Oldukça Öznel Bir Aile Hikâyesi- Berna Kuleli

Aile

Masamda aile albümlerimizden fotoğraflar… Şevket İlki Bey benimle konuşuyor; “Sen benim torunumsun.” Ona vereceğim cevabı bulmak için bir yolculuğa çıkıyorum.

Kökler

Başka bir fotoğraf… Her baktığımda sessizliği konuşan bir kadın görüyorum. Ona benziyorum ben… Yüzümün yarısını onun fotoğrafı kaplasa…

Sessizlik

Şevket İlki Bey tekrar konuşuyor benimle; “Sen benim torunumsun.” Öyleysem senden yansıyan ne var bende? Babama benzeyen yönlerim mi?

Yansıma

Hani ağaç gövdelerinde yeşil küçük yapraklar yeşerir. Ağacın ne kökünü tanır ne gökyüzüne uzanan yapraklarını. Bazen kendimi o yapraklar gibi hissediyorum.

Yaprak

Şu soru ise hiç aklımdan çıkmıyor. Şevket İlki Bey, babam bebekken ölmeseydi babamın hayatı nasıl olurdu? Ben olur muydum? Derin bir boşluk hissi kaplıyor içimi.

Boşluk

Ben sadece annemin babasına ‘dede’ dedim. Annemin dikiş makinesinin önündeki fotoğrafını çeken de o, anneannemin annemin elinden tutmuş Gezi Parkı’nın basamaklarında sanki pazar gezmesine çıkmış gibi duran fotoğrafını çeken de. Daha okuma yazma bilmezken anneannemin evinde fotoğraf albümlerine bakardım. O evin sessizliğini bozan duvar saatini hatırlıyorum, evdeki misafir odasını, o odada dedemin çektiği renkli fotoğrafları. Anneannemin kuralları vardı. Güzel, güzelliğinin farkında, disiplinli, otoriter bir kadındı. Onun yanında ben benliğimi gizlerdim ve bu beni çok sıkardı.

Benlik

Ne kadar bazı yönlerimi anneannemden gizlemeye çalışsam da, ben biraz da o olduğumu ileriki yaşlarımda fark ettim. Hem o, hem de dedem yani annemin babası. Ailenin diğer yanı yani babamın babasıyla ilgili yaşadığım derin boşluğun yanı sıra  “Eğer”lerim var; “Eğer babası o bebekken ölmeseydi”yle başlayan ve “dedeme ait tüm kayıtlar Fatih’teki büyük yangında kaybolmasaydı, belki de ben onun soyadını taşıyor olurdum. Bu beni değiştirir miydi?”yle devam eden.

Eğer

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

Son yazılar: Uncategorized

İFSAK Blog 1 Yaşında!!!

1959 yılında Nurettin Erkılıç başkanlığında bir grup fotoğraf gönüllüsü tarafından kurulan Erenköy Amatör Fotoğraf Kulübü, çok

Suret ve Siret- Suzan Bayazıt

İzleyiciler olarak aile ve buluntu fotoğraflarda gördüğümüz kişilere ve dönemi hatırlatıcı objelere bakarak hafızamızda bir suret

Geri Çağırma- Öznur Eren

Nereye gittiğini bilmediğim trenin penceresinden, birbirinden sıcak, yumuşacık anları izleyerek yol alıyorum. Güzellikler birbirini kovalarken güven

İFSAK 60. Yaşında!

Amatörlerin uzun ve önemli yolculuğu 60 yıldır heyecanından hiçbir şey kaybetmeden devam ediyor. İlk sergilerini 1959