Mezarlıklar: bizi unutmayın anıtları. Yaklaşık 120 milyar bireyden oluştuğu varsayılan insan türünün birbirlerine genetik/kültürel materyallerini aktara aktara geldiği yüzyıllar, binyıllar boyunca yaşaya öle, evrile devrile geldiği satır sonları. Bir taphophile (mezalık gezgini/düşkünü)…
DevamıHepimizin bir kahramanı vardır. O bütün zamanın kahramanıydı. Geç konuştu. Sonra da pek fazla konuşmadı. Katolik okulununu tek Yahudi öğrencisiydi. Hep içe dönüktü. Dogmalara karşı hep şüpheciydi. Düşünmeyi, seçti; düşünmeyi sevdi. Bilim…
DevamıMalûmları olduğu üzere virtüöz kelimesi, daha ziyade müzik alanı için dillendirilir. Herhangi bir müzik enstrümanını ortalamanın üzerinde bir beceriyle (hünerle) kullanabilen kimseler için bir övgü sözcüğü olarak kullanıldığına çok kez tanık olmuşuzdur,…
DevamıFestival cenneti İstanbul’dan (ne mutlu ki) merhaba. İFSAK 30.Belgesel ve Kısa Film Festivalinden sonra biraz geç oldu ama bir ses vermek istedim. Ben Festivalden coşkuyla bahsetmek isterdim. Uluslar arası bölümdeki katılımcılardan. Filmlerden bahsetmek.…
DevamıBazen yanlış zamanlarda mıyız diye düşünmeden edemiyor insan. Ya da sanatın her dalında adları ön plana çıkanların 1900lü yıllarda dönemin ilgi odağı olan Berlin (nazi baskısı artana dek), Paris ve Viyana’da toplanmasını…
DevamıBu yazı, İFSAK Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları Grubu’ndan Berna Kuleli tarafından hazırlanmıştır. . . . . . . . . . . . 6 Mart – 6 Nisan 2024 tarihleri arasında Depo İstanbul’da…
DevamıMekân ve işlev değişikliği, yani alıştığımız nesneleri alışmadığımız ortam ve şartlarda görme durumu, algı boyutlarımızı farklılaştırarak, nesneleri farklı bağlamlarda yeniden okumamızı sağlar. Böylelikle, sokakta, evimizde ya da market raflarında görmeye alışık olduğumuz…
DevamıYeryüzünün en zengin kültürüne sahip olduğunu iddia ile söylemekten katiyen imtina etmeyeceğimiz muhteşem topraklar üzerinde yaşıyoruz. Doğup büyüdüğümüz bu güzel ülkenin, kadim toprakların, kendine has coğrafyanın benzersiz kültür-sanat ortamında hatırı sayılır ölçüde…
Devamı1990’ların ikinci yarısında Mersin’de lise öğrencisiydim. O yıllarda üniversite seçimi konusunda bugüne kıyasla daha az bilinçliydik. Şimdilerde çok gündemde olan ‘Kariyer Günleri’ o zaman yoktu veya vardı da bizim oralara kadar gelmemişti,…
DevamıFotoğrafçının Tanıklığı Bir zamanlar hepimiz, bir biçimde kazınmış fotoğrafların gölgesinde uykuya dalmış, uyandığımızda açılmış zihnimizle yolumuza devam etmişizdir. Yıllar geçmiştir aradan. Psikiyatrlara didikletmişizdir dünyamızı. Kapalı kapıları açmalarına izin vermiş, bilinçaltımızın dip odalarına…
DevamıSergey Mihayloviç Ayzenştayn 23 Ocak 1898’de Riga’da doğmuş Sovyet sinema yönetmeni ve kuramcısıdır. O zamanlar Rus İmparatorluğuna aitken bugün Letonya’nın başkenti olan Riga şehrinde geçen çocukluğu 7 yaşında anne ve babasının ayrılışıyla…
DevamıYabangülü hırsızı Sade, gönülçelen Marki Sevdadan eli kırmızı Şair, yazar, ressam, oyuncu ve film yönetmeni Jean Cocteau, Cemal Süreya’nın dilimize kazandırdığı Yabangülü şiirinde işte böyle dile getiriyordu duygularını. Marki de Sade, bu…
DevamıBu yazı, İFSAK Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları Grubu’ndan Zeynep Yılmazoğlu http://instagram.com/zeynepyilmazoglu tarafından hazırlanmıştır. . . . . . . . . . . . . “Kızlar böyle oturmaz” Alaca Heyheyler Kolektifi’nin Depo’daki “Kadınlar…
DevamıDuyu organlarımızla hemen anlamlandıramadığımız, ifadelerinde güçlük çektiğimiz, belirsizlikle tanımladığımız varlıklara soyut deriz. Çünkü görünür dünya zamansal ve mekânsal olarak somuttur. Halbuki soyut varlıklar, zaman ve mekandan bağımsızdır. Bunlar muğlaktır, gizlidir. Soyut Türkçede…
Devamı“Ne çok geri çevrilmiş davet, ne çok söylenmemiş söz, ne kadar çok karşılaşmamış bakış,ne çok kez hayat yanı başımızdan gelip geçiyor da farkına bile varamıyoruz…” Cahil Periler-Michele Filmin en vurucu sözleri filmin…
Devamıkimlerin elinde ipleri o orduların hiç tanımadıkları insanlara nasıl da doğrulur namluları ve neden? kadınlar ve çocuklar ilk yıkıma uğrayanlar savaşlarda ya başka diyarlara göçerler ya öte dünyalara yine de vahşetin…
DevamıKoza(1995) adlı kısa filmiyle başlayan Cannes film festivali ödül serüveni Kasaba(1998) ile Berlin Film Festivali’nde gelen Fibrescei ödülüyle devam eden ve sonrasında yine Cannes’de “Uzak”(2002) ile jüri büyük ödülü…ki “Uzak” filmi sayısız…
DevamıBu ay da bir ilk kitap hakkında yazmak istedim. Bu sefer içimizden biri, İFSAK Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları grubunda tanıdığım arkadaşım Özlem Dikeçligil’in ilk öykü kitabı Hayalet Bakıcısı’nı sizlere tanıtmak istiyorum. On öyküden…
Devamıdenizler. O uçsuz bucaksız milyarlarca yıldır salınan, İçlerinde türlü çeşit can, Büyük büyük atalarımızı doğuran o umman. Kıyamet bu kez denizlerden gelecekmiş, ufuktaki o gemiden, öyle dediler, ama, nasıl, ne zaman, bilinmeyen.…
Devamı
Bize Ulaşın