruhuyla kendini sanatına adamıştır. Öyle bir adanmışlık bence dünyada yok. Söyler misiniz kim sanatı uğruna hayatını ortaya koyar ve aklının yarısını yitirmeyi göze alır? İşin üzücü kısmı da sanırım burada. Yani sizin uğrunuza canını veren bir insan var ve bunun farkında bile değilsiniz…

Kendisi de zamanının çok ötesinde olduğunu, sanatının ileride anlaşılacağını belirtmiştir. 

Filmle ilgili son olarak şunu söylemek isterim; Van Gogh’un tüm acılarına ve heyecanlarına olağanüstü bir inandırıcılıkla yaklaşan oyuncu Willem Dafoe, aktarmaya çalıştığı felsefi boyuta da müthiş bir derinlikle ulaşmayı başarıyor.

Filmin Künyesi

Van Gogh: Sonsuzluğun Kapısında/ At Eternity's Gate
Yönetmen: Julian Schnabel
Yazar: Jean Claude Carriére
Oyuncular: Willem Dafoe, Rupert Friend, Oscar Isaac, Mads Mikkelsen, Mathieu Amalric, Emmanuelle Seigner, Niels Arestrup, Anne Consigny, Amira Casar, Vincent Perez, Lolita Chammah, Stella Schnabel, Vladimir Consigny, Arthur Jacquin, Solal Forte
Yapım yılı: 2018
Fragman:

2008 fotoğrafa ilk giriş yıllarımdı. Profesyonel anlamda ise 2010-2011 döneminde İFSAK'ta eğitim alarak başlamış oldum. İlk sergim eğitim sonrası projemiz olan sorumluluğunu Hakan Yaşar'ın yürüttüğü "Din" idi. İlerleyen dönemde İFSAK eğitmen yardımcısı olarak görev aldım. Bir süre ara vermekle birlikte tekrar yeni yönetimle birlikte İFSAK üyesi ve Seminerler birimine yardımcılık görevime geri döndüm. Çeşitli projelerde danışman yardımcısı (Normal Grup Fotoğraf Sergisi) olarak görev aldım ve fotoğraflarımla katıldım (Zincirleme Fotoğraf Sergisi). Şu an ise Temel Fotoğraf atölyesi 242. dönem danışman yardımcısıyım. İFSAK 55. Yıl kitabında, çeşitli fotoğraf dergilerinde fotoğraflarım yer aldı. Ayrıca İFSAK Sinema Biriminde de görev almaktayım. 26. İFSAK Ulusal Kısa Film Festivalini düzenledik. Bireysel Belgesel Fotoğraf çalışmalarıma devam etmekteyim.

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

Son yazılar: Filmlere Dair

O Da Bir Şey Mi Hakkında

Pelin Esmer, “Oyun” ve “Kraliçe Lear “belgeselleriyle dikkatimi çekmişti. Mersin’in Aslanköy’de yaşayan bir grup cesaret sahibi…

Anna Karenina Ölmedi

“Bütün mutlu evlilikler birbirine benzer (oscarlı oyuncu değillerse) oysa mutsuz evliliklerin farklılıkları vardır.”   Tolstoy’un “Anna…

Fight Club (Dövüş Kulübü)

Absürt Bir Kapitalizm Eleştirisine Bulanmış Kişilik Buhranı Kapitalizm, tüketim toplumu, sistemin içine hapsolmuş, sıradanlaşmış insanın varoluşsal…

Benim Kararım

Aniden Filmi Üzerine Bu yazı, İFSAK Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları Grubu’ndan https://www.instagram.com/berna_kuleli1  Berna Kuleli  tarafından hazırlanmıştır. .…

Festivalin Ardından

31. İFSAK Kısa Film Festivali 16 Mart’ta sona erdi. Festival kapsamında Uluslararası bölümde festivalin Genel Koordinatörü Sinan…

Kirli Çamaşırlar ve Canavarlar

Bu yazı, İFSAK Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları Grubu’ndan Özlem Dikeçligil https://www.instagram.com/ozlem_dikecligil/ tarafından yayına hazırlanmıştır. . . .…

Leviathan

Rus yönetmen Andrey Zvyagintsev, büyük sükse yapan 2003 tarihli Dönüş filminden sonra, arada bir kaç film…