Fotoğraf: Eve Arnold - Marilyn Monroe / New York, 1955

Bir Fotoğraftan

/

Bir Günün Hikayesi

M.M. Bu harfler yan yana geldiğinde onu unutulmaz yapan bir giz vardı. Aradan onca yıl geçmesine rağmen, M harfi, iki kez yan yana yazıldığında, insanların dudaklarından tüm sarışınlığıyla hâlâ Marilyn Monroe adı dökülüyordu.

Aşklar, bunalımlar, şöhret ve derin yalnızlık duygusunu ustaca harmanlayıp duyarlı yüzeye düşürmeyi bilmiş iyi bir oyuncuydu M.M. Yaşamı, dineceğini sandığı fırtınaları izlerken, sığındığı limanlarda geçti. Kıvrak zekâsı dünyanın problemleriyle başa çıkmasına yetmedi ve bir gizler yumağı olarak, geldiği gibi ardında yalnızca görüntüler bırakarak ayrıldı bu dünyadan.

Eve Arnold, içindeki sanatçıyla, foto muhabirini ustalıkla kardeş yapıp birbirine, fotoğraflarına bakanları hayranlık duygusuyla sarmallar. Konularına yaklaşımındaki insani duyarlılığı ve doğallığıyla bunu sağlar. Aradan ustaca sıyrıldığı fotoğraflarında sahne ve izleyici baş başa bırakır. Ve bir gün, bu iki önemli kadın özel bir tarihin unutulmayacak fotoğraflarında güçlerini birleştirirler. 50’li ve 60’lı yıllarda Marilyn’in izini sürerek, neredeyse her ânını saptayacaktır Arnold.

Eve Arnold, yaşamla arasında tampon bölge olarak, fotoğraf makinesini koymuş olsa da kadın duyarlığını Marilyn’in fotoğraflarında hep göstermiş, yüzyıla mâl olacak bir mitosun uçucu güzelliğini, fotoğraf tarihinin terkisine almıştır. M.M’nin farklı yüzlerinden biri daha onun fotoğraflarında tahtını bulmuş ve fotoğraftaki gümüşün ömrü kadar sürecek ikinci yaşamına başlamıştır.

Bir gün M.M.’nin hayatına dünyanın en önemli yazarlarından biri, Cadı Kazanı ve Satıcının Ölümü’nün yazarı Arthur Miller girdi. İkinci evliliklerinde birbirlerini buldular. 1956-61 yılları arasında evli kaldılar. Fırtınalı bir yaşamları oldu. Dans ve kavga, aşk ve ihtiras; karşıt uçların ara kesitinde yaşamlarını fanteziler yumağına çevirmeyi bildiler. Miller, John Huston’ın Uygunsuzlar filminin senaryosunu yazdı. Marilyn Monroe’nun son filmi oldu bu. Bir daha uykusu kaçmayacak kadar uyku hapı aldı. Son rolünde kanatsız meleğe çıktı, üstelik unutulmayacak bir devlet töreniyle.

Gizli kahramanımız James Joyce’a gelince; Ulysess’i yazdı. 1904 yılının 16 Haziran’ında bir günde geçen romanını dünyayla paylaştı. Cebinde özenle biçilmiş mahrem bir kumaş parçasını Dublin sokaklarında gezerken arada bir çıkarıp kokladığı rivayet olunur. Mr. Bloom, çevresini dikkatle gözlemleyerek yaz mevsimin ilk günlerini kokladı ve belki de aradığı kitabın tesadüfen açılmış bir sayfasından M.M.’nin tedirgin kucağına, oradan da dua etmeyi unutmuş dudaklarına yerleşti. Bilinç engellenemez biçimde akıyordu. Üstelik, Dublin üzerinden tüm dünya öğrenecekti; roman uzundu, yaşam ise kısa. Ve 1955 yılında Marilyn, Eve ve James -ya da Mr. Bloom- bir fotoğrafa birlikte göründüler. Kimi içindeydi çerçevenin, kimi büsbütün dışında, kimi arasında; oyunun yeni ebesi kılıçsız Arthur gelene dek.

Marilyn Monroe aşırı duyarlıydı. Tüm albenisinin altında, tuhaf bir saflık yatardı. Korkuları gemi azıya aldıkça, o yorganların altına kaçardı. Eskittiği aynalarda yitirdi suretini. Ruhu görünmez olduğunda, bedenini de görünmez kıldı. Yerçekimine böylesine estetik karşı koymanın cezasını hayatıyla ödedi. Duruşu, var oluşuydu; teoriyi es geçip günlerini yaşarken. Görüntüleri, aşağı yukarı en az üç kuşağı mutlu etti. Yıldızın kuyruğu Andy Warhol’a kadar uzandı.

Bu fotoğrafla sergide ilk kez karşılaştığımda, soluk ve sıradan bir hatıra fotoğrafı gibi gelmişti bana. Fazla bakmamıştım. Ulysses’i görünceye kadar, bu fotoğrafın diğer Arnold fotoğraflarına göre daha sıradan olduğunu düşünmüştüm. Nereden duymuştu o kitabı, nereden bulmuştu? Ben bitirememiştim -kaç çevirmenin yıllarını tüketmişti- o okumuş muydu? Fotoğrafın karşısında tuhaf duygular içinde donup kalmıştım.

Marilyn, aptal sarışın yakıştırmasının karşılığını, dünya edebiyatının sarsılmaz kalesiyle aynı fotoğrafta yer alarak ispatlamıştı kendine ve dünyaya. Eve Arnold -belki de bilmeden- sinema tarihiyle edebiyat tarihini, çok farklı bir noktada kesiştirip, M.M.’nin verdiği pozlar üzerinden adeta postmodern bir yaklaşımla “happening”e dönüştürmüştü. Özne ve nesne olarak iki kadın arasındaki açık dayanışmanın izleri bu fotoğrafta rahatlıkla görünüyordu.

İşte Joyce’un bu çetin ceviz eseri, M.M. gibi döneminin önemli kişiliğiyle birleştiğinde, fotoğrafın okuma kiplerini de değişiyordu. Bu kutsal buluşma, yakınlarda bir yerde Arthur Miller’ın yakın gelecekteki varlığını müjdeleyen bir ritüeli yansıtıyordu. Bu fotoğrafta M.M.’nin bir kadın olarak yalnızca bedenini değil, entelektüel bir arka planın varlığından bizleri haberli kılan yanını da görebiliyorduk. Zamanı ve kendisine ayrılan o ânı, Ulysses’in bir günlük kelebek ömrüne atıfta bulunurcasına, saniyenin bilmem kaçta birinde çekilip yeryüzüne fırlatılmış Long Island koordinatlı bu fotoğrafta tam bir oyuncu gibi kendine yakıştırmayı bilmişti Marilyn Monroe.

Norma Jeane Mortenson 1962 yılında, 36 yaşında bu dünyadan ayrıldı. Magnum Fotoğraf Ajansı’na katılan ilk kadın fotoğrafçı olan Eve Arnold da 2012 yılında ardında unutulmaz fotoğraflar bırakarak dünya görüntü tarihindeki yerini aldı. Eve Arnold, usta fotoğrafçı; M.M. usta oyuncu; usta işi bir fotoğrafta sonsuza dek bir araya geldiler.

Not: Bu yazı daha önce E Aylık Edebiyat ve Kültür Dergisi’nde (1998) yayınlanmıştır.

1963 yılında İstanbul’da doğdu. M.S.Ü. Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğraf Ana Sanat Dalı’nı (Lisans) 1985, Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Fotoğraf Ana Sanat Dalı’nı (Yüksek Lisans) 2001 yılında bitirdi.

Farklı konularda yayınlanmış 15 kitabı bulunan Merih Akoğul, Türkiye’de ve dünyanın çeşitli ülkelerinde 30’un üzerinde fotoğraf sergisi açtı, grup sergilerine katıldı. Fotoğraf sanatı ve kuramı konularında çalışmalar yaptı. Seminer, sempozyum ve açıkoturumlara katıldı, bildiriler sundu, paneller yönetti, seçici kurullarda yer aldı. Reklam sektöründe yazar olarak çalıştı. Çeşitli özel kurumlarda eğitmenlik, özel radyolarda kültür, sanat ve caz programları, televizyon programlarında sanat danışmanlığı yaptı.

Edebiyat, fotoğraf kuramı, plastik sanatlar ve klasik ve caz müziği üzerine yazıları ve eleştirileri birçok gazete ve dergide yayınlanan Merih Akoğul, 2003 yılının yaz döneminde Avusturya Başbakanlık Sanat Dairesi tarafından verilen bursla çalışmalarını Viyana’da sürdürdü. Çeşitli müze ve özel koleksiyonlarda yapıtları bulunan Akoğul, 30 yılı aşkın Türkiye’nin önemli üniversitelerinde (Marmara Üniversitesi, Mimar Sinan Üniversitesi, Kadir Has Üniversitesi, Bahçeşehir Üniversitesi, Sabancı Üniversitesi, Yeditepe Üniversitesi) fotoğraf dersleri vermiş, 17 sergi ve festivalin küratörlüğünü, 30’a yakın kitabın da editörlüğünü yapmıştır. BUFSAD ve İFSAK onur üyesidir.

2012-2025 yılları arasında İstanbul Modern Müzesi, Fotoğraf Bölümü Danışma Kurulu üyesi olan Merih Akoğul, aynı zamanda da Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde eğitmenliğini sürdürüyor. 2010 yılından 2021yılına kadar Eczacıbaşı Fotoğraf Sanatçıları Dizisi kitaplarının editörlüğünü yapan Akoğul, İFSAK Blog ve Gezgin Foto dergisinde köşe yazarlığını sürdürüyor. 2022 yılının TFSF ve 2024 yılının İFSAK Fotoğraf Ödülü sahibidir.

Yazıları Yeni Düşün, Medyavizyon, Marketing Türkiye, İFSAK Fotoğraf, Donna, Hürriyet Gösteri, Varlık, Stüdyo İmge, Sombahar, Poetika, Şiir Atı, Çalıntı, E, Konstantıniyye, Göçebe, Milliyet Sanat, Jazz, Geniş Açı, Fotoğraf, İFSAK Fotoğraf, Eikon, Hayalet Gemi, Amann, Yeni Günaydın, Cumhuriyet, Yeni Yüzyıl, Aktüel, Hürriyet, Radikal, Nstyle, Vizyon, Time Out İstanbul, Ebe Sobe, Ulusoy Travel, Biz, Home Style, Andante, İz, tr, Photo Digital, Eikon, İFSAK Blog, Gezgin Foto, Zamansız, İST dergilerinde yayınlandı.

Seçilmiş Kişisel Sergiler
2023 “Bir Başka Bursa”, Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi, Bursa
2022 “Caz Zamanı” Avusturya Kültür Ofisi, İstanbul
2016 “Montreal’de Bir Mevsim, Galeri Işık
2013 “Tenha Vakitler”, ArtGalerim Nişantaşı, İstanbul
2011 “Kayıp Ruhlar”, ArtGalerim Nişantaşı, İstanbul
2010 “İç İçe İstanbul”, Fototrek, İstanbul
2008 “Standards”, PG Art Gallery, İstanbul
2007 “Sanki”, İ.F.M. Leica Gallery, İstanbul
2006 “Geçen Yaz Viyana’da”, Palais Porcia Kunst Raum, Viyana
“Siyah Beyaz Afyonkarahisar”, Fevzi Çakmak Sanat Galerisi, Afyonkarahisar
“Avusturya 2006”, Avusturya Kültür Ofisi, İstanbul
2005 “Bit-ki”, PG Art Gallery, İstanbul
“Yolda”, Avusturya Kültür Ofisi, İstanbul
2004 “Otuz Kuş”, PG Art Gallery, İstanbul
“Geçen Yaz Viyana’da”, Fotografevi, İstanbul
2003 “Güzergâh: Edebiyat”, Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi, İstanbul
2002 “Başarmak”, Fotografevi, İstanbul
2001 “Klasikler/Neo-klasikler”, Fotoğrafevi, İstanbul
“Aşkküre”, Bedri Rahmi Eyüboğlu Sanat Galerisi, İstanbul
1999 “Bronz Askerler”, Fotografevi, İstanbul
1998 “Dönüşümler”, Art Shop, İzmir
“Filim”, İMKB Sanat Galerisi, İstanbul

Yayınlar

2021 “Ağustos” (şiir)
2016 “Montreal’de Bir Mevsim (fotoğraf)
2014 “Gece/Şarkılar” (şiir)
2007 “Sanki” (fotoğraf)
2006 “Siyah Beyaz Afyonkarahisar” (fotoğraf)
2005 “Türk Fotografçıları Kütüphanesi 22/Merih Akoğul” (fotoğraf)
“Bit-ki” (fotoğraf)
“İkizim Söyledi Ben Yazdım” (deneme)
“Saklı Günlükler” (çocuk edebiyatı)
2004 “Geçen Yaz Viyana’da” (fotoğraf)
2002 “Başarmak” (fotoğraf)
2001 “Klasikler/Neo-Klasikler” (fotoğraf)
1999 “Klasikler” (fotoğraf)
1995 “Kuğunun Ölümü” (şiir)
1992 “Son Dokunuş” (şiir)

Küratörlükler

2024 “Benden Başka / Bir Otoportre Projesi / İfsak, İstanbul
2023 “Ozan Sağdıç: Fotoğrafçını Tanıklığı”, İstanbul Modern, İstanbul
2019 “Yolda” (Türkiye’de Gruplar), Fransız Kültür Merkezi, İstanbul
2019 “Fotoğrafın Doğası”, Artweeks Akaretler, Akaretler No:45, İstanbul
2018 “Yıldız Moran: Bir Dağ Masalı”, İstanbul Modern, İstanbul
2017 “Beni Bul” / Otoportreye Çağdaş Dokunuşlar, Akbank Sanat, İstanbul
2016 “Poz”, PG Art Gallery, İstanbul
2016 “İnsan İnsanı Çekermiş”, İstanbul Modern, İstanbul
2013 “Bir Zamanlar”, Fotografevi, İstanbul
2012 “Mekânın Doğası”, Hilpark Suites İstinye, İstanbul
2012 2. Bursa Fotofest / Uluslararası Bursa Fotoğraf Festivali
“İnsanlığın İzleri” (Sanat yönetmeni, şef küratör)
2012 “Gidilmemiş Zamanlar”, Hilpark Suites İstinye, İstanbul
2011 1. Bursa Fotofest / Uluslararası Bursa Fotoğraf Festivali
“Karşılaşmalar” (Sanat yönetmeni ve şef küratör)
2003 “İki Dünya Arasında” / İ.F.M. Leica Gallery, İstanbul

Eczacıbaşı Fotoğraf Sanatçıları Dizisi (Editörlük)

2021 Yusuf Tuvi
2020 Lütfi Özkök
2019 İbrahim Zaman
2018 Ergun Çağatay
2017 Yıldız Moran
2016 Ersin Alok
2015 İzzet Keribar
2014 Sabit Kalfagil
2013 Sami Güner
2012 Ozan Sağdıç
2010 Şakir Eczacıbaşı

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

Son yazılar: Fotoğraf

Otoportre

Kendine Bakmak mı, Kendinle Karşılaşmak mı? Sönsöz Yerine Bir aynaya her baktığınızda aynı kişiyi gördüğünüze emin…

Çizginin Tuhaf Tipleri

Çizmek var olmak demektir, çizebilmek ise özgürlük… Daha sözcükleri öğrenmeden, çizgilerle ifade etmeye çalışıyoruz kendimizi. Ve…

Ucube Fotoğrafçısı: Diane Arbus

Bu yazı, İFSAK Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları Grubu’ndan Ahu İncekaralar https://www.instagram.com/ahuincekaralar_tarafından yayına hazırlanmıştır. . . . .…

Yol Boyu İspanya

2024 yılı Ekim-Kasım aylarında Başkent Madrid’de başlayıp İspanya’nın Endülüs bölgesine de uğrayarak Akdeniz ve Atlas Okyanusu…

Görmenin Metafiziği Üzerine

Gerçek ve Güzel İnsan, yapısı gereği, tereddütlerinin izinde, görünenin ardındaki gerçeğin peşinden gider. Herkes kendini olduğundan…