Antik Roma’dan bir mezar taşı örneği, British Museum

Güzel Sanatlarda Nü (Nude Art) 1

//

Nü (Çıplaklık) insanlık tarihi boyunca en çok ilgi duyulan ve aynı zamanda en çok sansürlenen olgudur. Özellikle tek tanrılı dinlerin ortaya çıkması ile bu durum çok daha sert engellemelere maruz kalmıştır.

Ancak her insanın dünyaya çıplak geldiğinden yola çıkar, tarih sürecine bakarsak insanlığın her döneminde çıplaklık ile ilgili birçok farklılık olduğunu  göreceğiz. Bugün bile Dünya’nın belli bölgelerinde, özellikle Afrika’da bir çok kabile çıplak bir yaşam sürdürmektedirler. Çok tanrılı toplumların bir çoğunda bütün tanrı ve tanrıçalar çıplaktır. Bu tanrıların her biri kendi güçleri, anlamları ve düzeylerine göre çeşitlikler göstermekle birlikte İnsanın mükemmel olmadığını ve kendilerine biat edilmesi gerektiğini ifade ederler.

Hermes, Yunan Tanrısı

Bu sert ifade nü (çıplaklık) sanatının ortaya çıkmasını sağlayan en büyük nedenlerden biridir. Antik Yunan’da neredeyse tüm tasvirlerde kadın ve erkek çıplak düşünülmüştür. Bu tasvirlerde özellikle insan vücudunu mükemmel , güçlü kuvvetli, kas yapısı muntazam  ve gelişmiş olarak yapmışlardır. Bunun en önemli sebebi de insanın Tanrıları ile olan savaşıdır. Tanrılar ile savaşan mükemmel insanlar… Herkül gibi…

Herkül, Ulusal Arkeoloji Müzesi, Napoli- İtalya

Antik Yunan döneminde ortaya çıkmış çıplaklık (Nü) Roma dönemine kadar popüler bir gelenek olarak gelmeyi başarmıştır. Bu dönemde özellikle toplum hayatında yaşanan değişiklikler ve ortaya çıkan sosyal sınıflar nü sanatının da değişmesine neden olmuştur. Erkeklerin heykelleri genellikle tam çıplaklık gösterirken, kadın heykelleri genellikle Venüs Pudica (kısmen giysili veya mütevazı) kavramıyla gösterilmiştir. Bu dönemde Saygın Roma Kadınları giyinik olarak tasvir edildi. Saygın Roma Erkekleri ise kısmen giyinik ama mükemmel kas formunu ortaya koyar şekilde tasvir edildi.

Antik Roma’dan bir mezar taşı örneği, British Museum

Roma kendisinden önceki antik Yunan dönemindeki gibi bilim ve felsefeye büyük önem vermekle beraber toplum hayatında eğlenceye ve özellikle spora da yer vermiştir. Bu dönemde eğlence ve spor amaçlı düzenlenen en büyük organizasyonlar Gladyatör dövüşleriydi. Gladyatörlerin çoğunluğu kölelerden oluşuyordu. Bir çok köle gladyatör için özgürlüklerini kazanma fırsatı olan bu dövüşler, halk tarafından çok beğenilmiş ve dönemin önemli gladyatörleri birer kahraman ve seks sembolleri olarak görülmüşlerdir. Bu dönemde özellikle nü eserleri yapılan bir çok gladyatör bulunmaktadır. Yanlış bilinenin aksine gladyatörlerin hepsi köle değildiler. Bir çok soylu, özgür Romalı, savaşçı ve general gladyatör olmak için eğitim alıp, arena da dövüşlere katılırdı. Çünkü gladyatörlük dönemin en ilgi çekici ve popüler mesleklerden biriydi, özellikle kazanılan maçlardan sonra elde edilen şan ve şöhret Roma toplumunda kendilerine önemli mevkiler kazandırıyordu.

Gladyatörlerin Dövüş Mozaiği, Villa Borges

Bu dönemde çıplaklık üzerine yazıtlar, şiirler, oyunlar ve sanatsal eserler çoğalmıştır. Bu eserlere bakarsak ağırlıklı olarak seks ve eşcinsellik içerdiğini görebiliriz. Roma Dönemi’ndeki bir çok eserin içerisinde seks objesi olarak erkeğin kullanılmış olmasının nedeni de, erkek eşcinselliğinin daha yaygın olmasıdır. Özellikle Pompei ve Herculaneum başta olmak üzere tüm Roma imparatorluğunda çıplaklık, pornografik içeriklere kadar ulaşmıştır. Toplumun çıplaklığa bakışı Hristiyanlık dönemine kadar bu yönde gelişim göstermiştir.

www.daykdanzig.com

Faydalanılan kaynaklar:
Metropolitan Müzesi web sitesi
Antik Tarih Ansiklopedisi
Wikipedia

1972 İstanbul doğumlu. Evli 1 çocuk babasıdır. Bilgisayar programcılığı ve işletme eğitimi almıştır. Özel sektörde bir süre yönetici olarak çalıştıktan sonra, 1998 yılında kurduğu Mali Müşavirlik firması ile meslek hayatına devam etmektedir.
Fotoğraf çekmeye ortaokul yıllarında okulun fotoğrafçılık kolu ile başladı. 2013 yılında İFSAK’a üye oldu. Belgesel, Doğa ve Stüdyo fotoğrafçılıkları üzerine eğitimler aldı.
İFSAK, FIAP üyesidir. FIAP, UPI, PSA, DPW, DPA, TFSF onaylı Ulusal ve Uluslararası birçok yarışmaya katılmış, madalya ve sergilemeler kazandı. İFSAK’ın düzenlediği projelerde görev aldı. Foto Roman, İstanbul Monotonu, Türkiye Fotoğraf Dernekleri Karma Sergisi II, Fotomotion, Piano, Jediturk Günlükleri, Su Dünyası projelerine katıldı, bu projelerin gösterileri, sergi ve kataloglarında fotoğrafları yayınlandı.
İFSAK Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı ve Projeler Birimi Koordinatörlüğü görevinin yanı sıra, Temel Fotoğrafçılık Semineri, Nü Fotoğrafçılık ve Fotoğrafçılar için Lightroom eğitimlerini veriyor. Danışmanlığını yaptığı İFSAK 216.Dönem Proje Grubunun “Beyaz Geceler” isimli sergisi Şubat 2018’de ve danışmanı olduğu Opus Rea grubunun “Yedinci Mühür” sergisi Nisan 2019’da İFSAK’da açıldı.
Ayrıca Talar, Talarig, Anuş gösterilerinin fotoğraflarını çekip 2016 yılında Ara & Shamiram gösterisinin fotoğrafçılığını yaptı. Ashot Grigoryan’nın, Balyan’lara ait mimari eserlerin bulunduğu kitabında fotoğrafları yer aldı. En son Nü fotoğraflardan oluşan karma sergisini 2016 yılında Paris’de açtı. 2017 yılında Amerikan moda dergisi, MFM Fashion’da, 2018 yılında Nü fotoğrafçılık dergisi Volo’da fotoğrafları yayınlandı.

Yorum Sayıları: 8

  1. Elinize sağlık. Venüs pudica konusuna bir ekleme yapmak isterim. Knidos Afroditi’nin yapıldığı zamanın ilk tamamen nü tanrıça heykeli olduğu söylenir. Bu nedenle oldukça fazla ilgi çekmiş sırf onu görmek için insanların Datça’ya gittikleri söylenir. Sevgiler dilerim.

    • Alper çok teşekkürler, Venüs Pudica konusunda tespitin doğru, o konuya önümüzdeki yazılarda özellikle Botticelli ile erken rönesansı anlatırken değineceğim.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

Son yazılar: Fotoğraf

Harem’in Yükü

Bu yazı Belgesel LAB üyelerinden İsmail VATANSEVER tarafından hazırlanmıştır. Harem Otogarı Harem